16 Mart 2013 Cumartesi

Efsane Seriler #1: Düşüş Serisi

Eski yazılarımdan birinde çok okunan serileri inceleyeceğimi söylemiştim. Nedense bir türlü başlayamadım, biraz üşendim galiba. Sonra da unutmuşum yazmayı. Araya uzun zaman girdi, kusura bakmayın. :/

Efsane Seriler yazı dizimin ilk kısmında Lauren Kate'in yazdığı Düşüş Serisi'ni incelemeye karar verdim. Umarım seriyi okumayı düşünenlere faydası olur.


Serinin karakterlerine bakacak olursak:

Lucinda Price (Luce)
Biraz içine kapanık ve soğuk biri. Eski okulunda ucube olarak görülmüş ve bu yüzden kolayca arkadaşlık kuramıyor. Baştaki kız için fazla ağlak geldi bana, daha güçlü olabilirdi ya da yaşama belirtisi gösteren canlı bir özelliği bulunsaydı iyi olurdu.

Daniel Grigori
Düşüş'ün başında Luce'a el hareketi çekmesinin amacını anlayamasam da normalde zararsız, uysal bir çocuk Daniel. Hatta Luce'la tencere kapak olmuşlar diyebilirim. İkisi de donuk, gizemli ve karamsar bir havaları var. Benim pek tipim değil o yüzden fazla bahsetmeyeceğim ama seveni de çok.

Cameron Briel (Cam)
İşte bu benim seride en sevdiğim karakter. Acısını içine gömmüş, asi, eğlenceli, biraz tehlikeli ama kesinlikle kötü biri değil. Bundan iki sene önce Düşüş'ün filmi çıkacağına dair söylentiler vardı. Hatta söylenti değildi yani oyuncular bile belirlenmişti ama çıkmadı nedense. İşte o zamanlar şu çocuk Cam'i oynayacak dedilerdi de sevinçten dört köşe olmuştuk. 


Arriane Alter
Düşen meleklerden biri. Luce'a okulda destek olmasını sevmiştim. Eğlenceli, biraz da çılgın ve işler zorlaştığında yardım etmekte üstüne yok. Serinin ara kitabı olan Aşka Düşüş'de okuduklarım beni baya şaşırtsa da kitapta en sevdiğim kadın karakter kesinlikle Arriane'ydi. 

Seri bildiğiniz üzere dört kitaptan oluşuyor. Düşüş, Azap, Tutku ve Vurgun. Bir de Tutku'dan sonra sevgililer gününe özel olarak çıkan Aşk'a Düşüş var. Kitapları iyiden kötüye sıralayacak olursam bana göre en iyisi Düşüş'dü. Sonra Azap, ardından Aşk'a Düşüş, Tutku ve Vurgun diye gidiyor. Evet maalesef son kitabı pek beğenmedim hatta okurken biraz zorlandım. Kitapların GR puanlarına göre sıralamaları ise şöyle:

Vurgun - 4.02
Azap - 3.93
Tutku - 3.88
Düşüş - 3.75
Aşk'a Düşüş - 3.74

Puanlar 5 üzerinden verilmiştir ve gördüğünüz üzere ben Vurgun'u sona, Düşüş'ü başa koymuşken çoğunluk tam tersini düşünmüş. :D Yani tamamen zevk meselesi, son kitabı ben beğenmedim diye seriden soğumanızı istemem. Düşüş yatılı okulda geçmesinden ve gizemini sonuna kadar korumasından dolayı beğenimi kazanmıştı, Vurgun'sa istediğim gibi bitmemişti sanki aceleyle yazılmış gibi geldi bana. Serinin artı ve eksi yönlerini söyleyecek olursam:

Artıları
Gotik ve gizemli olması.
Yatılı okul teması
Kapakları, kesinlikle mükemmeller!
Müzikleri
Melekleri kendi farkıyla ele alması
Cam
Cam
Cam.. :)

Eksileri
Luce'un ağlak ve soğuk olması
Daniel'ın erkeksilikten uzak halleri
Yer yer meraktan ziyade sıkıntı veren uzatmalar
Cam'i  yeterince ele almaması. (Yazar Cam için ayrı bir kitap çıkarsa ne güzel olurdu.)

Serinin müziklerine erişmek isterseniz : Fallenbooks
Hatta şimdi girdim de Vurgun'un müziği ne kadar hoş olmuş öyle, bir kaç şarkıyı karıştırıp sunmuşlar sanki. 

Kitapları üç kelimeyle tanıtacak olursam,
 Düşüş: Gölgeler, mezarlık ve yatılı okul.
Azap: Deniz, yatılı okul, değişim
Tutku: Goblin, eskiler, tehlikeler
Aşk'a Düşüş: Arriane, aşk, başlangıçlar
Vurgun: Bilinç, Değişim,  Son Şans

Vurgun dört kelime oldu ama sıfatı saymayalım. :) Kitapların tanıtım yazılarını paylaşmak ya da genel yorumlarımı yapmaktansa bir iki kelime kullanmak istedim, böylesi daha iyi olur bence. Düşüş'ü hiç bir şey bilmeden okumuştum ve iyi ki öyle olmuş diyorum. Melekleri anlattığını bile bilmiyordum ve sonuna kadar merakla okumuştum.

Düşüş Serisi için söyleyeceğim son şey, benim için ayrı bir yeri olduğu. Okuduğum ilk melek konulu kitaptı ve diğerlerinden ondan aldığım zevki alamadım. Puslu havalarda ya da en azından karanlık çökmüşken okumanız da ufak bir tavsiyem olsun. :) Seriyi okumuş olanlarınız varsa görüşlerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim. Okumayı düşünenlere de bilgi olmuş olur. 

Bir sonraki Efsane Seriler yazımda Elli Ton Üçlemesi'nden bahsetmeyi düşünüyorum, istediğiniz farklı bir seri varsa belirtebilirsiniz. Şimdiden herkese iyi pazarlar, bu güzel yağmurlu günlerde bol bol kitap okumanız dileğiyle. :) 




11 yorum:

  1. İlk kitabı okudum ve yetti. Bu yazar da niceleri hibi gotik bir hava yaratayım derken daha çok 'emoca' bir hava yaratmış bence. Bir de sanki her seriden bir kaç birşey kesip de bir kitap toplanmış gibi gelmişti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben ilk iki kitabına bayılmıştım ama haklısın seriyi beğenmeyenler de çok.

      Sil
  2. Bu seriye hiç efsane diyesim gelmiyor aslında. :/ İlk kitabı okumuş, zar zor bitirmiştim. Devam da etmedim, allah korusun. :)) Efsane seriler dizinin devamını merakla bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani işte çok okundu ya ondan efsane dedim canım :D En kısa zamanda Elli ton'u yorumlayacağım inşallah, yorumlarını bekliyorum bende :)

      Sil
  3. :D Fallen benim de çok sevdiğim bir seri. ayrıca "artıları" kesinlikle doğru(Cameron, Cameron, Cameron *-*)

    YanıtlaSil
  4. ehem ehem "şu çocuk" dediğiniz kişi benim biricik aşkım dean geyer dir ve çoook tatlı bir aksanı vardır!glee de falan da oynadı ve son olarak bence cam için biçilmiş kaftan !hemen filmi çıkmalı bence *.*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de hemen çıkmalı ve bol miktarda Cam içeren sahneler olmalı. *.*

      Sil
    2. DAHA FAZLA KATILAMAZDIM!

      Sil
  5. bende cok beğendim herkesin okumasını tavsiye ederim

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...