25 Ağustos 2014 Pazartesi

Kitaba Değer Katan Karakterler: Aşıklar

Gece gece romantik yanım depreşti, bloga kitap yorumu yazmayı düşünürken birden aklıma bu fikir geldi. Okuduğum bir kitabın kurgusu ne kadar güzel olursa olsun sağlam karakterleri yoksa (gerçekten bir tane bile sağlam karakter olmayan kitaplar gördüm) olmuyor, ısınamıyorum. Sağlamdan kastım duygularını hissedebildiğimiz, uzansam dokunacakmışım, kitabın geçtiği mekanlara gitsem onları bulacakmışım gibi hissettiren karakterler. Bu yazımı o karakterlere ama en çok da belli bir kesime adıyorum, aşık olanlara.


Bu karakterler bazen umulmadık kişiye duydukları aşkla bizi şaşırtırlar, bazen hüzünlü bir sonla ağlatırlar bazense sonsuz aşkın peşinden seri boyunca giderler ve biz de onları kovalarız. Onlara bu canlılığı veren şey sadece aşık olmaları mı diye düşünüce öyle olmadığını görüyorum ama en çok etki edeni bu bence. Bu kadar büyük bir duygu her hareketlerine yansıyor, ruhlarındaki ışığı ortaya çıkarıyor. Daha doğrusu iyi bir yazar bu ışığı gösterebiliyor sanırım. Okuduğum kitapların çoğunda hatta hemen hemen hepsinde aşk bir şekilde geçiyordu. Bu yüzden böyle bir yazı yazmak istedim. Umarım beğenirsiniz ve sıkılmadan okursunuz.^^

Kafamda belli bir liste olmadığından rastgele bir sırayla gideceğim. İlk olarak Isabel Abedi'nin eseri olan Lucian'dan bahsedeyim. Lucian bir melekti, koruyucuydu. Ve bir gün küçüklüğünden beri  koruduğu kıza, Rebecca'ya aşık oldu. İkisinin arasındaki ilişkiyi tarif etmek istersem yağmurdan önce esen rüzgar gibi diyebilirim. Lucian kederliydi çünkü o rüzgardı ve gideceğini biliyordu. Rebecca ise rüzgarın esintisinde huzurluydu, yağmurdan sonra yine birlikte olacaklarını sanıyordu çünkü. Aralarındaki bağ ikisini de zorlasa da, bir arada geçirdikleri zaman için Rebecca ölmeyi göze alabilirdi, Lucian'sa zaten aşık olarak en büyük bedeli ödemeye hazırlamıştı kendini. 


Bir diğer kitap - daha doğrusu seri - çoğumuzun bildiği Fallen. Luce ve Daniel'ın aşkı efsanevi evet ama beni asıl kitaba bağlayan karakter Cam'di. Dışarıdan bakıldığında kızların güvenilmez etiketini koyduğu birisiydi ama aslında uzun zaman önce o da aşktı tatmıştı ve hala bunun etkisini yaşıyordu. Aşk her zaman mutlu sonla bitmiyordu ve Cam saklaması gereken şeyler olduğu için terk edilmişti. Bunu acısı onu duygusal anlamda katılaştırdı, tabii uzun yılların ardından. Düşüş'ü okurken Cam'in sırf Daniel'a gıcıklık olsun diye Luce'la oynadığını düşündüm ama son kitaba yaklaştıkça, özellikle ara kitaptan sonra fark ettim ki yaşadığı ayrılık içindeki bir şeyleri feci derece bozmuştu. Belki de arayıştaydı ve birbirini bu kadar seven iki kişinin yanında olunca yeniden aşık olmak istedi, Luce'un Daniel'ı sevdiği kadar sevilmek istedi belki de. Lauren Kate Cam'i istediğimin onda biri kadar gösterdiği için çocuk hakkında pek bir şey keşfedemeden seri bitti maalesef. 


Kitaplarda aşk  duyguları her zaman uç noktalarda yaşatmıyor, bazen daha sakin, daha kararsız oluyor. Bu aşık olan kişinin tutumuyla alakalı bir durum sanırım. Boğulan Kız kitabını göz önüne alacak olursak Imp şizofreni hastasıydı, her ne kadar hayallerinde kaybolmuş olsa da hastalığı dışında sakin bir kişiliğe sahipti. Ev arkadaşını elinden geldiğince sevmişti, hatta okurken Imp aşık mı yoksa sadece yanında birisinin olmasının verdiği güvene mi ihtiyaç duyuyor emin olamamıştım. Eva faktörü de var tabii, ona karşı hissettikleri kafasında dönerken başka birine aşık olması zor olsa gerek. 


Aşk her zaman birini seçmekle olmaz, bazen siz karşı tarafı aynı duygularla istemezken onun size karşı hissettikleri mantıklı bir seçim yapmanıza sebep olur ve karşılık verirsiniz. Aslında buna aşk denir mi bilmiyorum çünkü  mantıklı davranıp seçme eyleminde bulunmakla aşk kavramları yan yana mantıksız geldi. :D Bu konudaki en iyi örnek bana kalırsa Açlık Oyunları Serisi. Katniss Gale'i değil Peeta'yı seçerek tutkulu bir aşktan daha önemli olan bir şeyi seçti aslında, yaşam boyu kendisini seveceğini bildiği bir adamın sevgisini. Olaya Peeta'nın açısından bakacak olursak çocukcağız aylarca Katniss'in etrafında yavru köpek gibi dolandı durdu nihayetinde olumlu bir dönüş aldı, ve bunu hak etmesi için gereken her şeyi de yaptı zaten. Ama Katniss'in evet demesindeki tek sebep Peeta'nın aşkı değildi, onun geleceğini geçirebileceği bir adam olduğunu biliyordu. Yani ben bu kızı çok sevdim o beni hiç sevmiyor durum yok ortada, önce sağlam bir karakterde olun sonrası zaten geliyor. :D


Şimdi aklıma gelen ve kaçmadan yazacağım kitap, Meridian. Devamını neden çıkarmadılar anlamıyorum diyeceğim ama önceliklerini çok para getirisi olacak olan kitaplara vermek her yayınevinin hakkı tabii kaliteli ama herkesin bilmediği kitapları okurlar okumayıversinler bir zahmet. (!) Her neyse, Meridian ve Tens ikilisinden bahsedeceğim. Tens  büyük bir köşkte yalnız yaşayan yaşlı bir kadının yardımcısı, kendi halinde birisi, Meridian ise yıllarını ölümün kıyısında geçirmiş ne olduğundan bir haber dolanan bir ruh. Birbirlerini bulduklarında ilk başlarda uyuşmayacaklarını düşünmüştüm ama Tens'in sen varsan ben de varım diyerek verdiği bir güven vardı ve Meridian'ın ihtiyacı olan da buydu. Bu kitaptaki aşkın en güzel yanı da buydu. Kusurlu karakterler, mükemmel olmayan ama sağlam temellerle başlayan bir ilişki. 


Bazı kitaplarda aşk karakterin içinde bekler, o gelen kadar kişi farklı alanlara duyduğu ilgilerine yönelir, bazen bu ilgiler tutkuya dönüşür. Bazense bu tutkusunun peşinden giderken aşık olacağı kişiyi bulur. Ötekiler Arasında'ki Mori öyleydi mesela. En büyük tutkusu kitap okumak olan zeki ve sihrin enerjisiyle dolu bir kız. Kütüphanedeki okuma kulübü sayesinde hem yeni dostlar edinmiş hem de aşkı bulmuştu. Bulduğu çocuğun da bir kitapkurdu olduğunu düşünecek olursam Mori baya şanslı diyebilirim. :3


Listeyi canınızı sıkmamak adına daha fazla uzatmıyorum. Bu da böyle bir yazım olmuş oldu, sonuna kadar gelen varsa ne mutlu bana. :D Aklınıza gelen benzer durumlar - benzer karakterler varsa yazmayı unutmayın, ya da aynı konuyu blogunuzda işleyip linkini de atabilirsiniz. Herkese iyi geceler, kitapla sabahlayacak olanlara iyi okumalar. ^_^










8 yorum:

  1. Güzel bir yazı olmuş.

    Eğer yapmak istersen seni mimledim canım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Akşam işten döner dönmez blogumda işleyeceğim teşekkürler. :)

      Sil
  2. Bayıldım yazıya! İlla aşıklar değil karakterler için de sağlam, derinliği olan, onun duygularını hissedebildiğim (özdeşleşmek değil) karakterler arıyorum. Böyle karakterler olmayan kitaplardan hazzetmiyorum :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayy beğenmene ayrı sevindim, aynı görüşte olmamıza ayrı sevindim. *.* Kanlı canlı karakterler olmayınca kitap çok havada kalıyor gerçekten, neyse ki o tarz kitaplara çok denk gelmedim. :D

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...