Erotik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erotik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Aralık 2014 Çarşamba

İnceleme: Son Kurtadam - Glen Duncan

7 yorum:

Vampir romanı dediğimizde aklımıza hâlâ Dracula gelir, ama kurtadam romanı hep sahipsiz kalmıştı; Jake Marlowe ortaya çıkana kadar… O, zamanımızın bir kahramanı; gerçek bir anti-kahraman! Jake, kurtadamların sonuncusudur. 200 yılı geride bırakan Jake, içkisini elinden, sigarasını da ağzından düşürmeyen, cinsel hayatına düşkün bir kurtadamdır. Artık varoluşuyla ilgili bir krizin eşiğindedir, ancak gizemli bir şekilde, onun hayatıyla ilgili planları olan iki tehlikeli grupla, vampirlerle ve Av'la karşı karşıyadır. Hiç beklemediği bir anda tanıştığı bir kadın Jake'in hayatını altüst edecektir. Ama altüst olan sadece Jake'in hayatı mıdır? İngiliz yazar Glen Duncan, Son Kurtadam serisinin ilk kitabıyla efsaneye yeni, vahşi ve ateşli bir kimlik kazandırıyor. Sadece aksiyonu bol bir filmin erişebileceği bir sürükleyiciliğe sahip olan bu roman, aynı zamanda popüler kültüre, müziğe, edebiyata, sinemaya yapılan göndermelerle süslü. Duncan, nitelikli edebi üslubunu gotik romanın çıplak tekinsizliği ve macera romanlarının basit ama etkileyici anlatımıyla birleştiriyor.
Son Kurtadam, Jake'in tuttuğu günlüklerden oluşan bir kitap. Gerçekçi yanı ile ilk sayfalardan itibaren okuyucunun beğenisini kazanıyor. Jake Marlowe bir kurtadam, alkol ve sigara tüketiminde sınır tanımayan, zengin, yılların getirdiği kültürel birikime sahip ve cinsel hayatına düşkün biri. Tüm bu özellikleri onu sadece dolunayda dönüşen fantastik bir yaratık olmaktan çıkarıp gerçek bir karaktere oturtmamızı sağlıyor. Kitap abartılı olaylar içermiyor, hatta fantastikten ziyade aksiyon yönü ağır basıyor diyebilirim. Son kurtadam Jake'i yakalamak için harekete geçen DOKET(doğaüstü varlıkları yakalayan bir teşkilat)  ve Jake arasındaki kovalamaca bu kitabın asıl konusunu oluşturuyor. 

"Hala duygularım var ama onlara sahip olmak beni hasta ediyor... Sadece artık daha fazla yaşamak istemiyorum."

Kitap sadece kurtadamlar üstüne kurulu değil, vampirler de sahneye dahil oluyor. Çok ön planda olmasalar bile farklı bir ırkın daha oluşu Son Kurtadam'a çeşitlilik katmış. DOKET'in varlığı da okuyucunun farklı paranormal varlıkların kitabın negatif bölgesinde olduğuna dair bir hisse kapılmasını sağlıyor. 

"Saatlerimi alevleri seyrederek, denize bakarak ya da yalnızca viskiden uyuşmuş, tilkilerin sessiz arkadaşlığıyla ısınmış bir şekilde uzanarak geçiriyorum."

"Seni seviyorum demenin şeytana layık bir günah olduğu zamanlar vardır."

Son kurtadam belli bir tempoya sahip. Ne çok geriyor ne de çok durgun geçiyor. Ama biraz uzatılmış olduğunu düşünüyorum. Sanki aynı olaylar daha hızlı ilerlese daha akıcı olabilirdi. İlk yarıda gerçekleşen önemli bir olay ilk yüz sayfada da verilebilirdi mesela. Glen Duncan serinin ilk kitabı olduğundan açıklamalı bir ilerleme yapmak istemiş sanırım.. Diğer kitapların daha heyecanlı geçeceğini düşünüyor ve umut ediyorum. ^_^





1 Mayıs 2013 Çarşamba

Rüya Ateşi - Karen Marie Moning

12 yorum:
     Bu sene okuduğum en iyi kitabı az önce bitirmiş bulunmaktayım. Sonunda zönk diye kaldım ve bitirir bitirmez lütfen Barrons olmasın diye dualarıma başladım. Umarım spoiler yemeden son kitabı okurum çünkü o kişinin kim olduğunu hem çok merak ediyorum hem de kitaptan önce bilmek istemiyorum!


     Kapak görselini koymuşken ekleyeyim, keşke orijinal kapağıyla çıkarsalardı. Artemis'in kapağı da fena değil gerçi.
     Kitabı neden bu kadar uzun bir sürede okudum bilmiyorum, araya bir iki ödev girdi belki ondandır. Yoksa oldukça akıcı ve heyecanlı bir kitap. Serinin dördüncü kitabı, İntikam Ateşi'nde Mac'in başına gelen talihsiz olayın etkileriyle başlıyor. Devreye Barrons giriyor ve eheheheh orasını siz okursunuz. Bu arada eskiden Barrons'un yerine kimi koysam der dururdum ve şu an için Mads Mikkelsen'i yerinde buldum. Hannibal dizisindeki karizmatik enerjisinin Barrons'unki ile uyuştuğunu düşünüyorum. Ne diyordum, Mac Priya'lıktan kurtulunca eskisinden daha güçlü bir şekilde geri dönüyor ve Dublin'deki mücadelesi başlamış oluyor. Yanında süper hızlı ve güçlü Sidhe-kahin olan Dani var. Bu kitaptaki en sevdiğim karakter Dani idi, oldukça enerjik, eğlenceli ve içinde sakladığı duygularıyla Dani kız kardeşim olarak isteyeceğim bir insan.

     Rowena ve diğer kahinler ile arası bozuk olan Mac durumu toparlamaya başlıyor ve iş birliğine giriyorlar. Bu birlikte Rowena ne kadar var bilmiyorum ama diğer kahinler manastıra tıkılı kalmaktan sıkıldı ve bir şeyler yapmak istiyorlar. Eh bu durumda dünyadaki 2 milyar insanın ölmüş olmasının etkisi büyük tabii.

     Kitabın sonu.. Kelimelerle ifade edemiyorum gerçekten şok oldum. O kişi kimdi, neden öyleydi ve şimdi ne olacak soruları kafamda dönüp duruyor. O şokla Gr'ye hayal meyal bir şeyler yazdım ve 5 puanı yapıştırdım. 10 olsa 10, yüz olsa 100 verirdim yani o derece beğendim. Kitap cinsellik içerdiği için 16 yaşından küçüklere önermiyorum ama üstünde olanların severek okuyacağını düşünüyorum. Artemis lütfen son kitabı çok bekletmeden çıkartın burada kendi kendimi yiyorum. :( Ve son olarak, Allah'ım sen Barrons'u koru!



   
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...