Dex etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dex etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2014 Pazar

NİHAYET GİDEBİLDİM! : TÜYAP KİTAP FUARI

5 yorum:
Başladığı ilk günden beri fuar hakkındaki her yazıyı, her fotoğrafı, her yorumu okumaya çalışan, gitmek için gün sayan ve son dakika da az daha gidemeyecek olan (üç buçuk attığım dakikalar) ben nihayet fuara gittim! :3 Bu seneki Tüyap Kitap Fuarı’nı tanımlamak için tek bir kelime isteseler kalabalık derdim. Aşırı bi’ kalabalık hem de. Gitmek için Cuma günün seçmez olaydık diyorum tüm ilköğretimlileri toplamışlar salmışlar fuara. Tabii ki o çocukların kitaplarla erken yaştan haşır neşir olması süper bir şey ama gitmeden önce bazı hazırlıklar yapılsa mesela öğretmenleri her çocuktan hangi kitapları almak istediklerine dair bir liste yapmalarını istese, oradan oraya koşturmamaları gerektiği ile ilgili bir uyarsa falan… Hem çocuklar daha bilinçli gider hem biz onların itiş kakışları arasında kaybolmamış oluruz.



Resimde de gördüğünüz gibi çok kalabalıktı, gitmek için en kötü günü seçmişiz sanırım ama olsun. Kalabalık muhabbetini uzatmadan bitiriyor ve hangi kitapları aldığıma geçiyorum.


Fuarda ilk olarak uğramak istediğim yer Metis Yayınları’ydı. Yerdeniz Serisi’ni set halinde satıyorlar güzel de bir indirim yapmışlar. Uzun zamandır almak istediğim bir seriydi, fuardan alınca daha bir hoş oldu.
Daha sonra kalabalıkta sürüklenerek ilerlerken Aspendos Yayınları’nı gördüm.  Üç kitap 20 lira ve yeni çıkanlar %50 indirimli olmak üzere iki kampanyaları var. Stant görevlisi çocuklara yeni çıkanların 3 kitap 20 kampanyasına dahil olmadığını anlatmaya çalışırken Günahkar Doğan, Lanetli Yıldız ve Sessiz İntikam’ı alıp hızlıca ayrıldım. Günahkar Doğan ve Lanetli Yıldız  cadıları konu alan bir serinin ilk iki kitabı. Almayı hep erteliyordum, dedim hazır fuarda kampanya var kaçırma al Berfin. :3 Sessiz İntikam’ı bir blogda görmüştüm, klasik romance gibi ama hem kapağı hem de konusu ilgimi çekti. Anlaşmalı evliliklerden doğan aşkların olduğu kitapları hep sevmişimdir.



Magisterium’u alacağımı fuara gitmeden duyurmuştum, Dogan Egmont’u bulur bulmaz da aldım. %20 indirimleri var yani fiyatlar meh meh ama burada Cass ve Holly Black’in birlikte yazdığı bir kitaptan bahsediyoruz. *.* 

Martı’ya gittim geldim, gittim bi daha gittim ama ilgimi çekmedi kitapları. He indirimleri süper ona diyecek lafım yok. Ciltli kitapları 15, diğerleri 10tl’ydi.


Dex’den sadece Meleğin Düşüşü’nü aldım.  4tl ve 9 tllik kampanyaları dışında pek bir şeyleri yoktu a bir de Kocan Kadar Konuş 15tl’ydi. Ama indirimde güzel kitapları var yani, Holly Black elinden çıkan Lanet İşleyiciler Serisi’nin ilk kitabı 5, diğer iki kitabı 9ar tl gibi mesela. ^^ Afişlerinde Daemon'u görünce bir duygulandım o ayrı tabii. Üstteki o Batman giyen kız benim bu arada gereksiz şişman çıkmışım ama neyse. :D


İthaki indirimleri fena değildi, stantlarına birden fazla kez gittim. Koralin’i elime almışken görevli şirin kız bu 10tl olur dedi ben de aa alayim o zaman diye gaza gelip aldım. Zaman Çarkı Seri’si 800küsürattan 500lü bir fiyata inmiş bu arada, çok istiyorum diyorsanız kaçırmayınız derim. Poelar %50 indirimde, yine bazı setler baya indirimdeydi.  Onların diğer kollarından biri olan Yabancı’ya da şöyle bir bakındım ama ilgimi çeken bir şey yoktu. 


Pegasus’a gelecek olursak. Adamların kitapları süper ve süperliğiyle doğru orantılı olarak baya pahalı. %25 indirimle Cadıların Keşfi ve devam kitabı olan Gecenin Gölgesi’ni aldım. Okumayı çok istediğim kitaplardı evet ama 44tl bayılınca birazcık içim acıdı, depolarından ikisini 35e alırdım ama olsun. Fuardan almak ayrı güzel oluyor hem. Stant görevlisi kız çok tanıdık geldi meğer Kitap Oburları’ndanmış.  Sonra Yeni Dünya’nın çevirmeni ve TheReadingLady bloğunun sahibi Onur abla ile tanıştım. Yeni Dünya’nın turunu biz yapmıştık, kitap gördüğü ilginin kat ve kat fazlasını hak ediyor geçekten Pegasus’a uğrayacaksanız Yeni Dünya’yı alın temposu hiç düşmeyen çok iyi bir distopyaydı.


Parodi standını arayıp bulamamıştım, küçük şirin bir stantları varmış meğer. Kitaplarının çoğu 10, bir kısmı ise 5tl’ydi. Kayıp’ı ilk aldığımda 10 sanıyordum stant görevlisi çocuk beş deyince şaşırdım diğer almak istediğim bir kitabı daha aldım. (Merlyn) 3. Salon 102 numarada olması lazımdı kenar stantlardan birindeler mutlaka uğrayın. 

On Küçük Nefes’i ise Hyperion’dan 12ye aldım, %25 gibi bir indirimleri vardı sanırım. Bu arada sahaf kısmına uğramayı unuttum daha doğrusu ilk başta nasıl geçeceğimizi bulamadık yemek yedikten sonra bakarım diye aklıma not ettim ama o kalabalıkta kaynadı gitti. Sahaflara uğramadan dönmeyin derim, Epsilon’un Yabancı’sı için bakınacaktım ama dediğim gibi bulamadım. :D
Fuar’a  bizim okuldan (MSGSÜ) kalkan ücretsiz servislerle gitmiştik dönüş saati çok geç olduğu için metrobüsle döndük.  Zaten servisler sadece haftaiçi var, haftasonu Anadolu yakasından metrobüsle rahat  gidebilirsiniz. Uzun sürüyor ama çok dolambaçlı değil en azından.
Bir fuar senesini daha böylelikle kapatmış olduk. Okumam gereken 90a yakın kitap biriktiğinden kitap almayı kendime yasaklıyorum, artık alışverişten ziyade yorum yazıları koyacağım yani. Fuarla alakalı başka sorularınız ya da gittiyseniz anlatmak istedikleriniz varsa yorum atmayı unutmayın, herkese iyi günler!


31 Ekim 2014 Cuma

Bu Gece Ürkütücü Şeyler Okuyalım

10 yorum:
Ekimin son günü, kimisi için halloween benim için Samhain ama tema aynı, bu gece ölülerle aramızdaki perdenin kalktığı gece. Hayaletlerin etrafta dolanacağı, ölmüş cadıların kara kedi kılığında dünyaya geri geleceği 31 ekim gecesinden 1 kasım gün doğumuna kadar olan zaman geldi.  Neden bilmiyorum ama küçüklükten beri bu geceyi ayrı bir seviyorum. Hatta telefon oyunlarına cadılar bayramı temalı sürüm geliyor ya o bile beni ayrı bir mutlu ediyor. Bugün belki çok özel bir şey yapmayacağız ama bu konuyla alakalı yazılar okumak bile ayrı bir mistik ayrı bir şirin. İnsan kendini hoş kokuların geldiği bir mutfakta çay içip kitap okurken hayal ediyor böyle her yer her yerde ama bir o kadar da kendi düzeni olan şirin bir ev, dışarıda hava kapalı ve akşama en yakın arkadaşlarınız size gelecek. Her şey hazır onları beklerken birkaç sayfa okuyorsunuz ve evet bu ev bir cadının evi. Neyse sonuç olarak hayal kurmak güzel şey. ^_^  31 ekimin haftasonu öncesi olması da ayrı bir şans sanırım.:) Bir kitapkurdu olarak hazır hava da soğukken yorganın altına girip gecenin bitimine kadar en sevdiğimiz kitaplarda dolansak ya da yeni bir kitap seçip bir gecede bitirsek güzel olur bence. Halloween ruhunu yaşamak isteyenler için kitaplığımdan bir iki kitap seçtim. Neleri niçin seçmişim diye sırayla bakacak olursak^^


Sıkıldıkça resim süslerim falan. :D Seviyorum bu tarz şeyleri ya. ^_^ Şimdi, büyücülerin ağırlıkta olduğu bir seriyle başlayalım. Muhteşem Yaratıklar. Klasik cadı olayından biraz daha farklı ve kesinlikle daha gotik bir hikayeye sahip olan serinin Türkçeye üç kitabı çevrildi. Dördüncünün ingilizcesini aylar önce D&R'de gördüm keşke hazır son kitap hafızamda tazeyken alsaydım baksanıza Epsilon devamını tin tin getiriyor. -_- Konusunu özet geçecek olursam esas karakter Ethan büyücü olan kızımız Lena ile tanışıyor, Lena'nın ailesi büyücü ve her 16. yaş gününe gelen büyücü iyi ya da kötü tarafı seçiyor ama Lena'nın kötü tarafta olacağı kesin gibi. Üstelik ne o ne de Ethan bunu istiyor. Konu bu tip kısacası büyücüler işte bilirsiniz. :D 

Dracula hem klasik ve fantastiğin birleşiminden  oluşuyor, filmi olan Bram Stoker's Dracula'yı da şiddetle tavsiye ederim. Sonunda belki Mina benimdir hı olamaz mı triplerine girip birkaç hafta öyle dolanmanız muhtemel tabii. 

Uğultulu Tepeler günümüz genç yetişkin kitaplarına ilham veren eserlerin başında geliyor. Kitabı okuyalı baya olduğundan kafamdakiler biraz silik ama hayaletlerin dolaştığı bir kitap olduğundan eminim. Ortada bir aşk var, geçmişte hata yapmış bir adam ve sevgilisinin peşini bırakmayan hayaleti. Bu gece için iyi bir seçim olabilir. 

Yer Değiştirenler için çok iyiydi mutlaka okuyun diyemem ama her sayfası ben gizemli ve farklı bir kitabım diye bağıran cinstenti. Kapağı bile cadılar bayramı listesine girmesi için yeter de artar bile. Öyle göründüğü kadar ürkünç değil aksine biraz hüzünlü. Bundan ötürü de fazlasıyla gotik. ^^

Paranormal Serisi'ni çoğunuz biliyorsunuzdur, üç kitaptan oluşuyor; Paranormal, Doğaüstü ve Sonsuz. Peri ağırlıklı her türden paranormali içeren çok eğlenceli bir seri. Bazen bu kısmı biraz çocukça olmuş deseniz de işin eğlencesi orada aslında. Bu gecenin en pembe ve en eğlenceli seçeneklerinden biri. 

Montague Amca'nın Dehşet Hikayeleri, adı bile ürkütücü falan. Nerede okuduğunuza göre korkutacak cinsten. Hatta şunu keşfettim korku ve gerilim türündeki kitaplar yalnızken mükemmel bir tempoya bürünüyor ama kalabalıkta gün ışığında okursanız boğuculaşıyor. En azından ben bunu çok yaşadım size de oldu mu bilmiyorum. Gece tek başınıza okuyun ;) diyorum sadece. 

Tam çıkmamış ama orada bir Stephen King var, üstelik en bilindiklerinden bi' tanesi; Hayvan Mezarlığı. Her ne kadar kapağında dünyanın en korkunç kedisi olsa da (ve bir o kadar gereksiz) konu sağlam, hikaye akıcı. Gece yarısı başlayıp sabah bitirebilirsiniz (tabii kitaptaki Wendigo gelip sizi yemezse nihahah.)  






27 Şubat 2014 Perşembe

Kitap Yorumu: Bir Sır Saklı İçimde - Julie Berry

Hiç yorum yok:

Kimse ismimle çağırmaz beni.
Küçük çocuklar bilmezler.
Her gün güneş doğarken hatırlatırım kendime,
bir gün ben de unutursam diye.
Judith, benim adım Judith.


Ah Judith... İçinde neler biriktiren ve dışarıya karşı susmak zorunda olan kız. Bir Sır Saklı İçimde kitap okuyamama derdimi bitiren kitap oldu. Dün geceyarısı başladım, sabaha karşı üçe kadar okudum ve bu sabah da bitiriverdim. Konusu şöyle, mutlu bir aileye ve iyi bir babaya sahip olan Judith bir gün   yakın arkadaşı Lottie ile birlikte ortadan kaybolur. Lottie'nin cansız bedenine ulaşılır ve Judith'se seneler sonra birden ortaya çıkar, dili kesilmiş bir halde. Peki bunu kızımıza kim neden yaptı, niye susması gerekiyordu? Dahası Lottie'yi kim öldürmüştü?

Judith'in dönüşüyle başlıyor roman, arada geçmişten sahnelerde oluyor. Şiirsel bir anlatımı, kısa kısa bölünmüş paragrafları olması çok hoşuma gitti. Kitabın merak uyandıran kısmı Lottie'nin ölümü gibi dursa da cinayet değil aşk - dram ağırlıklı bir roman bu. Yazar  Judith'in çocukluktan hatta bebekliğinden beri tanıdığı Lucas'a olan aşkını ve kesik diliyle çıkaramadığı sesleri içinde büyütmesini çok iyi yansıtmış. Kızımızın dili kesik evet ama istese konuşabilir. Annesinin baskılarından dolayı susuyor, konuşmaya çekiniyor. Bu da kasaba halkının ona yarım akıllı gibi davranmasına sebep oluyor. :( Kitabın geçtiği mekan neresi emin değilim ama Amerika olabilir çünkü okyanus kıyısında ve büyük ihtimalle yeni keşfedildiği zamanlar. Kapağa bakınca günümüzde geçen ve teenager kesime yönelik bir şey bekliyordum, tahminimden çok daha farklı ve çok daha güzel çıktı.

Bu kitabı neden sevdiğim kısmına gelirsek Judith'in Lucas'a duyduğu aşkı sevdim, herşeye rağmen güçlü kalmasını sevdim. Anlatımı dediğim gibi kendine hastı. Konusu mükemmel değil belki ama duygular çok güzel aktarılmış. Aşk ya da dram türünde okumak için kitap arıyorsanız Bir Sır Saklı İçimde'yi tavsiye ederim.

Puanım:



4 Kasım 2013 Pazartesi

TÜYAP Kitap Fuarı Alışverişim

18 yorum:
Heyecanla beklediğim bir senenin ardından kitap fuarıma kavuştum. Cidden, geçen seneden beri ara ara fuarda ne alsam, gelse de gitsem diye düşünüyordum. Aslında cuma günü gidecektim ama bir arkadaşım da gitmeye istekli olunca bugün gidiverdik. Cebimizdeki parayı son kuruşuna kadar harcadık, ne yalan söyleyeyim fuar beklediğim kadar ucuz çıkmadı. Yazımın ilerleyen kısımlarında hangi yayınevi neler yapıyor detaylıca değineceğim.


Resimler bulanık çıktı kusura bakmayın, poşet taşımaktan acıyan ellerim ve yetersiz ışıkla ancak bu kadar çekebildim.

Fuardan toplam 13 adet kitap aldım. Aşağı yukarı 200tl gibi bir şey ödedim. Yani anlayacağınız üzere fuar pek ucuz değildi. İndirimde olan bir sürü kitap var ama çoğu yayınevi yeni kitaplarında %20 indirim uyguluyordu. Arkadaşım Can Yayınları'ndan beş adet kitap alacaktı, daha fazla indirim istedik ama yapmadılar. Biz de kitapları almadık kimse kusura bakmasın ama o fiyatı kitap için bile olsa vermek istemedik. Resmen insanları kazıklıyorlar.


Fuar alanına ilk girdiğimde gözüme Tudem Yayınları çarptı. Montague Amca'nın Dehşet Hikayeleri'ni aldım oradan. Aslında üç kitabı çıkmış bir seri ama ilk kitabı beğenip diğerlerini öyle alayım dedim. Fiyatı 13tl'ydi. Bu arada Tudem'den bir sürü şirin ön okuma kitapçığı ve İyi Kitap adında bir dergi verdiler. çoğu çocuk kitabı ama olsun ben ara ara incelerim onları, fazla şirinlerdi. :)

Dex şansıma girdiğim salondaymış, koşturarak gidip Köken'i aldım. Lux Serisi'nin dördüncü kitabı olan Köken uzaylıları anlatan fantastik türde bir roman. Üçüncü kitap çok fena bitmişti bakalım Köken'de neler olacak. Aslında Dex'in 4 ve 9tl'lik kitaplarını da incelemek istiyordum ama çoğu seri başlangıcı ya da okumuş olduğum kitaplar. Fuara gidecekseniz Dex standına bakmadan geçmeyin, yeniler %20 indirimli olsa da uygun fiyata güzel kitaplar bulabilirsiniz.

Tudem'den verilen ön okuma kitapçıkları. :)

İthaki %25lik indirimiyle diğer yayınevlerine göre daha iyiydi. Ayrıca Poe'nun kitaplarında indirimleri %50ye çıkıyor. Arkadaşım Poe'nun hem şiir hem de hikayelerini aldı ve o kalın iki kitap 50tl'ye geldi. Bense Neil'in yeni kitabı olan Yolun Sonundaki Okyanus'u aldım. Konusu olsun kapağı olsun baya güzel bir kitap. Bu arada bir şey dikkatimi çekti, fuar bu sene çok boştu. Geçen sene Pegasus, Artemis, Dex gibi büyük yayınevlerinin stand önleri doluyken bu sene tek tük insanlar gördüm. Pazartesi diye mi bilmiyorum ama bunda fiyatlarında etkisi var. Zaten fuara geleceğiz diye onca yol tepiyoruz, yine pahalı kitaplar almak istemiyor insan. Korsan okuyanlara hak vermeye başladım vallahi.

Artemis de %25lik indirimle sınıfı geçenlerden oldu. Mekanik Prenses'i yırtığı eksiği var mı diye hızlıca inceleyip aldım. Görevli bayan da çok güleryüzlüydü. Pegasus'dan Kağıttan Kentler'i aldım, %20lik klasik indirimi vardı. -_- Verdikleri karton poşetlerin hatrına indirimlerinin azlığını görmezden geldim. John Green'in kitabını her türlü alacaktım zaten. Aspendos'daysa %50lik süper bir indirim var. Seraphina'yı almak isteyenler kaçırmamalı. 


Fuardan topladığım ayraçlar ve türevleri. 

Fuarın en iyi yayınevi hangisi derseniz benim için Martı'ydı. Her kitabı 10tl, cep boyutlar 5, ciltliler ise 15. Geçen yazımda paylaştığım Kurtlara Söyle eve Döndüm'ü aldım, olsaydı Beşinci Tüp'ü de alacaktım ama yoktu. Satış görevlisi çok ilgiliydi. İndirimleri için teşekkür etmeyi ihmal etmedim. Okumadıysanız Martı'dan çıkan Gölge ve Kemik'i almanızı şiddetle öneririm. Fantastikseverler için yazılmış adeta.

Fuardan toplayabildiğim haberlere gelecek olursam, Altın Kitabevi'nde Stephen King'in O'su yoktu. Genişletilmiş bir versiyonu hazırlanıyormuş ve bir iki aya çıkacakmış. Mahşer'in sansürsüz metni gibi olacak sanırım. Gölge ve Kemiğin devamı ise 2014'ün başlarında geliyor, net bir tarih verilmediğinden ilk çeyreğinde gelmesini umuyorum. Artemis'e Gölge Ateşi'ni soracaktım ama Mekanik Prenses'in heyecanıyla her şeyi unuttum o an. 

Fuara gidecek olan arkadaşlara birkaç tavsiyem olacak,
Öncelikle, kesin alacağım dediğiniz kitap seri devam kitaplarınız değilse internetten araştırın, yorumlarını okuyun. ben genelde bunun için kitapyurduna bakıyorum.
Orada yemek yerim diyorsanız yakınlarda Fast-food yemek yerleri var. Biz geçen sene Mc'den yemiştik ve çok kalabalıktı. Fuar alanının biraz ilerisinde Burger King var, oraya yürürseniz boş bir yerde daha rahat oturursunuz. Tüyap içinde de yemek bölümler var ama fiyatları bir hayli pahalı.
Cüzdanınıza mukayyet olun, alacağınız kitaplar için yanınıza sırt çantası alın ama cüzdanı orda tutmayın bence.
Son olarak aldığınız kitabın hasarlı olup olmadığına çok dikkat edin. Altın Kitaplar'dan aldığım Medyum'un yazıları resmen yamuk. Umarım okurken zorlanmam. Ayrıca Piyon'un da kenarında yırtık varmış, dikkatimden kaçmış.

Tüyap'a ulaşımın nasıl olduğunu merak ediyorsanız bu sayfayı ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Biraz uzun bir yazı oldu umarım sıkmamışımdır. Pahalı fiyatlara ve yorgun omuzlarıma rağmen bir sürü kitabın olduğu ve herkesin kitap almaya geldiği bir ortamda bulunmak güzeldi. Gidebilecek olanlar mutlaka gitmeli bence.

20 Ekim 2013 Pazar

Bayramda Neler Okudum? - Yaşadığım Aksiyon

2 yorum:
Tatilde olduğumdan bayram boyunca bloga giremedim. Bu yüzden öncelikle geçmiş kurban bayramınız mübarek olsun diyorum.
Blogum kitaplar üstüne kurulu biliyorum ama ilk defa bu tatilde başıma garip olaylar geldi ve paylaşmak istedim. Hani kitaplarda aksiyonlu sahneler okuruz da kendi hayatımıza bakıp "meh ne kadar sıradan." deriz ya. Benimki de öyleydi. Ta ki geçen bayrama kadar. :P Ne olduğuna gelecek olursam, bayramı Şile'de sezonluk tuttuğumuz evde geçirdik. Annemle öğlen limana inmiştik gezelim diye. Sonra eve döndük, ben yukarı çıktım ve banyodan baya su sesi geliyordu. Biri biz evde değilken gelip tuvalet musluğunu sonuna kadar açmış. Evin sahibi Hacı Amca kendi kendine açılmıştır basınçtan dedi ama hiç kullanılmayan bir musluk nasıl öyle açılsın? Neyse dedik ertesi gün oldu. İşte şimdi aksiyonlu kısım geliyor. :D Saat gece yarısını geçmişti yatmaya hazırlanıyorduk. Bizim kaldığımız yer de biraz ıssız bu arada, ormanlık etrafı ve hemen dibimizde terkedilmiş kocaman bir ev var. Geceleri baya karanlık oluyor. Ben aşağıda dişlerimi fırçalıyordum işte yatacağım sonra. Tam işim bitmek üzereydi birisi dış kapıyı deli gibi yumrukladı. Nasıl korktum anlatamam. O kişi her kimse benim pencereden bakmamdan korkup biraz bekledi sanırım çünkü kapının dibindeydim ve biri sessizce gitti yani ayak sesi az da olsa geldi. O telaşla pencereden bakmadığıma çok pişmanım ama geçti artık. Annemler aşağıya geldi, babam kapıdan ziyade bizim sesimize uyandı baya derin uyur da o. :D Sonra annem iki saat falan bekledi kim diye ama o kişi çoktan gitmişti. Bir daha da gelmedi. Ev sahiplerine durumu bildirmedik ama orada ev olduğunu bile bilen çok kişi yok. O kişi her kimse bizi tanıyan ve bunları kasten yapan biriydi. Ve tam da dışarının ışığını söndürünce geldi, sanırım bizi gözetliyormuş o.o

İşte böyle ufak bir aksiyon yaşadım. Ve şunu anladım ki aksiyona hiç gerek yok arkadaşlar, annemler çevreyi ararken kapının orada korkarak bekleme duygusu bana yetti. O sapığın amacı neydi hiç bilmiyorum, evimize girip musluğu açmakla ya da kapı yumruklamakla eline ne geçti acaba?  

Yaşadığım olay böyleydi işte. Neyseki bayramın diğer günlerinde kimse bizi rahatsız etmedi, ben de oturup kitap okudum. :P Bu bayram hedefim dört kitap bitirmekti ama sonuncuyu okumaya pek vakit bulamadığımdan üç tane ile kapatmış oldum. Okuduklarım ise şunlardan oluşuyor:


Düğün ziyafeti tur için okuduğum akıcı bir kitaptı. Yorumunu ilerleyen günlerde bloga koyacağım.

Sonsuz Paranormal Serisi'nin son kitabıydı. Seri hakkındaki yorumumu yakında bloga ekleyeceğim. İlk iki kitabının yorumları için buraya ve buraya bakabilirsiniz.

Uzak Saatler çok uzun zaman önce Okuoku'dan 5 tl'ye aldığım bir kitaptı. Bu bayram ne okusam diye düşünürken hazırladığım çantaya onu da attım. Kitaba biraz çekinerek başlamıştım ama gerçekten çok iyidi. Yazarın diğer kitaplarını da mutlaka alacağım ve Uzak Saatleri şiddetle tavsiye derim. Ne kadar süper bir kitap olduğunu anlatan yorumumu yakında koyacağım zaten. :)

Bayramı üç kitapla ve aksiyonlu geçen bir geceyle kapatmış oldum. Siz bayramda neler yaptınız?

8 Ekim 2013 Salı

Kitaplığımdaki Fantastik Yaratıklar: Vampirler

10 yorum:
Blogumda değişik bir konu işlemek istiyordum ne zamandır. Nasıl bir şey olsun diye o kadar çok düşündüm ki rüyama bile girdi, böyle süper bir konu bulmuşum herkes çok beğenmiş falan ama o konuyu hatırlayamadım sabah. :( Maalesef hala aklımda olmadığından üzülüyorum ama kitaplığımı incelerken aklıma bu fikir geldi. Fantastik kitaplarımda ağırlıklı olan varlıkları ve o kitapları ele alayım dedim. Vampirler, büyücüler, melekler, kurtadamlar gibi. İlk durağımız ise geçtiğimiz yıllarda fantastik kitaplarda patlama yapmış, hepimizi acaba gerçekler mi heyecanıyla Google'da aramalara sürükleyen vampirler.


Vampir mitleri ne zamana dayanıyor, kimlere vampir deniyormuş pek bir bilgim yok ama dünyanın her tarafında onlar hakkında yazılmış efsaneler var. Çoğu ise gömülen ölülerin mezarlarının boş bulunması ile başlayan şeyler. Ya da geceleri uçan ve pencerenizden girip kanınızı emen yaratıklar falan. Öyle şeyler işte. Benim okuduğum ilk vampirli kitap Küçük Vampir Serisi'nin bir kitabıydı. Şu an bulamadığım için paylaşamıyorum ama okurken çok eğlenmiştim, şirin bir kitaptı. Tabii asıl patlama Alacakaranlık ile oldu. Sahip olduğum vampir ağırlıklı kitaplar neymiş bir bakalım o zaman.


Bunlar kitaplığımdaki tamamen vampirleri anlatan ya da vampirlerin çok ağırlıkta olduğu kitaplar. Drakulalar'ı henüz okuma fırsatım olmadı ama Bram Stoker's Dracula filmini izlemiştim ve Gary Oldman'ın oynadığı Dracula'ya resmen aşık olmuştum. Sonra ilk fırsatta kitabını aldım, en kısa zamanda okumak istiyorum.

Sığınak'ı ilk çıktığında almayı çok istemiştim ama az miktardaki harçlığıma kıyamamıştım. :D Bir gün kitap bakınırken Ada'da baya indirimli bir fiyata aldım. Keşke daha önce alsaymışım. Çok kişinin bilmediği bir kitap ya da okumadığı ama o kadar güzeldiki. Psişik güçlere sahip bir kızın vampirle olan aşkını ele alıyor, günümüz tarihlerinde geçen bir roman. Maalesef yayınevi hala devamını çıkarmadı ve sorularıma da geri dönmedi. Güzel kitapların böyle harcanıyor olmasına çok üzülüyorum.

Cassie Palmer Serisi, ilk kitabından kaba tabirlerle cinsellik içermesinden dolayı soğudum bir seriydi. Sonra Pegasus ikinci kitabını çıkardı ve okuyanların iyi yorumlarını görünce seriye devam edeyim dedim. Ama araya uzun zaman girdiğinden karakterlerin çoğunu unutmuşum. İlk kitabını tekrar okuyup öyle devam etmem gerekiyor. Konusu ise vampirler tarafından büyütülen Cassie'nin kahinliğe adım atması ve çevresinde gelişenlerden oluşuyor. Ayrıca hayaletler, periler gibi başka bir sürü fantastik varlıklarla dolu. Güçlü bir kadın karakter okumak isterseniz seriyi tavsiye ederim.

Ve Alacakaranlık kitaplarım...Bu seri hakkında iyi mi yorum yapsam kötü mü desem bilmiyorum çünkü çıktığı dönem deli gibi okumuştum hatta Şafak Vakti bitmesin diye gıdım gıdım ilerlediğimi bilirim. Şimdi ise dönüp baktığımda çok yavan geliyor. Belki bir sürü taklidinin çıkması ve vampirlerin öyle işlenmesinden sıkılmış olmamdan olabilir bu. Yine de o dönem Jasper'a baya aşıktım eheheh Team Jasper.


Bu kitaplarda ise ağırlıklı işlenen konu vampirler değil ama vampirlere de yer verilmiş. Cassandra Clare ablamızın kitaplarını çoğunluğun bildiğini düşünüyorum, fantastik seven herkesin okuması gereken seriler bence. Paranormal Serisi'nde ise vampirler güzel yaratıklar olarak değil, çirkin ve pörsümüş şeyler olarak anlatılmış. Serinin ilk iki kitabının yorumunu blogumda bulabilirsiniz, üçüncü kitabı olan Sonsuz'u ise şu an okuyorum.

Vampir içerikli kitaplarım böyleydi işe. Evdeyim, hastayım ve sıkılıyorum dolayısıyla  siz de okuduğunuz vampir ağırlıklı kitapları benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum. Ya da benimkilerden okumuş olduklarınız hakkındaki yorumlarınızı yazabilirsiniz, fantastik okuyup da Alacakaranlık Serisi'ni okumamış olan azdır sanırım. Yarın aynı konuda büyücüleri - cadıları ele alacağım, PotterHeadler'i beklerim. :) Herkese bol kitapları günler!






Okuyorum: Sonsuz - Kiersten White

Hiç yorum yok:


Paranormal Serisi'nin son kitabı olan Sonsuz'u nihayet okuyorum! Bakalım neler olacak, büyük bir merak içerisindeyim...

9 Eylül 2013 Pazartesi

Kitap Sihirbazı Alışverişim

7 yorum:

Kitap Sihirbazı'ndan alışverişimi uzun zamam önce yapmıştım, tatilde oluşum sebebiyle şimdi yazıyorum. Geçen ay Kitap Sihirbazı'nda DEX kitaplarında %40 indirim vardı. Önce sepetimi Dex kitaplarıyla doldurdum ama sonra elimdeki serileri bitirmeden yeni serilere geçmek istemediğime karar verdim. Aldığım kitaplardan üç tanesi serilerimin devam kitapları. Asi Melekler'i sitenin puan katalogundan aldım. Kitap yanımda olmadığından resmini çekemiyorum ama kabı eskimiş ve sayfa kenarlarında tırtıklar var. Bu konuda daha özenli olmalarını beklerdim. Saksı Olmanın Faydaları, Lucian ve Çavdar Tarlasında Çocuklar uzun zamandır almayı planladığım kitaplardı hatta şu an Saksı Olmanın Faydaları'nı okuyorum ve gayet güzel ilerliyor. Asi Melekler'in üstündeki kitap net çıkmamış, Çanlar Kimin İçin Çalıyor. Onu da annem için aldım. Kısacası alışverişten memnun kaldım, yanına bol miktarda ayraç da koymuşlar. Asi Melekler dışındaki kitaplarda hasar yoktu. Almayı planladığım kitaplarda indirimleri olursa tekrar alışveriş yapmayı düşünürüm siteden.

Bir kitap alışverişim daha da böylelikle bitmiş oldu artık Tüyap Kitap Fuarı'na kadar kitap almamayı planlıyorum ki bu sefer cidden almam elimde fazla kitap birikti. Sizin aldıklarım arasından okuduklarınız varsa görüşlerinizi bildirmeyi unutmayın, herkese iyi bir hafta dilerim.

7 Temmuz 2013 Pazar

D&R Kitap Alışverişim

16 yorum:

Dün özellikle Opal'dan dolayı oldukça mutlu olduğum bir alışveriş yaptım. Kardeşimin doğum günü olduğundan annemle alışverişe çıkmıştık  Eh hazır fırsatım varken D&R'ye annemi sokayım dedim. Bildiğiniz üzere D&R mağazalarında Can Yayınları'nın 5tl'lik kitapları var ve yaz kampanyası olarak birçok kitabı 10t'ye indirmişler. Gittiğim D&R'de 10tl'lik indirimde çok güzel kitaplar vardı. kitaplar azaldıkça depodan başka kitaplar getiriyorlar. Yani gidemeyenler üzülmesin bitenlerin yerine başka güzel kitaplar da geliyor. :) Benim dikkatimi Arkadya Yayınları'nın kitapları çekti, Dostluk Ekmeği, Mart Menekşeleri, Britanya Yolu ve Gülümse Anılarına indirime giren kitaplardan. Bunların dışında Ara Dünya, Vampir Lestat gibi fantastik okurların ilgisini çeken kitaplarda var. Ama bana kalırsa indirim en çok polisiye-gerilim severlerin hoşuna gider, o tarz baya kitap vardı.


Aldığım kitaplara geçecek olursam, evet orada bir Opal var! D&R'ye ilk girdiğimde Opal daha gelmemişti ben kitaplara bakınırken getirdiler. O kadar mutlu oldum ki anlatamam hiç beklemediğim bir anda Opal'ime kavuştum. Aynı Yıldızın Altında şu sıralar çok popüler bir kitap, hem kitapçılar da hem de bloggerlar da fazlasıyla rastlıyorum. Yazarın Alaskanın Peşinde'sini okumuş ve çok beğenmiştim. Bu kitabında onun kadar güzel olacağına eminim. Güller ve Dikenler geçen hafta D&R'de bakınırken gözüme çarptı, kitap iki taraflı yani hikayeler arka ve ön kapağından başlıyor. Ciltli olması da artısı. Fahrenheit 451 uzun zamandır almak istediğim bir kitaptı, beğeneceğimden emin olarak aldım diyebilirim. Opal'den sonra o okunacak.


En Uzun Gece'yi aslında kardeşim için aldım ama ben de okumak istiyorum, kısmetse Ahmet Altan'ın okuduğum ilk kitabı olacak. Altındaki kitaplarsa indirimden aldıklarım. Sağdan birinci Mezarı 5tl'ye görünce çok sevindim ve hemen kaptım. Konusu çok ilgimi çekti, ne zamandır aklımdaydı zaten. Nemesis'i gittiğim başka bir D&R'de almış ve vazgeçip bırakmıştım. Sonra bir bloggerın çok beğendiğini okuyunca almaya karar verdim. Sistem Can Yayınları'nın 5tl indirimindeki kitaplardan. Konusu oldukça ilginç, bir arama motorunun yaydığı virüsten dolayı dünyada ortaya çıkan kaosu anlatıyor. Tabii bu durumda yaratıcıları cinayet sorumlusu konumuna düşüyor ve antivirüs programını üretmeleri gerekiyor. 




21 Nisan 2013 Pazar

Kitap Okuyamamak..

6 yorum:
     Dünden beri bir sayfa kitap okumuş değilim. Vize ödevleri sağ olsun Oniks'imi okutmuyorlar. Vaktim yok mu, bir-iki saat ayırabilirim ama bir başlasam o bir saat olur dört-beş saat ve benim ödevler yatar. Her yerde Oniks'i okuyan insanların sevindirik yorumlarını görüyorum ve cidden üzülüyorum. Kaç gündür ben o kitapları bekledim bu mu olacaktı, okumak bana haram resmen.:(

     Pazartesi günü itibariyle odama kapanıp Oniks'e yumuluyorum. Evet, yarın güzel olacak hem önümde iki günlük tatil var hem de Game of Thrones'un yeni bölümü çıkıyor. Tamam sakinim, sinirlerim yatışmaya başladı. :D Bugün benim yerime bol bol kitap okuyun, dizi-film izleyin. Oniks'i okuyorsanız yavaş yavaş okuyun bitince üzülmeyin sonra.

   Ben gidip ödev için araştırma yapmaya devam edeyim, herkese keyifli pazarlar.



16 Nisan 2013 Salı

Doğaüstü - Kiersten White

2 yorum:

Paranormal'i okumayanlar için az biraz spoiler içerir


     Paranormal serisinin ikinci kitabı olan Doğaüstü'nü az önce bitirdim. Kitap için söyleyeceğim ilk şey son 30 sayfasında kendini baya aşmış olduğu. İlk başlarda ortalama düzeyde gidiyordu, yer yer çok güzel yer yer biraz sıkıcıydı. Sonra  o kadar çok şey açıklandı ki bilgileri sindirmeye çalışırken bir de baktım kitap bitti. :( 
   
     Bu kitapta Paranormal'deki normallerin hayatına özenen Evie yerine liseden bıkmış, tek hayali Lend ile aynı üniversitede okumak olan Evie'yi görüyoruz. Evet kızımız o çok istediği lise sıralarına kavuştu fakat dolaplar dışında her şey onun için fazlasıyla sıradan. Tam da hayatının sıradanlığına dayanamadığını düşünürken UPTA'dan gelen iş teklifi onu paranormallerin kaçık dünyasına geri çağırıyor. Lend ve diğerleri bu durumdan hoşnut olmasa da Evie için özel hissetmek önemli ama şöyle bir sorun var ki perilerle patikaya gitmek istemiyor kızımız. E haksız mı o  Reth kapar götürür kızı vallahi bir daha da bul bulabilirsen. Bu noktada devreye kitabın yeni çocuğu sarışın mavi gözlü (her şeyden önce gamzeli) olan hiper-aktif Jack giriyor. Kendisi insan ama peri patikalarını periler kadar iyi kullanabilen biri. Eğlenceli ve oldukça komik bir çocuk ama zor durumlarda kalınca ona güvenmeyin baştan söyleyeyim. Neyse ki Evie'nin paranormaller karşısında kullanabileceği ve kullanmaktan çekindiği bir silahı var. Hem o da 7. seviye paranormal, hatırladınız mı? (Yoksa değil mi, burada çelişkiye düştüm sayın okur.)

     Kitabın dili beklediğim gibi akıcıydı, araya serpiştirilen komik diyaloglar hoştu, güldüm baya. Diğer yazarlardan farklı birisi Kiersten White, bunu yazarın "Teşekkürler" yazısını okuyunca daha iyi anlayacaksınız.  Karakterlerin hepsi benim için ayrı ayrı iyi, özellikle Evie'nin pembe tutkusuna bayılıyorum. Bunların dışında değişik paranormal varlıkların olması temponun düşmesini engelliyor. Kitabın bir puanını ise fazla "liseli gençler" havasında olmasından dolayı kırdım. Serinin ilk kitabından beri, tam istediğim tarz kitap, neden ısınamıyorum diyordum ve sebebini bulmuş oldum. Hafiften liseli eğlenceli gençlik havası var. liseli gençliğin hangi kesimine benzettiğime gelirsek evet onu ben de çözebilmiş değilim. Bu arada liseden geçen sene mezun olmuş birisi olarak "liseli gençlik" tabirini kullanmamı kınıyorum. istediğim lise hayatını da yaşayamadım zaten, Evie ile bir iki ortak yanımızdan biri bu sanırım.

     Kitap hakkında diyeceklerim bu kadar. Toparlayacak olursam ilk kitaptan daha iyi, daha komik ve daha devamı bilinmez bir kitap olmuş Doğaüstü. Birazda genel bilgiler vereyim o halde *.*


Sayfa Sayısı: 244
Tür: Fantastik
Yayınevi: DEX
Puanım: 4
Goodreads Puanı: 3.92

Serinin üçüncü kitabının önümüzdeki ay çıkması bekleniyor. Bu arada serinin ilk kitabı olan Paranormal hakkındaki yorumum için TIK TIK

   







17 Şubat 2013 Pazar

Yeni Aldığım Kitaplar#2

2 yorum:
Bildiğiniz üzere Dex'in bazı kitapları hiper Carrefourlar da 5 liraya satılıyor. Belki almak isteyeceğim bir kitap olur diye gideyim dedim. Zaten son zamanlarda ya anneme kitap aldırıyorum ya da nerede ucuz bulursam oradan alıyorum. :D Gittiğim markette Yaratık Avcısı vardı Dex'ten çıkan, bende onu aldım.



Burası benim gittiğim Carrefour'un daha dolu hali, ben gittiğimde Yaratık Avcısı'ndan üç-dört tane kalmıştı.
Büyük marketlerde indirime girmiş çok güzel kitaplar bulabilirsiniz, özellikle Nora Roberts'ın çok kitabı oluyor.

20 Ocak 2013 Pazar

Soğuk Öpücük - Amy Garvey

4 yorum:
Bazen Ölüm Bile Ayıramaz...
Güzel bir temmuz gününde, talihsiz bir kaza Danny'yi Wren'den ayırır. İlk büyük aşkını kaybetmenin acısına asla dayanamayacağını düşünen Wren için bunu kabullenmek çok zordur. Ailesindeki bütün kadınlar gibi birtakım gizli güçlere sahip olan ama bunları nasıl kullanacağını bilemeyen Wren, sevgilisini geri getirmek için sihir dünyasının kapılarını aralar. Ama geri gelen Danny sadece, Wrenin âşık olduğu delikanlının içi boş kabuğudur. Buz gibi dokunuşu ve atmayan kalbiyle, bir zamanların hayat dolu Danny'si değildir o artık.Wren artık Danny'yi gizli tutmak, sonsuza dek bir ölüyle yaşamak zorundadır. Bu sırada okuluna yeni gelen Gabriel onun sırrına ortak olur. Ama Wren kendini soktuğu bu durumdan yine kendi çıkmalıdır. Yapmak zorunda oldukları ona tekrar büyük bir acı yaşatacak olsa da…

17 Aralık 2012 Pazartesi

Okunacaklar..

Hiç yorum yok:

Okumam gereken kitapların okumaya istekli olduklarım kısmının bir kısmı. :D Ve ben hala yeni kitaplar almak istiyorum. :(

Paranormal - Kiersten White

Hiç yorum yok:


Kitap Adı: Paranormal
Yazar Adı: Kiersten White
Sayfa Sayısı: 285
Yayınevi: Dex
Tür: Genç Yetişkin

16 yaşındaki Evie ailesi tarafından terk edilmiş bir yetimdir. Küçük bir kızken vampir saldırısına uğrar ve ölmek üzereyken APTA( Amerikan Paranormal Tecrit ajansı) ajanları onu kurtarır. Evie'nin sıradan bir kız olmadığını keşfeden APTA onu merkeze getirir.(Halbuki kızımızın tek isteği normal bir yaşam sürmek ama kader işte.)Evie'nin paranormal yaratıkların maskelerinin altındakini görmek gibi bir yeteneği vardır. Hatta yeteneğinin eşi benzeri görülmemiş kızımız için bütün ülkeler kavgaya tutuşur ve sonunda UPTA(Uluslararası Paranormal Tecrit Ajansı) kurulur. UPTA'da yaşamaya başlayan Evie'nin paranormallerin yerini tespit edip etiketlemek gibi bir görevi vardır. Ve Reth adında peri olan bir ex aşkı.(Şanslı biip!) Sonra olaylar daha aksiyonlu bir hal alır, birileri paranormalleri öldürmektedir.Ve bu aksiyonun ortasında Evie şekil değiştiren bir paranormale abayı yakar. Bu yeni çocuğumuz - ismi Lend- olaylardan az çok haberdar olduğundan Evie de takılıyor bunun peşine. Ve asıl macera ondan sonra başlıyor.

Bu kitabı uzun zamandır almak istiyordum ama kısmet TÜYAP'aymış. Vize zamanıma denk gelmesi ayrı bir güzel oldu, derslerin arasında sığınak gibi geldi sağolsun. Dex yayınlarından okuduğum ilk kitaptı ve çok memnun kaldım. Çevirisi de gayet iyi. Okuduğum diğer fantastiklere göre daha komik bir anlatımı vardı, ilk başlarda yadırgasam da sonra çok keyifli bir hal aldı. Konusunun farklı olması akıp gitmesini sağladı diyebilirim. Evie'nin duyguları çok iyi yansıtılmış, okurken adeta içime işledi ve kendimi onun yerine koyabildim ki bu bir kitapta aradığım en önemli özelliklerden birisi. Ben sıkılmadan okudum umarım siz de beğenirsiniz.

Dipnot: Böylelikle ilk kitap yorumumu da yazmış oldum, allahım ne zor şeymiş bu yorum işi. :D
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...