Çizgiroman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çizgiroman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2020 Salı

Ocak Ayında Okuduklarım

7 yorum:

Yılın ilk ayında sekiz kitap okudum. Nedense iyi bir giriş yapmış gibi hissetmiyorum, bunda genel olarak enerjimin düşük olmasının etkisi olabilir. Ocak başından beri aralıklı olarak hastaydım. Şimdi de diş ağrım tuttu, yarın dişçiye gidiyorum. (Lütfen kanal demesin...) Ayrıca tuhaf bir şekilde kasım ayından beri okuduklarımdan çok az zevk alıyorum, okurken odaklanamıyorum. Bilinçaltımda yüksek lisans tezim dönüyor diye mi böyle emin değilim. Neyse, biz ocakta okuduklarıma geçelim. 
Mekanın Üretimi'ni bitirdim! Dile kolay eylülden beri okuyorum. Bitirmek ocağa nasip oldu o da 31'inde elime alıp son yirmi sayfayı okumak için kendimi zorladım diye. Hakkında bir şeyler demeden önce işaretlediğim yerleri gözden geçirip bir özet çıkarmam lazım. İyi ki okumuşum, baya bir şey öğrendim ve tezime çok katkı sağlayacağını biliyorum. 

Ayın sekiz günü Değersiz Bir Hayat'ı okumakla geçti. Bu kitapla ilgili ne desem gerçekten bilmiyorum. Aslında Goodreads'de baya bir şey dedim ama aklıma geldikçe ben ne okudum, neden okudum, yazar mazoşist ya da sadist mi düşünceleriyle doluyorum. Şuraya GR yorumumu iliştireyim, okumak isteyenlere fikir olsun:

3 Ocak 2020 Cuma

2019'da Okuduklarım: 103 Kitap, Bana Kattıkları ve Favoriler

9 yorum:
2020'nin ilk günlerinden herkese merhaba. Umarım yeni yıla güzel bir giriş yapmışsınızdır, ben biraz hasta girdim. Aslında bu yazıyı sene bitmeden yazıp 2020 hedeflerime geçmek istiyordum ama ufak bir gecikme oldu. 2019'un ilk iki ayı Polonya'daydım, dönünce de bir süre eski okuma alışkanlığıma geçemedim. Hala da geçmiş değilim. Yine de senelik 100 kitap hedefimi tamamladım. Bunu sırf sayı doldurmak için okunmuş öylesine kitaplarla yapmadım, bu yüzden kendimi tebrik ediyorum. :P Kitaplara geçmeden belirmek isterim ki önemli olan sayı değil, ne okuduğunuz ve size ne kattığı. Bu katkı bilgi de olabilir keyif de. Ben okumalarımda keyif ve bilginin ortasını bulmaya çalıştım. Erasmus dönüşü kendime birtakım hedefler koymuştum. Bakalım bunlar neymiş ve yapabilmiş miyim?



View this post on Instagram

Dikkat dikkat, önemli bir duyurum var! 😄 Geç oldu ama (erasmustan dolayı) bu sene için bir okuma planı yaptım, amacım kütüphanemdeki kitapları olabildiğince bitirmek. Bunun için 10 madde hazırladım. Katılmak isterseniz maddeler ve seçimlerim şu şekilde: 1. Bir yazardan sahip olduğun tüm kitapları oku: Mircea Eliade 2. Her ay çağdaş dünya ve yerli edebiyatından güncel birer eser oku 3. Okumayı ertelediğin 3 yazarın kitaplarını oku: Tolkien, Lewis Carroll ve Yaşar Kemal 4. Okumayı ertelediğin 3 türden sene sonuna kadar en az beşer kitap oku: Latin Amerika Edebiyatı, Felsefe ve Sosyoloji 5. Stefan Zweig'ın kurgu dışı eserlerini oku 6. Yerli edebiyattan bir yazar seç ve her ay 1 kitabını oku: Yaşar Kemal 7. Her ay en az 1 tane kurgu dışı kitap oku Çapraz / Paralel okumalar: 8. Bir yazarın iki kitabını aynı anda oku 9. Bir yazarı etkilediği ya da etkilendiği bir yazarla aynı anda oku 10. Aynı döneme / konuya ait iki kitabı birlikte oku Liste değişebilir, zorlama okumalara gerek yok.😊 Eğer siz de katılmak isterseniz #büyülüayraç2019Okumaları tag'i ve beni etiketleyerek paylaşırsanız sevinirim, böylece haberim olur ve belki birlikte okumalar yaparız. Kendi listenizi yapabilir, benimkine ekle çıkar yapabilirsiniz. Bu konuda ne düşünüyorsunuz, sizin okuma planınız var mı? Yoruma bekliyorum, herkese mutlu akşamlar ❤️
A post shared by Büyülü Ayraç (@buyulu_ayrac) on

Mircea Eliade kitaplarımı okuyamadım, üzülerek söylüyorum ki hiç Eliade okumadım. :D Her ay yerli edebiyattan bir eser okumadım ama dünyadan okudum. Tolkien ve Yaşar Kemal'den kendimce okudum, nihayet Yüzüklerin Efendisi Serisi'ne başladım. Sosyoloji okuması neredeyse hiç yapmadım ama Latin Amerika ve Felsefe okumaları yaptım. Senenin en güzel okumalarından biri Isabel Allende kitapları oldu. Her ay bir kurgu dışı okudum ama bu konuda daha iyi olmak isterdim. Kurgu-dışı okurken hala zorlanıyorum.  Bir yazarın iki kitabını aynı anda okuyamadım, Huymans kitaplarıyla bunu denemek istedim, Tersine beklediğimden çok daha farklı çıkınca yapamadım. Sanırım aynı anda iki - üç kitap okumak pek bana göre değil, çok da zorlamamak lazım sonra insan okumaktan soğuyor. Gördüğüm kadarıyla 2019 hedeflerimi yarı yarıya yerine getirmişim. Peki bu 103 kitap nelerdi, ne okudun ne keşfettin derseniz, okuduklarıma birlikte göz atalım.

1 Mayıs 2017 Pazartesi

Nisan Ayında Okuduklarım

28 yorum:

Herkese merhaba! Nisan ayında toplam on bir kitap okudum. Bunlardan biri çizgi roman ve ikisi manga olsa da benim için verimli bir ay olduğunu söyleyebilirim. Okuduklarımın hemen hemen hepsini beğendim ve çoğu bana bir şeyler kattı. Keyifle okuduğum bir kitap aynı zamanda bilgilendiriciyse çok daha mutlu olarak bitiriyorum. Bilmem siz de öyle hissediyor musunuz? ^.^

Laura Esquivel'den Lupita Ütü Yapmayı Seviyordu nisan ayında okuduğum ilk kitaptı. Yazarın Acı Çikolata adlı kitabını çok beğenmiştim. Latin Amerika Edebiyatı'nı seviyorum, Laura Esquivel de bu edebiyatın başarılı temsilcilerinden biri. Kitap Meksika'da yaşayan Lupita'nın hayatından bir kesit sunuyor. Bunu yaparken Meksika'nın siyasi - toplumsal yapısını da es geçmiyor. Kitabı Acı Çikolata kadar iyi bulmadığım için beklentilerimi karşıladı diyemem. Acı Çikolata kadar iyi bir kurguya sahip değil ama Meksika'yı az biraz mercek altına almak isterseniz okuyabilirsiniz. Lupita karakterini başlarda rahatsız edici bulsam da kitap ilerledikçe kabullendim. O da hikayesinde ilerledikçe etrafındakileri nasıl seveceğini öğreniyordu.

4 Ocak 2017 Çarşamba

2016'da Okuduklarım & Favorilerim

8 yorum:

2016 yılı kitap okuma hedefimi 54 kitap okuyarak tamamladım. Bunda 19 ciltlik Vampire Knight Mangasının büyük bir katkısı var tabii. :3 Aralık ayının son 15- 20 gününde hedefime ulaşmam için okumam gereken en az altı kitap vardı. Sonra fark ettim ki okuduğum bazı kitapların bitiş tarihini ayarlamamışım. Onları düzelttikten sonra birden 50 kitabı aşınca mutlu oldum. Daha önceki yıllarda okuma hedefimi tamamlayamamıştım. 2016'nın ilk yarısında çok yoğundum, buna rağmen hedefime ulaşmayı başardım. ^_^ Zaten çoğu kitabı temmuzdan sonra okudum diyebilirim. Senede 100 kitap ve üzeri okuyabilen tanıdıklarım var, onlar için benim hedefim biraz az kalıyor ama neyse. Umarım zamanla okuduğum kitap sayısını artırabilirim. Aslında amacım belli bir sayı değil, okurken bir şeyler kattığını hissettiğim ya da edebi açıdan doygun olduğunu düşündüğüm kitapları okuyabilmek. Bunun yanında okurken keyif almak da çok önemli.

29 Kasım 2016 Salı

Watchmen - Alan Moore / Dave Gibbons // Yorum

2 yorum:

Çok fazla çizgi-roman okumuyorum. Okumak istediğim fazlasıyla kitap varken çizgi-romanları zaman kaybı olarak gördüğüm için elim gitmedi bir türlü. En azından eskiden böyle düşünüyordum. Göz önünde olan popüler karakterlerin ötesine bakınca çok kaliteli çizgi-romanlar olduğunu keşfettim. Elimde Yalınayak Gen'in ilk iki cilti var mesela, Hiroşima'ya atılan bombanın hikayesini anlatıyor. Bunun dışında Karanlık Güzel, Güngezgini ve Ghost'u  okumak istiyorum. Sizin de beğenerek okuduğunuz çizgi-romanlar varsa yorum bırakırsanız sevinirim.  

Watchmen'in çizgi-romanını okumadan önce filmini izlemiştim. Bu yüzden okurken neler olacağını biliyordum. Bu durum okuma isteğimi hiç etkilemedi, zaten çizgi -roman filmine kıyasla çok daha dolu. Karanlık bir atmosferi var Watchmen'in, üçüncü dünya savaşının eşiğinde olunan zamanlar. Renkler bile kendi renginden ziyade griyi göstermek istiyormuş hissi veriyor. Süperkahramanların çağı sona ermiş. "Kim gözleyecek gözcüleri?" mottosuyla yola çıkılarak süper- kahramanlığı yasaklamışlar. Watchmen dağıldıktan sonra üyelerinin sırada yaşamları, karakter analizleriyle birlikte okuyucunun karşısına çıkıyor. 

Watchmen için kıyamete saatler kala senaryosu diyebilirim. Her bölümün başında giderek ilerleyen bir saat var. Korku ve panik bu saat ilerledikçe artıyor. Günü kurtarması için ihtiyaç duyulan süper - kahramanlar yok. Sadece geçirdiği evrim ile insanüstü bir varlığa dönüşen Dr. Manhattan var ki kendisi insanlık için bir muamma. Watchmen'in en derin karakteri Dr. Manhattan olabilir. Belki de çoğumuz onun düşüncelerini bilerek anlamak istemeyiz. Ufuk açan konuşmalarıyla Dr. Manhattan'ın - ya da ilk ismiyle Jon'un - olduğu kareler Watchmen'in en önemli temel taşlarından biri. Onun dışındaki kilit karakterlerden biri de Rorschah. Kendi ahlak anlayışı ve doğrularına göre yaşayan biri. Rorschah toplumun dışına itilmiş bir anti - süperkahraman. Kitabın karanlık atmosferine en çok katkı sağlayan karakter olduğunu düşünüyorum. 


Watchmen okuyucuyu cafcaflı süper-kahraman dünyasından koparıp gerçekçi olanı gösteriyor. Kendi kostümünü ve namını oluşturan herkesin süperkahraman olabildiği bu evrende mutlu sonlar ya da insanlığa hizmet etmek için hazır bekleyen, doğaüstü güçlere sahip kahramanlar yok. İnsanın dünyaya bakış açısını değiştiriyor dediğimiz eserlerden biri. Ayrıca Rorschach's Diary kısmını her okuduğumda aklımda Rorschah'ın boğuk sesi belirdi. İzlemediyseniz filmine de mutlaka bakın derim. Herkese iyi akşamlar. 

13 Kasım 2016 Pazar

Tüyap Kitap Fuarı'ndan Ne Alsak?

12 yorum:
İstanbul Tüyap Kitap Fuarı dün başladı. Geçen sene ve ondan önceki sene olduğu gibi bu sene de fuara gitmeyeceğim. Evde okunmayı bekleyen çok fazla kitabım var ve fuara gidersem bir iki kitapla dönmeyeceğimi biliyorum. :D Tüketim çılgınlığı varsın kitaptan olsun ama bu seferlik kendime dur diyeceğim. Ayrıca yol gözümde büyüyor, metrobüsle o kadar kitabı taşımak kolay değil. Birkaç yayınevi hariç aman aman bir indirim de olmuyor. Tüm bu sebepler birleşince fuara gitmekten soğuyorum. Gidenlerin paylaşımlarına zevkle bakıyorum orası ayrı tabii. =))

Fuara henüz gitmediyseniz ve kitap listenizde eksikler varsa size birkaç kitap önerim olacak. Kimisini okudum, kimisi yeni çıktı ve çok merak ediyorum. 

İlk önerim yeni çıkan ve Avatar Son Hava Bükücü'ye olan benzerliğiyle dikkat çeken Hava Uyanıyor. Avatar'ı çok seviyorum, kitabı okuyanlar da beğenmiş. Önümüzdeki ay kitap siparişi verirken Hava Uyanıyor'u mutlaka alacağım. 
Solaris İmparatorluğu, başkenti birleştirmeye bir zafer uzağındaydı ve nadir görülen büyüsel bir yakınlığın sahibi, on yedi yaşındaki kütüphaneci çırağı Vhalla Yarl savaşın seyrini değiştirebilirdi. 
Vhalla, Büyücüler Kulesi'ndeki gizemli büyü topluluğundan uzak durması gerektiğini bilerek büyümüştü ve kitapların sessiz dünyasında oldukça mutluydu. Ancak farkına varmadan, gelmiş geçmiş en büyük büyücülerden biri olan Prens Aldrik'in hayatını kurtardıktan sonra, yavaş yavaş onun dünyasına doğru çekildiğini hissediyordu. Şimdi önünde vermesi gereken zor bir karar vardı: Ya büyüsünü kabul edip bildiği hayatı terk edecek ya da büyücülükten defedilip eski haline dönecekti. Gölgelerde dolanan kudretli güçlerle birlikte, Vhalla'nın kararsızlığı ona sandığından çok daha fazlasına mal olacaktı.

Manga okumayı seviyorsanız çok severek okuğum Vampire Knight Serisi'ni fuardan alabilirsiniz. Arkadaş Kitabevi standında bulabileceğiniz seriyi okurken bloguma bir yazı girmiştim, bakmak isterseniz buraya tık tık
Ayrıca Arkadaş Kitabevi standında çok güzel Death Notelu, Vampire Knightlı ayraçlar var. Gidenler bana da getirse şahane olurdu. *.* 

Watchmen'in çizgi romanı İthaki Yayınları baskısıyla yeniden satışta. İnternetten ön siparişini verdim, kısmetse yarın elimde olacak. İlknokta'da %27 indirimle satılıyor, standa getirmişlerse üç aşağı beş yukarı aynı fiyattadır. 40 - 45 tl arası bir şey. Watchmen'in filmini çok beğenmiştim, eminim çizgi romanı daha güzeldir. İzlemediyseniz mutlaka izleyin, okumadıysanız gelin beraber okuyalım. ^.^


KİM GÖZLEYECEK GÖZCÜLERİ?

Seksenli yılların ortasında Alan Moore ve Dave Gibbons, çizgi roman tarihini kökten değiştiren ve popüler kültürün çizgi roman algısını yeni baştan yazan eşsiz bir eser yarattılar: WATCHMEN. Sıklıkla çizgi romanların ciddiye alınmasını sağlayan ilk eser olduğu söylenen WATCHMEN, süper kahramanların çok yönlülüğünü, psikolojik karakter derinliğini olabilecek en gerçekçi biçimde yansıtan yegâne eser.Amerikalı süper kahramanların varlığının bile tarihe farklı bir yön verdiği bir dünyada, Amerika Vietnam Savaşı’nı kazanmıştır, Nixon hâlâ başkandır ve Soğuk Savaş devam etmektedir. WATCHMEN bir cinayet öyküsü olarak başlasa da kısa sürede tüm gezegeni ilgilendiren bir komplonun izleri ortaya çıkar. Nihayetinde, tekrar bir araya gelmiş bu kahramanlar –Rorscach, Gece Kuşu, İpek Hayalet, Dr. Manhattan ve Ozymandias–s inançlarının sınırlarını zorlamak ve iyi ile kötünün çizgisinin nereye çizileceğini kendilerine sormak zorunda kalacaklardır. Bu edisyonda, eserin yaratılış sürecindeki daha önce yayınlanmamış çizim taslakları ve çizer Dave Gibbons’ın yeni önsözü de metinlere eşlik ediyor.

Günümüz fantastik ve bilim - kurgu edebiyatının en önemli yazarlarından Ursula Le Guin'in Yerdeniz Serisi bir diğer önerim. Metis Yayınevi fuar boyunca serileri set halinde uygun fiyata satıyor. Fuardan alabileceğiniz en güzel kitaplardan biri bence.

"Sanırım Yerdeniz Büyücüsü'nün en çocuksu yanı konusu: Büyümek. Büyümek, benim yıllarımı alan bir süreç oldu; bu süreci otuzbir yışımda tamamladım -ne kadar tamamlanabilirse; o yüzden de çok önemsiyorum. Çoğu genç de önemser. Ne de olsa esas işleri budur: Büyümek." 
-Ursula K. Le Guin




Bunların dışında Martı Yayınları'nın kitaplarına mutlaka bakın derim.  Kurtlara Söyle Eve Döndüm gibi şahane bir kitabı 10tl'ye alabilirsiniz. Ciltli kitapları 15 tl oluyordu. Go! Kitap'ın tüm kitapları fuar boyunca 12 tl. İnternetten daha ucuza bulabileceğiniz kitapları fuardan almayın bence. Sahaf kısmı varsa sahafları dolaşın, kitaplarla dolu bir fuarda olmanın tadını çıkarın. =)

 Az ama öz kitap önermeye çalıştım, umarım yardımcı olmuşumdur. Sizin de önerilerini varsa lütfen paylaşın, herkese mutlu günler. 

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Suicide Squad

2 yorum:


Şimdiye kadar güçlerini dünyayı kurtarmak için kullanan süper kahramanları izledik. Genellikle karşılarında onlara zarar vermek isteyen özel güçlere sahip kötü birileri olurdu. Hem DC'nin hem de Marvel'ın karakterleriyle yapılan böyle bir sürü film var. Bir yerden sonra sıkıcı geliyorlar. En son Civil War'ı sinemada izlemiştim, filmin esaslı sahneleri gelecek diye düşündüğüm yerde film bitti. :D Film sayısı arttıkça izleyici daha farklı şeyler görmek istiyor. Herkesin hayran duyduğu süper kahramanları izlemek istemiyorum artık. Abidik gubidik güçlere sahip oldular diye dünyayı kurtarma derdine düşen insan evlatları biraz yerinde dursun. Okuyucu daha farklı şeyler okumak istiyor, izleyici daha farklı şeyler görmek istiyor. Peki anti - süper kahramanlardan oluşan bir topluluğu alıp onlardan daha tehlikeli biriyle karşı karşıya getirsek nasıl olur? 

Suicide Squad tanıtımları yapıldığından beri beklediğim bir filmdi. Aslında Joker hariç karakterlerin hiçbirine pek aşina değilim. Joker'i de Batman Dark Knight Serisi sayesinde öğrenmiş, sonra çizgi romanını alıp okumuştum. Sinemaya karakter cosplayleriyle gelen fanlar kadar heyecanlı değildim yani. Girdiğim salonda Joker cosplayi yapmış iki kişi vardı, özellikle biri o kadar çok benzetmiş ki yanına gidip fotoğraf çekilebilir miyiz diyesim geldi. :D Filmi bekleyen fazlasıyla insan varmış ki girmek istediğimiz seanstan bir buçuk saat önce gişeye gitmemize rağmen en önler hariç her yer doluydu. Neyse ki üç saat sonraki seansta en arkada birkaç kişilik boş yer vardı. Sanki Harry Potter ya da LoTR'ın yeni filmi çıkmış gibiydi. İlk günün akşam seansı olduğundan olsa gerek diyerek salona girdik. Filmin yorumları genel olarak olumsuzdu o yüzden beklentim düşüktü. Joker'in sadece altı dakika gösterildiğini okumuştum bir yerde, yalan habermiş. Jared Leto Joker rolüne çok yakışmış, Filmde Suicide Squad üyeleri kadar çok sahnesi yoktu ama altı dakikadan fazla olduğundan eminim. 

How to Get Away with A Murderer dizisinden tanıdığım Viola Davis, filmin ana karakterlerinden biri. Kötülerden oluşan bir ekip kurmak istiyor çünkü bir sonraki süper kahraman dünyaya karşı olursa onu yok etmesi gerekecek bir güce ihtiyaç var. Aslında Viola Davis'i daha önce farklı filmlerde de görmüşüm ama nedense hatırlamıyorum. Velhasıl oyunculuğu çok iyiydi. Suicide Squad'ı izlerken çoğu izleyici gibi benim de aklıma "Neden suçlulardan değil de Süper kahramanlardan bir ekip kurmuyorlar?" sorusu geldi tabii. Hapiste çürüyen birinin çok fazla seçme şansı olmadığı, dolayısıyla daha kolay kontrol edilebilecek bir ekip olacakları, girdikleri tehlikede hayatlarını kaybederlerse devletin pek bir şey kaybetmeyeceği gibi nedenlerden dolayı olabilir. Batman ölürse Gotham'ın hali ne olur siz düşünün. 


Anti - süperkahramanlar ve mizah ikilisinin birleşimini seviyorum. Kötülerin sadece iyiler tarafından yenilmek için yaratıldığı senaryolar bu karakterleri makineleştiriyor. Onların geçmişini izlemek, perdeye onların gözünden bakmak benim için farklı bir deneyim oldu. "İyiler her zaman kazanır." cümlesi süper kahraman yapımlarının kanına işlemiş. Bu yüzden okuduğumuz ya da izlediğimiz şeyin sonunu az çok tahmin edebiliyoruz. Suicide Squad klasik çizginin dışına çıkabilen filmlerden biri olmuş bence. 

Filmi heyecanla bekleyen kitle beğenmiş midir bilmiyorum. İnceleme yazılarına bakamadım. Beklentimi düşük tutarak girdiğimden belki de bu kadar çok beğendim. Sinemada mı evde mi izlesem diye düşünüyorsanız mutlaka gidip görün derim. Superman, Batman ve bize hep iyi olarak tanıtılan diğer süper kahramanların gözünden çok fazla şey izledik. Bu sefer kahramanlık sırası diğerlerinde.^^ 

11 Haziran 2016 Cumartesi

Okuma Planım - Haziran 2016

10 yorum:


Herkese merhaba! 2 hazirandaki Ukitap yazısından bu yana yeni yazı giremedim. Boş vaktim fazlasıyla var ama sanırım biraz aylaklık yapmaya ihtiyacım varmış, onu giderdim. :D Haziran ayında okumak istediklerimi haziranın başında paylaşsam daha iyi olurdu. Ama o günle rkitap okumaya pek hevesli değildim. Geç olsun da güç olmasın diyerek okumak için tam 11 kitap seçtim. *-* Bazı Kızlar Aşk İçin Her Şeyi Yapar eğer diğerlerini bitirirsem bonus olarak okunmak üzere seçildi. Umutluyum ama hadi bakalım. :D

Neredeyse bir aydır okuduğum kitapları paylaşmıyorum, çünkü okuyamıyorum. En son bir hevesle Türk Korku Edebiyatı'na Pusova ile girdim ama umduğumu bulamadım. Kullanılan argo kelimeler korkunun hissiyatını yok ediyordu. İkinci hikayedeki küfürlü dil yüzünden kitaptan soğudum. Devamını kurcalayıp benzer şeyler görünce bıraktım. Belki ileride tekrar elime alırım, bilmiyorum. Zaten bitirme ödevimin ağır baskısı da eklenince okumaya ara verdim. Şimdi büyük bir hevesle geri dönüyorum, umarım seçtiklerimin hepsini okurum. ^.^

Hesaplamalarıma göre okumak için 20 günüm var. :D O yüzden hangi kitabı ne kadar sürece okuyacağımı da planladım. 11 kitap arasından ilk olarak Kafes'i okuyacağım. Korku edebiyatına olan ilgim hala devam ediyor, okurken korkacağım bir kitapla karşılaşmak istiyorum artık. Kafes bu beklentimi karşılar mı, göreceğim.  Ve en çok Riverton Malikanesi'ni merak ediyorum. Ukitap takasımda sevgili Erdem Sahaf'ın hediye olarak yolladığı bir kitaptı. Kate Morton sevdiğimi öğrenince gönderdi sağ olsun. =) Riverton Malikanesi kesinlikle tam bir gece kitabı. Kate Morton kitaplarında gizemli konular işleyen bir yazar. Ona duyduğum sevgi buradan geliyor. Kitabı çok merak etsem de Kafes'ten hemen sonra okumam diye düşünüyorum. Araya biraz heyecan girsin. 

Uzun zamandır okuma yapmadığım için kolay okuyabileceğim kitapları seçmeye özen gösterdim. Klasiklerin çizgi - roman versiyonlarından Romeo ve Juliet'i çok severek okumuştum. Orijinal metinle çok oynama yapılmadan aktarılan bir kitaptı. III. Richard ve Hamlet'in de aynı güzelliktedir diye düşünüyorum. Bunun dışında, Yerdeniz'e geri dönüyorum. :D Tehanu'ya baştan başlayıp tekrardan Ursula Le Guin ile buluşacağım. Seriyi özlediğimi hissediyorum. Çok hem de. ^^

Seçtiklerimin hepsini çok merak ediyorum, hepsini severek okuyacağımı umuyorum. Plan yazıları yazmak hoşuma gidiyor, umarım siz de okurken keyif almışsınızdır. Seçtiklerimden okuduklarınız varsa spoiler vermeden görüş bildirirseniz sevinirim. =) Okuma sorunu yaşayan herkese plan yapmayı tavsiye ederim. İnsanı fazlasıyla şevklendiriyor. Sizin de "haziran ayında bunları okumak istiyorum" dediğiniz kitaplar varsa benimle paylaşın lütfen, herkese mutlu günler! ^_^


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...