20 Ocak 2015 Salı

Bir Mim Yazısı: Şimdi Mevsimi

1 yorum:

Herkese merhaba, Kitap Canavarları'ndan blog turu arkadaşım Nora'nın Kitaplığı beni çok güzel bir mimde etiketlemiş. Kış mevsimiyle alakalı soruların olduğu bu etkinlik için kendisine çok teşekkür ediyorum. ^.^ Onun cevaplarını görmek isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.

Bu sene fark ettim ki kışı seviyorum ama bir yere yetişmeye çalışıyorsanız ve kar yüzünüze yüzünüze fişek hızıyla çarpıyorsa güzel olmuyor. Kitap okumak içinse en güzel mevsim kesinlikle kış bence. Tatildeyseniz, dışarıda kar yağıyorsa ve yapmanız gereken bir şey yoksa pencere kenarı bir koltuğa kıvrılıp kitap okumaktan güzel ne olabilir ki. *.* Şimdilerde hava güneşli, bir daha kar yağar mı bilmiyorum ama hala tatildeyiz hala soğuk, yani battaniye & çay ikilisiyle kitap okuyabileceğimiz zamanlar hala geçerli. Neyse bu kısmı daha fazla uzatmadan mim sorularına geçeyim.


1. Kışın okumalık favori bir kitabın var mı?

Evde okumam gereken bir sürü kitap biriktiğinden şu kitabı tekrar okuyayım deme lüksünü kendime veremiyorum maalesef ama Kate Morton - Uzak Saatler ve  Meridian - Amber Kızer  kışa çok yakışan kitaplardı, tavsiye ederim. 

2. Kapağı mavi olan bir kitap?

Duman ve Kemiğin Kızı. *.* Esas kızın saçlarının rengi bile maviydi.

3. Yılbaşı Ağacında Yıldız Olarak Kullanabileceğin Bir Kitap?

Hmm... Çok sevdiğim ve bir o kadar da kapağının gösterişli olması gereken bir kitap bu. Sanırım Mekanik Prenses'i seçeceğim, biraz kalın gerçi koyarken iyice sabitlemek gerecek. :D

4. Kış Tatili İçin Mükemmel Olan Bir Kurgusal Dünya?

Kesinlikle Narnia! Kitabını okumadım ama Aslan, Cadı ve Dolap'ı izlediğimde her yerin bembeyaz olduğu o dünya beni resmen büyülemişti.Küçükken dolabımı biraz zorlasam geçebilir miyim acaba diyecek kadar etkilenmiştim. *.*


5.Birlikte Kış Tatiline Gideceğin Bir Kitap Karakteri?
En sevdiğim kitap karakterlerini düşünecek olursam.. Büyü yapabilen birisi olsun gerektiğinde şak diye şömine yaksın karla eğlenceli şeyler yapabilsin falan. Harry Potter'dan birileri olabilir. Direkt Harry olsun hatta. :P




6. Bu sene için listende olan bir kitap?

Yerdeniz Büyücüsü ilk aklıma geleni.

7. Favori tatil içeceğin, atıştırmalığın ve filmin?

Kış tatillerinde favori içeceğim çay, atıştırmalık tatlı türünde her hangi bir şey olabilir. Film izlemeyeli baya oldu Harry Potter ve Azkaban Tutsağı'nı da filmimiz yapalım o zaman.^^

Cevaplarım bunlardı, yapmak isteyen herkesi etiketliyorum ben de. Sizin kış için en sevdiğiniz kitaplar hangileri? 













18 Ocak 2015 Pazar

Ve kazananlar...

1 yorum:

Doğum günü çekilişinin kazananları belli oldu, katılan herkese çok teşekkürler. Kazananlara mail atıyorum, mesajlarınızı kontrol edin. :)

Etkinlik: Kendi Kitabını Yarat

Hiç yorum yok:

Part of  the Book blogu çok güzel bir etkinlik hazırlamış ve beni de mimlemiş. Öncelikle kendisine çok teşekkür ediyorum. Uzun zamandır mim yazılarına katılmıyordum ama bu sefer hazır vakit bulmuşken etkinliğe dahil olayım dedim. :3 Etkinliğin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Sorular cevaplarımsa şöyle:

1) Bir kitap yazmaya karar verdiniz. Türü ne olurdu?
Sanırım fantastik - romantik türünde olurdu. Direkt şu tür diyemedim ama mutlaka gotik bir havası olurdu kitabımın. 

2) Bu kitabı bir serinin başlangıcı mı yoksa bağımsız bir roman şeklinde mi yazardınız?
Tek kitap olmasını tercih ederim, seriler iyi hoş ama çok iyi kurgulanması gerekiyor. Bir bakıyorsunuz ilk kitabına taptığınız serinin ikinci kitabı fos çıkmış falan. Tek olsun benim olsun. :3


3) Kitabınızın baş karakterinin yada karakterlerinin isimlerini ne/neler koyardınız?
Bunu oturup düşünmek lazım o yüzden pas geçiyorum. 

4) Her yazarın etkinlendiği başka yazar yada yazarlar mutlaka vardır. Peki sizinkiler hangileri?
Gabriel Garcia Marquez, Neil Gaiman, Nora Roberts... Aklıma ilk gelen isimler bunlar.

5) Kitabınızın nerede geçiyor olmasınız isterdiniz? (Hangi ülke,şehir,köy vs). Ya da kitabınız kurgusal bir dünyayı anlatıyorsa orası nasıl bir yer olurdu?
Galler hayranıyım ama doğunun daha mistik olduğunu düşünüyorum. Net bir bölge yok aklımda, kırsal bir yer olurdu ve birinci dünya savaşı zamanında geçerdi öyle diyeyim.

6) Kitabınızı ilk olarak kime imzalayıp verirdiniz?
Etrafımda en çok merak eden kim varsa ona verirdim. 

7) Gelelim en önemli soruya, kitabınızın ismi ne olurdu?
Bilemedim ben onu. o.o 

8) Sizce kitabınızı en güzel şekilde anlatan 3 kelime ne olurdu? 
Gotik, romantik, gizem.





17 Ocak 2015 Cumartesi

2014'ün En İyi Beş Kitabı

5 yorum:
Gecikmeli bir yılın en iyileri yazısından herkese merhaba! Bilgisayarımdaki birtakım sorunlar yüzünden rahatça yazı yazamıyorum, yorumlara cevap veremiyor olmamın sebebi de bu. 2014 benim için fazlasıyla yoğun bir yıl oldu. Part time çalışayım derken ne okulla ne de blogla ilgilenebildim. Sonra yazın tam rahatladım derken bir buçuk ay staj - iş arasında mekik dokudum. Haliyle çok fazla kitap okuyamadım. Yine de bu sene çok beğendiklerimi paylaşayım dedim. Kitapları sıralama olmadan koyuyorum, yorumu olanları yorum linkinden incelemenizi tavsiye ederim, niçin beğendiğimi detaylıca öğrenmiş olursunuz. ^^


Ve 2014'ün En İyi Kitapları: 

Kurtlara Söyle Eve Döndüm - Carol Rifka Brunt (yorumuma  buradan bakabilirsiniz)
Dikkat Aşk Çıkabilir! - Asude (yorumuma buradan bakabilirsiniz)
Yürüyen Şato - Diana Wynne Jones (yorumuma buradan bakabilirsiniz)
Şahmelek - Merve Akıncı (yorumuma buradan bakabilirsiniz)
Bir Sır Saklı İçimde - Julie Berry (yorumuma buradan bakabilirsiniz)

Yorumu olanlara yorum linkinden bakabilirsiniz demiştim ama meğer hepsinin yorumu varmış. :3 Kitapları koyduktan sonra fark ettim ki bu sene doğru düzgün gerilim - polisiye okumamışım. Aslında sevdiğim bir tür ama denk gelmemiş sanırım, neyse. 2014'ün en beğendiğim beş kitabı bunlardı. Sıralama yapmadım dedim ama Kurtlara Söyle Eve Döndüm'ün yerinin ayrı olduğunu belirteyim. *.* Sizin 2014 yılında okuduklarınızdan en çok beğendikleriniz hangileriydi?





14 Ocak 2015 Çarşamba

O - Stephen King Sansürsüz Tam Metin Geliyor!

6 yorum:

Geçen seneki fuar yazımda Altın Kitaplar'ın Stephen King - O yeni basımı gelecek dediğinden bahsetmiştim. Tabi o haber üzerinden baya zaman geçti, haliyle bir süre sonra beklediğim kitaplar arasında olmaktan çıktı. Bugün denk geldiğim bir yazı sağ olsun kitabın yeni basımının 16 ocak ön siparişi ile çıktığını öğrendim. Ehehe bu sevindirik gelişme için altın Kitaplar'a teşekkürler. Kapak biraz korkunç dursa da almalıyız, okumalıyız derim. ^^ 

Tanıtım Yazısı:
Küçük bir Amerikan kasabası olan Derry’yi diğer kasabalardan farklı kılan şey, kanalizasyon mazgallarının altındaki dehlizlerde yaşayan, kendini kimi zaman kâbuslarda, kimi zaman da gerçek hayatta gösteren bir yaratığın, insanları kendi karanlık dünyasına çeken esrarengiz bir gücün varlığıdır. Bu korkunç yaratıkla uzun yıllar önce savaşıp ardından kasabayı terk eden ve kendilerine yeni bir hayat kurmuş olan yedi çocuk, artık birer yetişkin olmuş ve yaşadıkları dehşet dolu günleri unutmuşlardır. Ancak, anılarının derinliklerine gömülen yaratık yıllar sonra yeniden harekete geçince, onunla bir kez daha hesaplaşmak zorunda kalırlar. Geçmişte kalan kâbuslar, şimdiki zamanda korkunç bir gerçeğe dönüşmüştür artık.
Stephen King’in yazımını dört yılda tamamladığı ölümsüz başyapıtının sansürsüz ve eksiksiz metnini okurken tam da Daily Express’in tarif ettiği gibi, kendinizi O’nun karanlık dünyasında hissedeceksiniz.

Kitap Tanıtımı: Gölgeler - Paula Weston

2 yorum:


Gaby Winters yaklaşık bir yıl önce ikiz kardeşi Jude’u bir trafik kazasında kaybetmişti. Kazadan sonra bedeni iyileşmişti ama acısı hâlâ ilk günkü gibi tazeydi ve kâbusları bitmiyordu: Her gece kâbuslarında iblislerle ve cehennemin diğer yaratıklarıyla savaşıyordu.

Ve sonra karşısına Rafa çıktı. Rafa, sadece kâbuslarında sık sık gördüğü çocuk değildi, aynı zamanda ikiz kardeşi Jude’la da bir geçmişleri olduğunu iddia ediyordu. Gaby, hayatı ve kendi hakkında bildiğini düşündüğü gerçeklerin sadece birer yalan olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştı ve bulması gereken gerçekler kâbuslarındaki gölgelerde gizliydiler.

Rafa kimdi? Refaimler kimlerdi? Ve en önemlisi Gaby kime güvenebilirdi?

“Sıkı, zekice yazılmış ve farklı… Okuduğum en iyi melek temalı kitaptı!” – Alpha Reader 

13 Ocak 2015 Salı

Kitap Yorumu: Cadının Oğlu - Michael Gruber

4 yorum:

Tanıtım yazısı:
Ona Yumru diyorlar. Biçimsiz, insandan çok gulyabaniye benzeyen terk edilmiş bir çocuk. Analığı cadı, dadısı ayı, öğretmeni cin, akıl hocası kedi. O kadar masum ki, insanların dünyasıyla tanışınca, kötülüklerle baş edemiyor.

Taş kesilen yüreğiyle anasını ölümcül tehlikelere atıyor. Kendini keşfetmek için dünyanın derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkıyor. Hem çok tanıdık hem de hiç alışılmadık bu alemde, kötülük, güzellik, efsaneler, gerçeklik ile merak var. Ve ucunda sevgi bekliyor.

Cadının Oğlu'nun yıllar önce bir yerde alıntısına rastlamış ve çok beğenmiştim. Sonra şans eseri kitap alışveriş sitelerinden birinde denk geldim ve hemen aldım. Ayrıca bu seneki kış okuma şenliğinde adında akrabalık ilişkisi geçen bir kitap kategorisi için Cadının Oğlu'nu seçmiştim. Kış günlerine yakışan şirin, sıcak bir kitaptı. ^^ Her sayfası sihir kokan tam bir cadı kitabı, bazen Binbir Gece Masalları'nı izliyormuş gibi hissetmenizi sağlıyor. Uzun zamandır yaşayan bir cadı, onun yoldaşı konuşan bir kedi ve bir gün hayatlarına giren bebek Yumru'nun hikayesi en başından itibaren kendini sevdiriyor. 

Cadının Oğlu biraz masal tarzında yazılmış, açıkçası o yazı dilini çok sevmiyorum. Alttan bir hikayeden ders çıkarma hissi veriyor, daha küçük olsam belki bu hoşa gidebilirdi. Sanırım çocukların daha çok seveceği bir kitap. Yazar eski masalları yeni yorumlar katarak aktarmış, mesela Kırmızı Başlıklı Kız'da kötü olan kurt değil avcı olmuş, Hansel ve Gretel'de iyi kalpli cadı kötü babadan kardeşleri korumuş gibi. 

Karakterlerden biraz bahsedecek olursam, Yumru diğer insanların gulyabani diye nitelendireceği kadar çirkin biri. Cadı onu bulduktan sonra bir ayıyı dadısı yapıyor ve insanlardan bu kadar uzak büyüyen çocuk kendini çok güzel onları ise çelimsiz ve çirkin sanıyor. Yumru'nun hayatı gerçeği öğrenince oldukça değişiyor tabii. Cadı annesinden nefret eden birine dönüşüveriyor. Cadı ise güçlü, doğayı ve doğaya ait olanı seven biri. Ama annelik duygusundan yoksun olması Yumru ile olan bağını ilk başlarda çok zedeliyor. Kedimiz Falance ise tam bir kedi. :D Kibirli ama zeki, arada yalanıyor vs. :D Ana karakterler genel bir çerçeveden bakınca böyleydi, sadece kediyi her yönüyle sevdim, cadı ve Yumru tam oturmamıştı bence. 

Masallardan hoşlanıyorsanız Cadının Oğlu tavsiye edeceğim bir kitap. Zaten hem kısacık hem de akıcı olduğu için çabucak bitiyor, size de güzel bir hikayeyi dinlemiş olmak kalıyor. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...