11 Haziran 2016 Cumartesi

Okuma Planım - Haziran 2016

6 yorum:


Herkese merhaba! 2 hazirandaki Ukitap yazısından bu yana yeni yazı giremedim. Boş vaktim fazlasıyla var ama sanırım biraz aylaklık yapmaya ihtiyacım varmış, onu giderdim. :D Haziran ayında okumak istediklerimi haziranın başında paylaşsam daha iyi olurdu. Ama o günle rkitap okumaya pek hevesli değildim. Geç olsun da güç olmasın diyerek okumak için tam 11 kitap seçtim. *-* Bazı Kızlar Aşk İçin Her Şeyi Yapar eğer diğerlerini bitirirsem bonus olarak okunmak üzere seçildi. Umutluyum ama hadi bakalım. :D

Neredeyse bir aydır okuduğum kitapları paylaşmıyorum, çünkü okuyamıyorum. En son bir hevesle Türk Korku Edebiyatı'na Pusova ile girdim ama umduğumu bulamadım. Kullanılan argo kelimeler korkunun hissiyatını yok ediyordu. İkinci hikayedeki küfürlü dil yüzünden kitaptan soğudum. Devamını kurcalayıp benzer şeyler görünce bıraktım. Belki ileride tekrar elime alırım, bilmiyorum. Zaten bitirme ödevimin ağır baskısı da eklenince okumaya ara verdim. Şimdi büyük bir hevesle geri dönüyorum, umarım seçtiklerimin hepsini okurum. ^.^

Hesaplamalarıma göre okumak için 20 günüm var. :D O yüzden hangi kitabı ne kadar sürece okuyacağımı da planladım. 11 kitap arasından ilk olarak Kafes'i okuyacağım. Korku edebiyatına olan ilgim hala devam ediyor, okurken korkacağım bir kitapla karşılaşmak istiyorum artık. Kafes bu beklentimi karşılar mı, göreceğim.  Ve en çok Riverton Malikanesi'ni merak ediyorum. Ukitap takasımda sevgili Erdem Sahaf'ın hediye olarak yolladığı bir kitaptı. Kate Morton sevdiğimi öğrenince gönderdi sağ olsun. =) Riverton Malikanesi kesinlikle tam bir gece kitabı. Kate Morton kitaplarında gizemli konular işleyen bir yazar. Ona duyduğum sevgi buradan geliyor. Kitabı çok merak etsem de Kafes'ten hemen sonra okumam diye düşünüyorum. Araya biraz heyecan girsin. 

Uzun zamandır okuma yapmadığım için kolay okuyabileceğim kitapları seçmeye özen gösterdim. Klasiklerin çizgi - roman versiyonlarından Romeo ve Juliet'i çok severek okumuştum. Orijinal metinle çok oynama yapılmadan aktarılan bir kitaptı. III. Richard ve Hamlet'in de aynı güzelliktedir diye düşünüyorum. Bunun dışında, Yerdeniz'e geri dönüyorum. :D Tehanu'ya baştan başlayıp tekrardan Ursula Le Guin ile buluşacağım. Seriyi özlediğimi hissediyorum. Çok hem de. ^^

Seçtiklerimin hepsini çok merak ediyorum, hepsini severek okuyacağımı umuyorum. Plan yazıları yazmak hoşuma gidiyor, umarım siz de okurken keyif almışsınızdır. Seçtiklerimden okuduklarınız varsa spoiler vermeden görüş bildirirseniz sevinirim. =) Okuma sorunu yaşayan herkese plan yapmayı tavsiye ederim. İnsanı fazlasıyla şevklendiriyor. Sizin de "haziran ayında bunları okumak istiyorum" dediğiniz kitaplar varsa benimle paylaşın lütfen, herkese mutlu günler! ^_^


2 Haziran 2016 Perşembe

UKitap Nedir?

8 yorum:





















Merhabalar, bu yazım sık  kullandığım bir site olan UKitap hakkında olacak. Siteye şubat 2014'ten beri üyeyim, yirmiden fazla takas - alım satım işlemi gerçekleştirdim ve çok memnun kaldım. Site hakkında hem blogdan hem de diğer sosyal medya hesaplarımdan sorular alıyordum. Bu yazıda UKitap'ın işleyişiyle alakalı bütün detayları vermeye çalışacağım.

İlk olarak UKitap nedir? sorusuyla başlarsak, UKitap kitap takası ağırlıklı olmak üzere ikinci el kitapların alım - satımını da yapabileceğiniz bir site. Arayüz kullanımı çok rahat olduğundan üye olunca zorluk çekmeden kullanmaya başlayabilirsiniz. Hemen belirteyim UKitap üyeliği için normalde davetiye gerekiyor ama belli zamanlarda davetiyesiz de üye olabiliyorsunuz. Bugün kontrol ettim, şu an  siteye davetiyesiz üye alımı var. Girip üye ol derseniz sizden belli bilgiler isteyecek, kitapsever biriyseniz büyük ihtimal kabul edilirsiniz. =) Bir de bazen davetiye için mesajlar alıyorum, maalesef benim davetiye gönderme yetkim henüz yok. 

Sitenin amacı çok basit, her üye takas edebileceği kitapları ve istediklerini ekliyor, istekleri örtüşen üyeler birbirlerine mesaj atıyor ya da takas teklifi gönderiyorlar. Anlaşırlarsa adres bilgileri veriliyor, kitaplar kargolanıyor ve takas tamamlandığında üyenin karnesine takas ile ilgili yorum yapılıyor. 
























Bu benim üyelik profilim. Profil notunuz ne kadar açıklayıcı olursa işlemleriniz de o kadar istediğiniz yönde olur. Sitede ücretsiz üye iseniz kitap satımı yapamıyorsunuz ve takas - istek listenize en fazla 100 kitap koyabiliyorsunuz. Benim için ücretsiz üyelik yeterliydi o yüzden üst üyeliklere geçmedim. Ücretliler de gayet uygun fiyatlı zaten, isterseniz üye olduktan sonra geçebilirsiniz. =)

Takas listenize kitap eklemek için, arama kısmından kitap ismini aratıp çıkan kitabı kitaplarıma ekle butonuna tıklayarak ekleyebilirsiniz. İstediklerinize eklemek içinse çıkan kitap için istek listeme ekle derseniz kitabı istediklerinize eklemiş olursunuz. Üye olduğunuzda anasayfanızda en üstte "eklenen istediğim kitaplar" kısmı olur. Oradan istediklerinizi takip edebilirsiniz. "Bana Özel" sayfasından eşleşmelerinize bakabilirsiniz. Bu arada bir kitabı hem satabilir hem de takas listenize koyabilirsiniz. Ancak sitenin asıl amacı takas olduğundan kitap satacaksanız fiyatın düşük olması gerekiyor. Bununla ilgili kuralları siteye üye olduktan sonra okumanızı tavsiye ederim.

Siteyi yeni kullanan ve yakında kullanacak olanlara birkaç tavsiyem olacak. Öncelikle, takasa eklediğiniz kitapların durumunu çok iyi belirtin. Korsan mı, yırtığı var mı vs. bunları açıklama kısmına mutlaka ekleyin. Hiç okunmadıysa da belirtin ki kitabınızın yeniliği anlaşılsın.

Profil notunuz açıklayıcı olsun. Tek kitap takası istemiyorsanız belirtin, en çok aradığınız kitapları ya da ilgilendiğiniz türleri yazabilirsiniz. Takas etmek konusunda kararsız kaldığınız kitaplar varsa o kitapların açıklamasına "x kitapla takas edeceğim" ya da "profilimde aradıklarımla takas edeceğim" derseniz istemediğiniz kitaplar için teklif almazsınız.

Nezaketli olun, mesajlaşırken senli benli konuşmayın. Gelen mesajlara olumsuz da olsa dönün. Takas teklifinde size merhaba diyen üyeye sadece red butonuna basarak yanıtlamayın, ilginizi çekmediğini belirtin. Bunlar gerçekten önemli şeyler. Nezaketli insanlar sayesinde siteyi sorun yaşamadan kullanabiliyoruz. Geçen bir üye bana "takassssssssssssss" diye bir mesaj atmış. Gel de sinir olma şimdi. -_- 

Kargo gönderiminde genellikle herkes ptt kargo kullanır ve her kullanıcı gönderdiğini öder. Kesinleşmiş takaslarınızda bunu belirtirseniz sorun yaşanmaz. Genellikle aynı günlerde gönderim yapılamıyorsa yeni üyenin erken göndermesi daha makul olur. Sitede eskiden birkaç kişi kitap - ücret gönderimi yapmamıştı. Tek  tük de olsa sahte - dolandırıcı hesabı açılabiliyor. Bu sebeple yeni üye olan biriyle işlem yapıyorsam ilk olarak karşı tarafın göndermesini bekliyorum. Şimdiye kadar güvenlikle alakalı hiç sorun yaşamadığımı da belirteyim. =) 

Takas yapıyorsanız karşınızdakinden kitapların kondisyonu hakkında detaylı bilgi istemenizi tavsiye ederim. Bazı üyeler kitabın boyutunu ya da basım yılını belirtmiyor. Elinize beklediğinizden daha farklı bir kitap ulaşabiliyor. 

Sitenin Meydan kısmında aradığınız kitapları yazabilirsiniz. Sürekli güncel olan "İndirimli Kitap Kampanyalarını Paylaşalım" sayfasından indirimleri takip edebilir ve gördüklerinizi yazabilirsiniz. 


Umarım yazım yardımcı olmuştur. Aklınıza takılan sorular olursa yorum bırakabilirsiniz. Herkese iyi günler. =)

28 Mayıs 2016 Cumartesi

Bloglar İçin Güzel Bir Birleşme; Blogger Yorum Kulübü

29 yorum:
Herkese merhaba. Geçen gün okuduğum bloglardan birinde çok güzel bir etkinliğe denk geldim. Blogger Yorum Kulübü adıyla başlatılan bu etkinlik bloglar arası etkileşime teşvik ediyor. Etkinliğe katılan bloglar diğer blogları takibe alıyor ve ellerinden geldiğince paylaşımlarına yorum bırakıyorlar. Tabii bunu zorla yapmayı kimse istemez. Ama okuduğunuz bir yazıya hiç değilse "paylaşımınız için teşekkürler" demek çok zor olmamalı. 

Daha bugün sevdiğim bir kitap blogunun yazmayı bırakacağına dair bir veda yazısını okudum. Özellikle instagram ve youtube ön plana çıktığından beri blog okunması oldukça azaldı. Kimse kendi kendine konuşuyormuş gibi yazmak istemiyor, o yüzden lütfen birbirimize destek olalım. Etkinliği başlatan kişiye çok teşekkür ediyorum, açıkçası ben de bu konuda çok bilinçli değildim. Artık okuduğum her yazıya yorum bırakmaya ve daha çok blog yazısı okumaya çalışıyorum. Lütfen burayı tıklayarak yazının kaynağına gidin ve etkinliğe siz de katılın. Blogunuzda paylaşın, destek verin. 

Bir de son olarak, beni takibe alan herkese dönmeye çalıştım ama blogla ilgilenemediğim zamanlarda takip eden bloglara geri dönemedim. Özellikle kitap - film - dizi üzerine yazıyor ve beni takip ediyorsanız lütfen blog adresinizi yorum olarak bırakın, sizi takip etmeyi ve tanışmayı çok isterim. :)

Umarım bu ve benzeri etkinlikler artarak büyür, desteklerinizi bekliyorum. ^.^

17 Mayıs 2016 Salı

İnternetten Kitap Almak: En İyi Kitap Alışveriş Siteleri

21 yorum:

Merhaba, bu yazımda kitap satın alabileceğiniz internet sitelerinden bahsedeceğim. Kitap fiyatları uçmuş vaziyette, artık eskisi gibi herhangi bir kitapçıya girip beş on kitap alıp çıkamıyoruz. Bu sebeple uzun zamandır kitap alışverişlerimi internet üstünden gerçekleştiriyorum. Yazım, hangi sitelerden alışveriş yaptığımı ve nasıl bulduğuma dair bir inceleme üstüne olacak. Şimdiye kadar kitap alışverişlerimde Okuoku, Kitapyurdu, İdefix, D&R, İlknokta, Kitap Sihirbazı ve Hepsiburada.com'u kullandım. Herhangi bir beğeni sırası olmadan görüşlerimi aktaracağım, umarım bu konuda kafasında soru işareti olanlara yardımcı olabilirim. 

D&R'yle başlayalım. Sorun yaşamadan alışveriş yaptığım bir site olmakla beraber bir defa kargo şirketinden kaynaklı olarak satın aldığım ürün benden habersiz depolarına geri dönmüştü. Ama işin ilginç tarafı aynı kargoyla çalışan başka bir firmadan ürün aldığımda hem kargo hem de firma düzenli olarak mail - sms ile bilgilendirme yapıyor. Ürün çeşitliliği ve fiyat açısından bakıldığında iyi, ama ödeme yaparken kafasına göre artı taksit verebiliyor dikkat edin. Ücretsiz hediye paketi yaptırabiliyorsunuz. Bildiğim kadarıyla kapıda ödeme seçeneği yoktu. Kitaplar ve diğer ürünler sağlam paketlerde temiz geliyor.

Kitapyurdu severek alışveriş yaptığım sitelerden biri. Her ay düzenli alışveriş yaparsanız indirimlere ek olarak %5 indirim daha kazanıyorsunuz. Sitenin satın alınan kitaplara yorum yaptıkça puan kazanma sistemi var. Bu sebeple üyeleri aktif. Kitaplara gelen yorumlara ve yorumların beğeni sayısına bakarak kitap seçip memnun kalmışlığım çok olmuştur. Kargo süresi ortalama, kitaplar temiz geliyor. Kapıda ödeme seçeneği yok. Güzel kampanyaların olduğu bir kitap sitesi. Kelepir kitaplarında her türden çeşitli eserler var. 

İlknokta'dan şimdilik sadece bir kez alışveriş yaptım. Birinin bana göndereceği kitapta orada gelmişti, onu da sayarsak iki. Site Penguen Kitap'a ait, dolayısıyla kendi ürünlerinin yeni çıkanlarına erişme konusunda hiçbir sıkıntı yok. Ukitap'ta kargonun çok geç geldiğine ve çizgi - roman teminlerinde sorun olduğuna dair birkaç kişinin görüşünü okumuştum. Bununla beraber sıkıntı yaşamadan alışveriş yaptığını söyleyenler de var. Benim iki alışverişim de sorunsuz geçti, ileride  tekrar kullanmayı düşündüğüm bir site. 

İnternetten kitap almaya Okuoku ile başladım. Lisede kredi - banka kartım olmadığından ve kapıda ödeme seçeneği olduğundan çok cazip gelen bir siteydi. Sık sık güzel indirimler yapıyorlar. Kelepirlerinden 4,90a sevdiğim kitapları almışlığım var. Bununla beraber seçtiğim kitaplardan stokta yok diye haber vermeden iptal edip, yerine başka bir kitap isteyip istemediğimi sormadan eksik kargo gönderdikleri oldu. Bu iki alışverişimde birden olunca bloga yazısını bile girmiştim ama sonraki birkaç alışverişim yine sorunsuz geçince kaldırdım. Popüler olmayan, yeni çıkmayan kitaplar konusundaki sorunu dışında fena değil, tercih edilebilir. 


Kitap Sihirbazı'ndan sadece bir kere alışveriş yaptım. Eklediğim bir kitabın sadece cep boy baskısı kalmıştı, mail yoluyla haber verip durumu belirttiler sağ olsunlar, gerekli değişim yapıldı. Site ilk açıldığında çok popülerdi nedense artık pek kullanan duymuyorum. Arada bakıyorum ama pek güzel indirimler görmüyorum. Perakende mağazaları açılacakmış bu arada. Kapıda ödeme seçeneği olan sitelerden biri olduğunu belirteyim.

İdefix şu aralar en çok kullandığım site oldu. Kargosu alışveriş yaptığım diğer sitelere kıyasla tartışmasız en hızlısı. Kitaplar hasarsız geliyor ve hediye olarak Sabit Fikir dergisi gönderiyorlar. Yalnız yeni tasarımları biraz kullanışsız olmuş keşke eskisi geri gelse.

Son olarak hepsiburada.com'a geçeyim. 9.90lık kampanyalarında çok çeşitli kitapları bulunmakta. Ayrıca mobil uygulamalarından alışveriş yaparsanız belli bir tutardan sonra kargo bedava oluyor. Özellikle kitap almak için kullandığım bir site değil. Farklı bir şey alırken kitaplara da bakıyorum, güzel indirimleri varsa alıyorum. Tek eksileri ürünler farklı günlerde temin ediliyor diye kargoyu parça parça göndermeleri. Bir gün arayla temin edilen ürün beklese, birlikte gönderilse çok daha iyi olur. Müşteriyi bilgilendirme açısından gayet başarılılar, kargonun nerede olduğuna dair sürekli sms gönderiyorlar.


Umarım yazım bilgilendirici olmuştur. Yazarken elimden geldiğinde objektif olmaya çalıştım. İnternetten aldığımız kitaplar daha ucuz diye hizmet kalitesinin düşük olmasını sorun etmeyen insanlar görüyorum. Üstelik bunlar arasında çok kitap okuyan ve takipçi sayısı fazla olanlar var. Böyle bir şey yok arkadaşlar, aldığımız kitabın fiyatı ne olursa olsun hizmet kalitesi iyi olmak zorunda. Bu konuda hakkınızı korumayı unutmayın lütfen. Yaşanan sorunu firma gerektiği gibi telafi edemiyorsa orayı tercih etmemeye özen gösterin. Siz de sık kullandığınız siteleri ve deneyimleriniz paylaşırsanız sevinirim. Herkese iyi günler.


15 Mayıs 2016 Pazar

Kan ve Tuz - Kim Liggett / İnceleme

4 yorum:

Kan ve Tuz henüz tanıtımları yapılırken @benherneysemo'nun göstermesiyle takibe aldığım bir kitap. Romantık - korku ağırlıklı ve Amerikan yerlilerinin mistik efsaneleriyle bezenmiş bir hikaye görünce heyecanla ön siparişi beklemiştim. Sadece ismi bile tam sevdiğim türde bir kitap okuyacağımı vadediyordu. Kan ve Tuz, kesinlikle okuyucuyu beklentiye sokacak bir isim. Bu beklentilerimi karşıladı mı şu an ben de emin değilim. Kafamdakileri yazdıkça ne düşündüğümü kesin olarak anlayacağım. :3  Kitabı bitireli iki - üç gün oldu. Eskiden sıcağı sıcağına yorum yazmak daha iyi oluyor diye düşünürdüm. Şimdiyse biraz zaman geçtikten sonra düşüncelerin netleştiğini düşünüyorum. Kan ve Tuz hakkındaki yazımı kitabı bitirir bitirmez yazsaydım eminim bu inceleme daha negatif olurdu. Hayvan Mezarlığı'ndan beri okuduğum hiçbir kitap bende o istediğim korku - gerilim etkisini yaratmadı. Kan ve Tuz'dan bu yönde beklentim yüksekti. Beklediğim gibi çıkmayınca biraz hayalkırıklığına uğradım.


Kan ve Tuz karanlık bir hikayeden çok kafa karıştıran bir genç - yetişkin aşk romanı olarak başladı. Tam olarak ne okuduğumu anlamadan ilerledim. Bu arada çeviriden yana bir sorun olmadığını belirtmek isterim, Aslı Dağlı'nın çevirisini gayet akıcı buldum. Ama yazar Kim Liggett, sanki hikayeyi ne yöne çekmesi gerektiği konusunda kararsızmış gibi bir öyle bir böyle yönlendirmiş. Kitabın ana karakteri olan Ash  bir sebepten ötürü farklı hissetmekte, (spoiler olmasın, açıklamayayım) belki onun duygularını aktarmak istemiştir. Ama okuyucu olarak bunu bunaltıcı buldum. Zaten büyük bir hevesle başladığım kitap çok çiğnenmiş sakız tadı veren aşk hikayesiyle öne çıkınca hevesim söndü. Kan ve Tuz klasik bir genç - yetişkin aşk romanı okumak isteyeni bir nebze tatmin edebilir ama korkuyu çok beklememek gerekiyormuş. İsteğim azalsada okumaya devam ettim, büyük beklenti kolay kolay yok olmuyor tabii. :3 Zaten kitap ilerledikçe olaylar ön plana çıktı, merakım arttı. Kitap merak ettirerek ilerleme konusunda çok iyi ona bir lafım yok. Bölümlerin kısa kısa olması da ilerlemeye yardımcı oluyor. Çoğu okuyucu gibi ben de genelde kitaplara bölüm sonunda ara vermeyi tercih ediyorum. Kan ve Tuz az sayfası ve çok bölümüyle hadi şu bölümü de bitireyim diye diye okutturuyor kendini. Kitabın okunması için iyi bir taktik olmuş bu.

Şehir merkezinde başlayan hikaye Amerikan yerlilerinin yaşam alanlarına kayınca benim için asıl hikaye başladı. Ash ve erkek kardeşinin soru işaretleri içinde yaptığı yolculuğun sonunda mistik ve doğal bir ortam beklerken gayet modern bir kentle karşılaşıyorsunuz. Bunu pek sevdiğimi söyleyemem ama  2000li yıllarda teknolojiden uzak bir hayatın olması da saçma olabilirdi. Hikayenin ortamı konusunda biraz eli boş kaldım, beklediğim büyülü kasaba yoktu çünkü. 

Klasik aşk hikayesi demiştim. Aşk üçgeni Kan ve Tuz'un odak noktalarından biri. Karakterler sağlam gelmiyor, kimin altından ne çıkacağı belli değil. Bunu şaşırtmaca olarak görmüyorum, yazar sanki istediğim gibi şekil verebileyim diyerek karakterleri böyle konumlandırmış. Ne oldukları, neye inandıkları belli olmayan bir insan gurubunun içine dalmış gibi hissedebiliyorsunuz. Daha detaylı olsaymış dediğim çok fazla şey var. Yoksa konu çok güzel, biraz daha uğraşılsa, korku ve fantastik ön planda olsa eminim favori kitaplarımdan biri olurdu.

Kan ve Tuz'a başlayacaksanız ne beklediğiniz önemli. Korku konusunda isminin ve tanıtımların hakkını veren bir yapıt değil. Genç - yetişkinin aşk üçgeni içinde dönen ilişkileri beni bunalttı ama seveni çok. Kitap  bölüm sonlarında merak uyandırıcı bitişleriyle ilerletiyor. Genel olarak baktığımda devamını merak ettiğim bir hikaye var karşımda. Umarım diğer kitaplarda mistik yönü baskın gelir. Devamını okumayı kesinlikle istiyorum çünkü. 




12 Mayıs 2016 Perşembe

Kitap Alışverişi - 2016 Nisan - Mayıs

6 yorum:


Mayıs ayının yağmurlu bir gününden merhaba. Öğrencilik hayatım bitmek üzere, haftaya kpss, bitirme ödevi jürim ve atölye proje jürim var. Bu hafta derslerin son haftası olduğundan önümüzdeki haftalar bir iki finalim de olacak. Gerçekten yoğun bir dönemdeyim maalesef. -_- Neyse ki eskisi gibi olmasa da kitap okuyacak vakit bulabiliyorum. 

Bu yazıyı daha genel tutup izlediklerimden de bahsetsem mi diye düşündüm ama onları daha sonra ayrı başlıklarda yazmaya karar verdim. Ufaktan Kore dizilerine başladım, bir de devamı gelen diziler var tabii. Neyse haftasonu bir K-drama yazısı girerim artık. :3


Bu yazı parça parça aldığım üç alışveriş hakkında olacak. İlki Kitapyurdu'ndan. Lola ve Komşu Çocuk'tan sonra Stephanie Perkins sevdiğim bir kalem oldu. Yabancı Yayınları Isla ve Mutlu Son'u çıkardığında Paris'te Aşk'la beraber alayım dedim. Bilmeyenler için, Paris'te Aşk Anna and The French Kiss'in Arunas Yayınları'ndan çıkan versiyonu. Paris'te Aşk ismi yerine orijinal isim ve kapak kullansalarmış en az Lola ve Komşu Çocuk kadar duyulan bir kitap olabilirmiş bence. Çevirisi gayet güzeldi, takıldığım bir nokta olmadan okudum. Nisan ayında tarihi aşk romanlarına olan ilgim artınca Gelin'i de aldım. İçlerinden sadece Paris'te Aşk'ı okumuş olmam üzücü bir durum tabii. :3 Şimdi daha çok korku türünden bir şeyler okumak istiyorum. Roman yerine öykü tercih ediyorum hatta daha bugün İdefix'ten dört kitap sipariş ettim. Geldikleri zaman yazısını gireceğim. =)


Diğer alışverişimi İlknokta'dan yaptım. İlk defa bu siteyi kullandığım ve hakkında olumsuz birkaç şey duyduğum için almasam mı dedim ama Yabancı Yayınları zaten kendi markalarından biri olduğundan sıkıntı çıkmaz diye düşündüm. :3 Nitekim kitap elime sorunsuz ulaştı. Kargo takip numarası vermemeleri dışında memnun kaldığım bir site. Bu alışveriş tek kitaplıktı, şu an okuduğum Kan ve Tuz'u aldım. Kitap korku- romantik türlerinde, amerikan yerlisi bir kabilenin şaman ritüelleri hakkında. Konu o kadar çok ilgimi çekti ki ön siparişe düşer düşmez sepete ekledim. Kan ve Tuz isminin hakkını vermesi umuduyla başladım. Başlangıcı klasik ergen kitaplarının dışına çok çıkmayan cinsten olsa da şu an gayet güzel ilerliyor. Neler olacağını merak ederek okuyorum, incelemesini mutlaka gireceğim. 


Son olarak hepsiburada.com'dan aldığım hesapta olmayan iki kitap var. Anneler günü hediyesi bakarken kitaplarda indirimler nasılmış diye biraz bakınırken denk geldim. Zamanın Kısa Tarihi Ukitap'ta istek listemdeydi zaten. Bu arada almak istediğim kitapları hatırlamak için arada Ukitap istek listeme girip bakıyorum. Hepsi orada olmasa da hatırlamak açısından çok işime yarıyor. :D Kendime not, yakında Ukitap ile alakalı yazı gireceğim. Bilimsel araştırmalara meraklı olmayan yoktur diye düşünüyorum. Stephen Hawking'in kitaplarını çok merak ediyordum, iki tanesin edinmem güzel oldu. =)

Yazının sonuna geldiğime göre gidip Kan ve Tuz'a devam edebilirim. Bu arada Kütüphanemden Kitap Manzaraları'na özel not, Kan ve Tuz düzeldi iyi ki listenden çıkarmamışsın. =D Herkese iyi akşamlar, iyi okumalar. =)

18 Nisan 2016 Pazartesi

"Duygularınız Nisan Ayındaki Gibiyse..."

2 yorum:


Başlığı twitter üzerinden takip ettiğim bir hesaptan esinlenerek yazdım. Jane Austen - @austenzede - Mr. Darcy hayranı olan herkes için harika paylaşımlarda bulunuyor. "Eğer bana karşı duygularınız hala nisan ayındaki gibiyse hemen söyleyin. Benim duygu ve dileklerim hiç değişmedi. ama tek sözünüz üzerine bu konuyu ömür boyu kapatırım. "

Farkında olmadan mart bitti hatta nisanın sonlarına yaklaştık. Bitirme ödevimi düşündükçe bu durum beni baya geriyor, ilerlemem yüzde sıfır. İşte ayrıldım, bu aralar aldığım en güzel karar bu oldu. Yükselmenin ve eleman akışının hızlı olduğu yerler tam bir kurt sofrası, Allah orada çalışan nezaket sahibi herkese kolaylık versin. 

İşten çıkınca boş vaktim arttı tabi, haliyle kitap - dizi - film üçlüsüne daha çok bakar oldum. En son Her Yer Gökyüzü'nü okudum, ablasını kaybeden Lenni'ye odaklı şiirsel bir kitaptı. Başlangıçta hikayeye bodoslama dalıyormuş hissi verse de Lenni ve etrafa bıraktığı şiirleriyle kitap daha sakin bir hal alıyor. Detaylarla dolu kitapları çok seviyorum. Her Yer Gökyüzü minik detayları ve sıcak bir yaz akşamında, gökyüzünün altında boş boş oturmanın verdiği keyifle dolu bir kitap. Hatta yazarın tanıtıldığı kısımda tıpkı Lenni gibi en sevdiği ağacın altında boş boş oturmayı sever benzeri bir cümle vardı. Bence çoğumuzun en çok ihtiyaç duyduğu şey bu, bir süre boş boş oturmak, açık havada uyumak, rüya görmek ve bunun o kadar da boş bir iş olmadığını anlamak. Sanki şu an yapmak zorunda olduklarımız çok anlamlı, meh meh. Çoğu uzayda toz kadar önemsiz olan zorunlu şeyler.



Yazmadığım süreçte farkında olmadan iki tane Zack Synder filmi izledim. biri Watchmen, diğeriyle Sucker Punch. Watchmen  karanlık atmosferi ve alt metindeki mesajlarıyla akıp giden güzel bir film. Zaten kardeşimin önerisiyle açtığımdan beğeneceğimi bilerek izledim. ( Neleri sevdiğinizi bilen insanlardan film - kitap önerisi almak gibisi yok. ^.^) Sucker Punch hakkında iyi kötü bir sürü şey yazıp çizilmiş. Bence en az Watchmen kadar iyi bir kurguya sahip, hatta kendini vererek izleyen için hipnoz etkisi bile yaratabiliyor. Zack Synder'ın filmlerinde işlediği temalar hoşuma gitti. diğer bir filmi olan Baykuş Krallığı Efsanesi'ni izlemeyi çok istiyorum ama baykuşlardan ölümüne korkuyorum. *-* Hele bi' Evil Queen karakteri var, onu tam ekranda izlesem muhtemelen gece yatamam. Çekik gözlü baykuşları sevmiyorum, siz de sevmeyin. İnsanın rüyasını kabusa dönüştürüyorlar. Ama filmi çok merak ediyorum, yanıma birini ayarlarsam gündüz gözüyle izleyeceğim. ^^


Outlander'ın 2. sezonu başlayınca çok mutlu oldum. Takip ettiğim dizilerin çoğu mayısta başladığından Outlander da aklımda mayıs olarak kalmış. Hem mistik hem tarih kokan hem de İskoçları anlatan bildiğim başka bir dizi yok, varsa önerin izleyelim. =P Bu sezon ilk bölümde izleyiciyi fazlasıyla şaşırtan bir giriş yapıldı. Şu an Fransa'da devam ediyor ve nasıl ilerleyecek çok merak ediyorum. 

Bu aralar genel olarak okuyup - izlediklerim böyleydi. Umarım güzel günler geçiriyorsunuzdur. Hayallerimizi şimdiki zamanda uyguladığınız günler bizimle olsun, herkese iyi geceler. 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...