Yabancı Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yabancı Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2016 Pazar

Tüyap Kitap Fuarı'ndan Ne Alsak?

12 yorum:
İstanbul Tüyap Kitap Fuarı dün başladı. Geçen sene ve ondan önceki sene olduğu gibi bu sene de fuara gitmeyeceğim. Evde okunmayı bekleyen çok fazla kitabım var ve fuara gidersem bir iki kitapla dönmeyeceğimi biliyorum. :D Tüketim çılgınlığı varsın kitaptan olsun ama bu seferlik kendime dur diyeceğim. Ayrıca yol gözümde büyüyor, metrobüsle o kadar kitabı taşımak kolay değil. Birkaç yayınevi hariç aman aman bir indirim de olmuyor. Tüm bu sebepler birleşince fuara gitmekten soğuyorum. Gidenlerin paylaşımlarına zevkle bakıyorum orası ayrı tabii. =))

Fuara henüz gitmediyseniz ve kitap listenizde eksikler varsa size birkaç kitap önerim olacak. Kimisini okudum, kimisi yeni çıktı ve çok merak ediyorum. 

İlk önerim yeni çıkan ve Avatar Son Hava Bükücü'ye olan benzerliğiyle dikkat çeken Hava Uyanıyor. Avatar'ı çok seviyorum, kitabı okuyanlar da beğenmiş. Önümüzdeki ay kitap siparişi verirken Hava Uyanıyor'u mutlaka alacağım. 
Solaris İmparatorluğu, başkenti birleştirmeye bir zafer uzağındaydı ve nadir görülen büyüsel bir yakınlığın sahibi, on yedi yaşındaki kütüphaneci çırağı Vhalla Yarl savaşın seyrini değiştirebilirdi. 
Vhalla, Büyücüler Kulesi'ndeki gizemli büyü topluluğundan uzak durması gerektiğini bilerek büyümüştü ve kitapların sessiz dünyasında oldukça mutluydu. Ancak farkına varmadan, gelmiş geçmiş en büyük büyücülerden biri olan Prens Aldrik'in hayatını kurtardıktan sonra, yavaş yavaş onun dünyasına doğru çekildiğini hissediyordu. Şimdi önünde vermesi gereken zor bir karar vardı: Ya büyüsünü kabul edip bildiği hayatı terk edecek ya da büyücülükten defedilip eski haline dönecekti. Gölgelerde dolanan kudretli güçlerle birlikte, Vhalla'nın kararsızlığı ona sandığından çok daha fazlasına mal olacaktı.

Manga okumayı seviyorsanız çok severek okuğum Vampire Knight Serisi'ni fuardan alabilirsiniz. Arkadaş Kitabevi standında bulabileceğiniz seriyi okurken bloguma bir yazı girmiştim, bakmak isterseniz buraya tık tık. 
Ayrıca Arkadaş Kitabevi standında çok güzel Death Notelu, Vampire Knightlı ayraçlar var. Gidenler bana da getirse şahane olurdu. *.* 

Watchmen'in çizgi romanı İthaki Yayınları baskısıyla yeniden satışta. İnternetten ön siparişini verdim, kısmetse yarın elimde olacak. İlknokta'da %27 indirimle satılıyor, standa getirmişlerse üç aşağı beş yukarı aynı fiyattadır. 40 - 45 tl arası bir şey. Watchmen'in filmini çok beğenmiştim, eminim çizgi romanı daha güzeldir. İzlemediyseniz mutlaka izleyin, okumadıysanız gelin beraber okuyalım. ^.^


KİM GÖZLEYECEK GÖZCÜLERİ?

Seksenli yılların ortasında Alan Moore ve Dave Gibbons, çizgi roman tarihini kökten değiştiren ve popüler kültürün çizgi roman algısını yeni baştan yazan eşsiz bir eser yarattılar: WATCHMEN. Sıklıkla çizgi romanların ciddiye alınmasını sağlayan ilk eser olduğu söylenen WATCHMEN, süper kahramanların çok yönlülüğünü, psikolojik karakter derinliğini olabilecek en gerçekçi biçimde yansıtan yegâne eser.Amerikalı süper kahramanların varlığının bile tarihe farklı bir yön verdiği bir dünyada, Amerika Vietnam Savaşı’nı kazanmıştır, Nixon hâlâ başkandır ve Soğuk Savaş devam etmektedir. WATCHMEN bir cinayet öyküsü olarak başlasa da kısa sürede tüm gezegeni ilgilendiren bir komplonun izleri ortaya çıkar. Nihayetinde, tekrar bir araya gelmiş bu kahramanlar –Rorscach, Gece Kuşu, İpek Hayalet, Dr. Manhattan ve Ozymandias–s inançlarının sınırlarını zorlamak ve iyi ile kötünün çizgisinin nereye çizileceğini kendilerine sormak zorunda kalacaklardır. Bu edisyonda, eserin yaratılış sürecindeki daha önce yayınlanmamış çizim taslakları ve çizer Dave Gibbons’ın yeni önsözü de metinlere eşlik ediyor.

Günümüz fantastik ve bilim - kurgu edebiyatının en önemli yazarlarından Ursula Le Guin'in Yerdeniz Serisi bir diğer önerim. Metis Yayınevi fuar boyunca serileri set halinde uygun fiyata satıyor. Fuardan alabileceğiniz en güzel kitaplardan biri bence.

"Sanırım Yerdeniz Büyücüsü'nün en çocuksu yanı konusu: Büyümek. Büyümek, benim yıllarımı alan bir süreç oldu; bu süreci otuzbir yışımda tamamladım -ne kadar tamamlanabilirse; o yüzden de çok önemsiyorum. Çoğu genç de önemser. Ne de olsa esas işleri budur: Büyümek." 
-Ursula K. Le Guin




Bunların dışında Martı Yayınları'nın kitaplarına mutlaka bakın derim.  Kurtlara Söyle Eve Döndüm gibi şahane bir kitabı 10tl'ye alabilirsiniz. Ciltli kitapları 15 tl oluyordu. Go! Kitap'ın tüm kitapları fuar boyunca 12 tl. İnternetten daha ucuza bulabileceğiniz kitapları fuardan almayın bence. Sahaf kısmı varsa sahafları dolaşın, kitaplarla dolu bir fuarda olmanın tadını çıkarın. =)

 Az ama öz kitap önermeye çalıştım, umarım yardımcı olmuşumdur. Sizin de önerilerini varsa lütfen paylaşın, herkese mutlu günler. 

15 Mayıs 2016 Pazar

Kan ve Tuz - Kim Liggett / İnceleme

13 yorum:

Kan ve Tuz henüz tanıtımları yapılırken @benherneysemo'nun göstermesiyle takibe aldığım bir kitap. Romantık - korku ağırlıklı ve Amerikan yerlilerinin mistik efsaneleriyle bezenmiş bir hikaye görünce heyecanla ön siparişi beklemiştim. Sadece ismi bile tam sevdiğim türde bir kitap okuyacağımı vadediyordu. Kan ve Tuz, kesinlikle okuyucuyu beklentiye sokacak bir isim. Bu beklentilerimi karşıladı mı şu an ben de emin değilim. Kafamdakileri yazdıkça ne düşündüğümü kesin olarak anlayacağım. :3  Kitabı bitireli iki - üç gün oldu. Eskiden sıcağı sıcağına yorum yazmak daha iyi oluyor diye düşünürdüm. Şimdiyse biraz zaman geçtikten sonra düşüncelerin netleştiğini düşünüyorum. Kan ve Tuz hakkındaki yazımı kitabı bitirir bitirmez yazsaydım eminim bu inceleme daha negatif olurdu. Hayvan Mezarlığı'ndan beri okuduğum hiçbir kitap bende o istediğim korku - gerilim etkisini yaratmadı. Kan ve Tuz'dan bu yönde beklentim yüksekti. Beklediğim gibi çıkmayınca biraz hayalkırıklığına uğradım.


Kan ve Tuz karanlık bir hikayeden çok kafa karıştıran bir genç - yetişkin aşk romanı olarak başladı. Tam olarak ne okuduğumu anlamadan ilerledim. Bu arada çeviriden yana bir sorun olmadığını belirtmek isterim, Aslı Dağlı'nın çevirisini gayet akıcı buldum. Ama yazar Kim Liggett, sanki hikayeyi ne yöne çekmesi gerektiği konusunda kararsızmış gibi bir öyle bir böyle yönlendirmiş. Kitabın ana karakteri olan Ash  bir sebepten ötürü farklı hissetmekte, (spoiler olmasın, açıklamayayım) belki onun duygularını aktarmak istemiştir. Ama okuyucu olarak bunu bunaltıcı buldum. Zaten büyük bir hevesle başladığım kitap çok çiğnenmiş sakız tadı veren aşk hikayesiyle öne çıkınca hevesim söndü. Kan ve Tuz klasik bir genç - yetişkin aşk romanı okumak isteyeni bir nebze tatmin edebilir ama korkuyu çok beklememek gerekiyormuş. İsteğim azalsada okumaya devam ettim, büyük beklenti kolay kolay yok olmuyor tabii. :3 Zaten kitap ilerledikçe olaylar ön plana çıktı, merakım arttı. Kitap merak ettirerek ilerleme konusunda çok iyi ona bir lafım yok. Bölümlerin kısa kısa olması da ilerlemeye yardımcı oluyor. Çoğu okuyucu gibi ben de genelde kitaplara bölüm sonunda ara vermeyi tercih ediyorum. Kan ve Tuz az sayfası ve çok bölümüyle hadi şu bölümü de bitireyim diye diye okutturuyor kendini. Kitabın okunması için iyi bir taktik olmuş bu.

Şehir merkezinde başlayan hikaye Amerikan yerlilerinin yaşam alanlarına kayınca benim için asıl hikaye başladı. Ash ve erkek kardeşinin soru işaretleri içinde yaptığı yolculuğun sonunda mistik ve doğal bir ortam beklerken gayet modern bir kentle karşılaşıyorsunuz. Bunu pek sevdiğimi söyleyemem ama  2000li yıllarda teknolojiden uzak bir hayatın olması da saçma olabilirdi. Hikayenin ortamı konusunda biraz eli boş kaldım, beklediğim büyülü kasaba yoktu çünkü. 

Klasik aşk hikayesi demiştim. Aşk üçgeni Kan ve Tuz'un odak noktalarından biri. Karakterler sağlam gelmiyor, kimin altından ne çıkacağı belli değil. Bunu şaşırtmaca olarak görmüyorum, yazar sanki istediğim gibi şekil verebileyim diyerek karakterleri böyle konumlandırmış. Ne oldukları, neye inandıkları belli olmayan bir insan gurubunun içine dalmış gibi hissedebiliyorsunuz. Daha detaylı olsaymış dediğim çok fazla şey var. Yoksa konu çok güzel, biraz daha uğraşılsa, korku ve fantastik ön planda olsa eminim favori kitaplarımdan biri olurdu.

Kan ve Tuz'a başlayacaksanız ne beklediğiniz önemli. Korku konusunda isminin ve tanıtımların hakkını veren bir yapıt değil. Genç - yetişkinin aşk üçgeni içinde dönen ilişkileri beni bunalttı ama seveni çok. Kitap  bölüm sonlarında merak uyandırıcı bitişleriyle ilerletiyor. Genel olarak baktığımda devamını merak ettiğim bir hikaye var karşımda. Umarım diğer kitaplarda mistik yönü baskın gelir. Devamını okumayı kesinlikle istiyorum çünkü.

Kan ve Tuz ve benzeri  indirimli kitaplara buradan ulaşabilirsiniz. ^^




12 Mayıs 2016 Perşembe

Kitap Alışverişi - 2016 Nisan - Mayıs

6 yorum:


Mayıs ayının yağmurlu bir gününden merhaba. Öğrencilik hayatım bitmek üzere, haftaya kpss, bitirme ödevi jürim ve atölye proje jürim var. Bu hafta derslerin son haftası olduğundan önümüzdeki haftalar bir iki finalim de olacak. Gerçekten yoğun bir dönemdeyim maalesef. -_- Neyse ki eskisi gibi olmasa da kitap okuyacak vakit bulabiliyorum. 

Bu yazıyı daha genel tutup izlediklerimden de bahsetsem mi diye düşündüm ama onları daha sonra ayrı başlıklarda yazmaya karar verdim. Ufaktan Kore dizilerine başladım, bir de devamı gelen diziler var tabii. Neyse haftasonu bir K-drama yazısı girerim artık. :3


Bu yazı parça parça aldığım üç alışveriş hakkında olacak. İlki Kitapyurdu'ndan. Lola ve Komşu Çocuk'tan sonra Stephanie Perkins sevdiğim bir kalem oldu. Yabancı Yayınları Isla ve Mutlu Son'u çıkardığında Paris'te Aşk'la beraber alayım dedim. Bilmeyenler için, Paris'te Aşk Anna and The French Kiss'in Arunas Yayınları'ndan çıkan versiyonu. Paris'te Aşk ismi yerine orijinal isim ve kapak kullansalarmış en az Lola ve Komşu Çocuk kadar duyulan bir kitap olabilirmiş bence. Çevirisi gayet güzeldi, takıldığım bir nokta olmadan okudum. Nisan ayında tarihi aşk romanlarına olan ilgim artınca Gelin'i de aldım. İçlerinden sadece Paris'te Aşk'ı okumuş olmam üzücü bir durum tabii. :3 Şimdi daha çok korku türünden bir şeyler okumak istiyorum. Roman yerine öykü tercih ediyorum hatta daha bugün İdefix'ten dört kitap sipariş ettim. Geldikleri zaman yazısını gireceğim. =)


Diğer alışverişimi İlknokta'dan yaptım. İlk defa bu siteyi kullandığım ve hakkında olumsuz birkaç şey duyduğum için almasam mı dedim ama Yabancı Yayınları zaten kendi markalarından biri olduğundan sıkıntı çıkmaz diye düşündüm. :3 Nitekim kitap elime sorunsuz ulaştı. Kargo takip numarası vermemeleri dışında memnun kaldığım bir site. Bu alışveriş tek kitaplıktı, şu an okuduğum Kan ve Tuz'u aldım. Kitap korku- romantik türlerinde, amerikan yerlisi bir kabilenin şaman ritüelleri hakkında. Konu o kadar çok ilgimi çekti ki ön siparişe düşer düşmez sepete ekledim. Kan ve Tuz isminin hakkını vermesi umuduyla başladım. Başlangıcı klasik ergen kitaplarının dışına çok çıkmayan cinsten olsa da şu an gayet güzel ilerliyor. Neler olacağını merak ederek okuyorum, incelemesini mutlaka gireceğim. 


Son olarak hepsiburada.com'dan aldığım hesapta olmayan iki kitap var. Anneler günü hediyesi bakarken kitaplarda indirimler nasılmış diye biraz bakınırken denk geldim. Zamanın Kısa Tarihi Ukitap'ta istek listemdeydi zaten. Bu arada almak istediğim kitapları hatırlamak için arada Ukitap istek listeme girip bakıyorum. Hepsi orada olmasa da hatırlamak açısından çok işime yarıyor. :D Kendime not, yakında Ukitap ile alakalı yazı gireceğim. Bilimsel araştırmalara meraklı olmayan yoktur diye düşünüyorum. Stephen Hawking'in kitaplarını çok merak ediyordum, iki tanesin edinmem güzel oldu. =)

Yazının sonuna geldiğime göre gidip Kan ve Tuz'a devam edebilirim. Bu arada Kütüphanemden Kitap Manzaraları'na özel not, Kan ve Tuz düzeldi iyi ki listenden çıkarmamışsın. =D Herkese iyi akşamlar, iyi okumalar. =)

12 Eylül 2015 Cumartesi

Lola ve Komşu Çocuk - Stephanie Perkins / Kitap Yorumu

9 yorum:

Ne zaman çok güzel bir kitabı bitirsem hakkında bir şeyler söylemekte zorlanıyorum. Şey gibi oluyor, hani çok komik bir anınız vardır da çevrenize anlatırken kimse gülmez, siz de ya işte anlatınca komik olmadı ama aslında çok komik dersiniz. (Rezil durumlar vol. 2392) Onun gibi işte. =D Yazacağım yazmasına ama beğeni düzeyimi aktarabilecek miyim bilmiyorum. Kitapla bununla ilgili geçen bir kısım var, sanırım aktarmamın tam zamanı:


''Nefret ettiğimiz şeylerden bahsetmek kolay ama bazen bir şeyi tam olarak niye sevdiğimizi açıklamak zor oluyor.'' 



O halde baştan alayım, kitabın ilk elime ulaştığı zamana dönelim. Lola ve Komşu Çocuk'la aramda oluşan bağ kargo poşetinden çıkarttığım zamana dayanıyor. :3 Şirin bez torbası, rozetler, ayraç, cilt tasarımı, içindeki yıldız desenleri... kısacası her şeyiyle tasarımını çok sevdim. Bir süre elimde evirip çevirdim, daha başka keşfedilecek yanı var mı diye kurcaladım. Sonra büyük bir hevesle okumaya başladım ki ne göreyim. Cümleler çok garip geldi. Sürekli şimdiki zaman kipi kullanılmış, bazen kısa bazen aşırı kısa. o.O İlk sayfalar biraz hayal kırıklığı oldu benim için. Çeviriden mi kaynaklı diye düşündüm, kitabın orjinal dilinde pdfini bulup biraz kurcaladım. Perkins'in cümleleri de çok hoşuma gitmedi, dediğim gibi gereksiz kısaydı bence, değişik geldi. Ama kitap ilerledikçe fark ettim ki çeviriyle alakalı bir sorun yokmuş sadece benim şimdiki zaman ekiyle biten cümlelere alışmam biraz zaman almış. Sonrası zaten aktı gitti. Hikayede, karakterlerin tatlı hallerinde kayboldum. Kitabın bu kadar hoşuma gitmesinin temelinde karakterlerin özenle detaylandırılmış olması yatıyor. Hepsi her an kapınızı çalıp karşınıza çıkabilecek kadar gerçekçi. 

Genellikle young-adult kitapların erkek karakteri ya okulun en popüler çocuğudur ya da kimseyle takılmayan gizemli biri. Lola ve Komşu Çocuk'ta ise karşımızda utangaç ve çekingen biri var. Cricket Bell gelmiş geçmiş en tatlı erkek karakterlerden biri olabilir. Uzun boylu, (baya uzun boylu) bazen ne diyeceğini bilemediği için saçmalayan ama fazlasıyla zeki olan bu çocuğu çok sevdim. Hatta sanırım uzun bir süre etrafta Cricket Bell benzeri birileri var mıdır diye bakınacağım. :D Bu arada esas oğlana daldım esas kızdan bahsetmeyi unuttum. =P Lola'yı başlarda pek sevmedim. Fakat bu tamamen bir yanlış anlamadan dolayı oldu. Kitabın başlarında karşımda moda merakı olan biri var sandım, oysa Lola modadan uzak, kendi tarzını ve kendi kostümlerini yaratmayı seven, oldukça farklı biri çıktı. Her gün ruhunu yansıtan farklı peruklar ve farklı kostümleriyle Lola Nolan okuduğum en kendine özgü kitap karakterlerinden biri. Başlarda çılgınmış gibi geliyor ama sonradan alışıyorsunuz. Hatta keşke biz de öyle olsak dedim, neden sürekli benzer şeyleri giyinip aynı saçla dolaşıyoruz ki, çok sıkıcı. -_-


Karakterler hakkındaki düşüncelerimi çok uzatmak istemiyorum, fazla konuşup zevkinizi kaçırmak istemem. Okudukça keşfetmek en güzeli bence. Bir kitapta ne ararsınız bilmiyorum ama bana göre karakter odaklı olması, oldukça önemli. Lola ve Komşu Çocuk bu isteğimi fazlasıyla karşıladı, üstüne bir de çok tatlı bir aşk hikayesi sundu önüme. Kitap için Anna and the French Kiss'in devamı deniyor ama büyük bir bağlantı yok. İlk kitabı okumadıysanız dahi Lola'yı rahatlıkla okuyabilirsiniz. Böyle güzel bir hikayeyi keşfetmemi sağladığı için Yabancı Yayınları'na teşekkür ederim. Umarım en kısa zamanda Anna and the French Kiss'i de çıkartırlar. Bu kitapta az biraz gördüğüm Anna & St. Clair ikilisini çok merak ettim. ^.^

Lola ve benzeri indirimli kitaplara buradan ulaşabilirsiniz. ^^

29 Mart 2015 Pazar

Kitap Yorumu: Kaçınılmaz - Amy A. Bartol

5 yorum:


Yabancı Yayınları'ndan çıkan Kaçınılmaz kabusları peşini bırakmayan Evie'nin üniversiteye başlamasıyla yaşadıklarını anlatıyor. Annesi onu doğururken ölen ve babasını hiç tanımayan Evie dayısı tarafından büyütülmüş, kızın tek ailesi o olduğundan okul için evinden ayrılmakta baya zorluk çekiyor. İlk günden tanıştığı Russell ve Freddie sayesinde kendini daha iyi hissediyor. Kaçınılmaz çok fazla karakterle dolu bir kitap değil bu yüzden hemen hemen her karakter için kitabın finalinde kilit rollere bürünüyorlar diyebilirim. Evie'nin gittiği okul, Crestwood Üniversitesi her tarafı ağaçlarla dolu, merkezden uzak ama güzel bir kampüsü olan bir okul. Hatta yakınında göl bile var. :3 Gördüğü kabuslar ve peşini bırakmayan kötü his okulun ilk gününden başlarken  Crestwood'un bağışçı ailelerinden birinin oğlu olan Reed Wellington'la yaşadığı garip bakışma kızımızın aklını fazlasıyla kurcalıyor. Ama Evie garipliklere alışkın biri, bu yüzden tüm bunlar yaşanırken anlık şaşkınlıkları olsa da devamında sakin karşıladığını görüyoruz.

"Sanki bana seslenen bir siren gibisin ve ben hissediyorum..."

Kaçınılmaz daha ilk sayfalarda yaşananlarla gizemli ve merak uyandırıcı bir havaya bürünüyor. Tüm o halüsinasyonlar - ya da görüler - ve konuşmalara yerleştirilmiş geçmişten gelen tanıdık his okurken hızla ilerleme isteği yaratıyor. Kitap genç - yetişkin türünde olduğundan romantik bir yanı da var. Burada maalesef çok belirgin olmasa da bir aşk üçgeni görüyoruz. Russell'e karşı duyduğu sevgi ve Reed için hissettiği tutku Evie'nin, dolayısıyla okurun canını biraz sıkıyor. Neyse ki bu durum çok ön planda değil. Paranormal olaylar ağır basıyor kitapta.

"Dedim ki, sen Tanrı'dan sonra tanıdığım en mükemmel yaratıksın ve senin için hissettiğim sevgi, ne yeryüzünde ne de cennette ölçülemez."

Kaçınılmaz final kısmında ters köşe yapan kitaplardan. Beklenmedik kayıplar ve değişen bir takım şeyler sağ olsun okurken aaaa diye kalıyorsunuz. Cidden beklenmeyen şeyler oluyor, tebrikler Amy o kısımları iyi kurgulamışsın. 3
Bildiğiniz üzere şu dönemlerde ortalık genç - yetiştin kitabı kaynıyor. Özellikle fantastik okuru olarak artık her YA'yı okumaya çekiniyorum, çoğu birbirinin aynı çünkü. Kaçınılmaz çok farklıydı diyemem ama melekleri kendi tarzında işlemeyi bilmiş ve karakterleri sağlam olan bir kitap. Devamını merakla beklediğim serilerden birisi olarak kitaplığımda yerini aldı. Paranormal sevenlerin beğeneceğini düşünüyorum.

Puanım:

22 Mart 2015 Pazar

Okuyorum: Kaçınılmaz - Amy A. BARTOL / Öngörü Serisi 1

2 yorum:

Herkese mutlu pazarlar! Atuan Mezarları'ndan sonra Yerdeniz'e biraz ara vermek istedim ve Kaçınılmaz'a başladım. Son 100 sayfadayım, bu kısma kadar çok beğenerek okudum ve devamı daha da heyecanlı gideceğe benziyor. :3 Güzel bir fantastik - romantik seri keşfetmiş olmanın mutluluğu <3 ben. *.* Kim hangi kitabı okuyor, benimle paylaşmayı unutmayın. :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...