ithaki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ithaki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2015 Perşembe

Okuyorum: Locke Lamora'nın Yalanları - Scott Lynch

5 yorum:

Centilmen Piçler Serisi'nin ilk kitabı Locke ve çetesinin hırsızlık maceralarıyla başlıyor. Aslında kitaba başlayalı çok oldu ama araya tur kitabı girince bekletmek zorunda kaldım. 90lı sayfalara yeni geçmiş olmama rağmen kurguya kapıldım gidiyorum diyebilirim. İlk sayfalarından bu kadar iyi olan bir kitabın devamının mükemmelliğini hayal edemiyorum. *.* Hakkındaki yorumları az biraz inceledim, baya beğenilen bir kitap. Bakalım bitirince benim yorumum nasıl olacak. ^_^

17 Aralık 2014 Çarşamba

İnceleme: Son Kurtadam - Glen Duncan

7 yorum:

Vampir romanı dediğimizde aklımıza hâlâ Dracula gelir, ama kurtadam romanı hep sahipsiz kalmıştı; Jake Marlowe ortaya çıkana kadar… O, zamanımızın bir kahramanı; gerçek bir anti-kahraman! Jake, kurtadamların sonuncusudur. 200 yılı geride bırakan Jake, içkisini elinden, sigarasını da ağzından düşürmeyen, cinsel hayatına düşkün bir kurtadamdır. Artık varoluşuyla ilgili bir krizin eşiğindedir, ancak gizemli bir şekilde, onun hayatıyla ilgili planları olan iki tehlikeli grupla, vampirlerle ve Av'la karşı karşıyadır. Hiç beklemediği bir anda tanıştığı bir kadın Jake'in hayatını altüst edecektir. Ama altüst olan sadece Jake'in hayatı mıdır? İngiliz yazar Glen Duncan, Son Kurtadam serisinin ilk kitabıyla efsaneye yeni, vahşi ve ateşli bir kimlik kazandırıyor. Sadece aksiyonu bol bir filmin erişebileceği bir sürükleyiciliğe sahip olan bu roman, aynı zamanda popüler kültüre, müziğe, edebiyata, sinemaya yapılan göndermelerle süslü. Duncan, nitelikli edebi üslubunu gotik romanın çıplak tekinsizliği ve macera romanlarının basit ama etkileyici anlatımıyla birleştiriyor.
Son Kurtadam, Jake'in tuttuğu günlüklerden oluşan bir kitap. Gerçekçi yanı ile ilk sayfalardan itibaren okuyucunun beğenisini kazanıyor. Jake Marlowe bir kurtadam, alkol ve sigara tüketiminde sınır tanımayan, zengin, yılların getirdiği kültürel birikime sahip ve cinsel hayatına düşkün biri. Tüm bu özellikleri onu sadece dolunayda dönüşen fantastik bir yaratık olmaktan çıkarıp gerçek bir karaktere oturtmamızı sağlıyor. Kitap abartılı olaylar içermiyor, hatta fantastikten ziyade aksiyon yönü ağır basıyor diyebilirim. Son kurtadam Jake'i yakalamak için harekete geçen DOKET(doğaüstü varlıkları yakalayan bir teşkilat)  ve Jake arasındaki kovalamaca bu kitabın asıl konusunu oluşturuyor. 

"Hala duygularım var ama onlara sahip olmak beni hasta ediyor... Sadece artık daha fazla yaşamak istemiyorum."

Kitap sadece kurtadamlar üstüne kurulu değil, vampirler de sahneye dahil oluyor. Çok ön planda olmasalar bile farklı bir ırkın daha oluşu Son Kurtadam'a çeşitlilik katmış. DOKET'in varlığı da okuyucunun farklı paranormal varlıkların kitabın negatif bölgesinde olduğuna dair bir hisse kapılmasını sağlıyor. 

"Saatlerimi alevleri seyrederek, denize bakarak ya da yalnızca viskiden uyuşmuş, tilkilerin sessiz arkadaşlığıyla ısınmış bir şekilde uzanarak geçiriyorum."

"Seni seviyorum demenin şeytana layık bir günah olduğu zamanlar vardır."

Son kurtadam belli bir tempoya sahip. Ne çok geriyor ne de çok durgun geçiyor. Ama biraz uzatılmış olduğunu düşünüyorum. Sanki aynı olaylar daha hızlı ilerlese daha akıcı olabilirdi. İlk yarıda gerçekleşen önemli bir olay ilk yüz sayfada da verilebilirdi mesela. Glen Duncan serinin ilk kitabı olduğundan açıklamalı bir ilerleme yapmak istemiş sanırım.. Diğer kitapların daha heyecanlı geçeceğini düşünüyor ve umut ediyorum. ^_^





30 Kasım 2014 Pazar

Okuyorum: Son Kurtadam - Glen Duncan

3 yorum:
Tanıtım:
 Vampir romanı dediğimizde aklımıza hâlâ Dracula gelir, ama kurtadam romanı hep sahipsiz kalmıştı; Jake Marlowe ortaya çıkana kadar… O, zamanımızın bir kahramanı; gerçek bir anti-kahraman! Jake, kurtadamların sonuncusudur. 200 yılı geride bırakan Jake, içkisini elinden, sigarasını da ağzından düşürmeyen, cinsel hayatına düşkün bir kurtadamdır. Artık varoluşuyla ilgili bir krizin eşiğindedir, ancak gizemli bir şekilde, onun hayatıyla ilgili planları olan iki tehlikeli grupla, vampirlerle ve Av'la karşı karşıyadır. Hiç beklemediği bir anda tanıştığı bir kadın Jake'in hayatını altüst edecektir. Ama altüst olan sadece Jake'in hayatı mıdır? İngiliz yazar Glen Duncan, Son Kurtadam serisinin ilk kitabıyla efsaneye yeni, vahşi ve ateşli bir kimlik kazandırıyor. Sadece aksiyonu bol bir filmin erişebileceği bir sürükleyiciliğe sahip olan bu roman, aynı zamanda popüler kültüre, müziğe, edebiyata, sinemaya yapılan göndermelerle süslü. Duncan, nitelikli edebi üslubunu gotik romanın çıplak tekinsizliği ve macera romanlarının basit ama etkileyici anlatımıyla birleştiriyor.

Yorumlamak için istediğim bir kitaptı, ilerledikçe fark ettim ki uzun zamandır okurken bir şeyler kattığını hissettiren bir kitap almamışım elime. Gerçek dünyayla bağlantısı o kadar iyi ki kurtadamlar ve vampirlerin sahiden aramızda olduğunu düşündürüyor. Ve kapağındaki yoruma yüzde yüz katılıyorum, bu kitap çocuklara göre değil. ^^
Siz neler okuyorsunuz?

16 Kasım 2014 Pazar

NİHAYET GİDEBİLDİM! : TÜYAP KİTAP FUARI

5 yorum:
Başladığı ilk günden beri fuar hakkındaki her yazıyı, her fotoğrafı, her yorumu okumaya çalışan, gitmek için gün sayan ve son dakika da az daha gidemeyecek olan (üç buçuk attığım dakikalar) ben nihayet fuara gittim! :3 Bu seneki Tüyap Kitap Fuarı’nı tanımlamak için tek bir kelime isteseler kalabalık derdim. Aşırı bi’ kalabalık hem de. Gitmek için Cuma günün seçmez olaydık diyorum tüm ilköğretimlileri toplamışlar salmışlar fuara. Tabii ki o çocukların kitaplarla erken yaştan haşır neşir olması süper bir şey ama gitmeden önce bazı hazırlıklar yapılsa mesela öğretmenleri her çocuktan hangi kitapları almak istediklerine dair bir liste yapmalarını istese, oradan oraya koşturmamaları gerektiği ile ilgili bir uyarsa falan… Hem çocuklar daha bilinçli gider hem biz onların itiş kakışları arasında kaybolmamış oluruz.



Resimde de gördüğünüz gibi çok kalabalıktı, gitmek için en kötü günü seçmişiz sanırım ama olsun. Kalabalık muhabbetini uzatmadan bitiriyor ve hangi kitapları aldığıma geçiyorum.


Fuarda ilk olarak uğramak istediğim yer Metis Yayınları’ydı. Yerdeniz Serisi’ni set halinde satıyorlar güzel de bir indirim yapmışlar. Uzun zamandır almak istediğim bir seriydi, fuardan alınca daha bir hoş oldu.
Daha sonra kalabalıkta sürüklenerek ilerlerken Aspendos Yayınları’nı gördüm.  Üç kitap 20 lira ve yeni çıkanlar %50 indirimli olmak üzere iki kampanyaları var. Stant görevlisi çocuklara yeni çıkanların 3 kitap 20 kampanyasına dahil olmadığını anlatmaya çalışırken Günahkar Doğan, Lanetli Yıldız ve Sessiz İntikam’ı alıp hızlıca ayrıldım. Günahkar Doğan ve Lanetli Yıldız  cadıları konu alan bir serinin ilk iki kitabı. Almayı hep erteliyordum, dedim hazır fuarda kampanya var kaçırma al Berfin. :3 Sessiz İntikam’ı bir blogda görmüştüm, klasik romance gibi ama hem kapağı hem de konusu ilgimi çekti. Anlaşmalı evliliklerden doğan aşkların olduğu kitapları hep sevmişimdir.



Magisterium’u alacağımı fuara gitmeden duyurmuştum, Dogan Egmont’u bulur bulmaz da aldım. %20 indirimleri var yani fiyatlar meh meh ama burada Cass ve Holly Black’in birlikte yazdığı bir kitaptan bahsediyoruz. *.* 

Martı’ya gittim geldim, gittim bi daha gittim ama ilgimi çekmedi kitapları. He indirimleri süper ona diyecek lafım yok. Ciltli kitapları 15, diğerleri 10tl’ydi.


Dex’den sadece Meleğin Düşüşü’nü aldım.  4tl ve 9 tllik kampanyaları dışında pek bir şeyleri yoktu a bir de Kocan Kadar Konuş 15tl’ydi. Ama indirimde güzel kitapları var yani, Holly Black elinden çıkan Lanet İşleyiciler Serisi’nin ilk kitabı 5, diğer iki kitabı 9ar tl gibi mesela. ^^ Afişlerinde Daemon'u görünce bir duygulandım o ayrı tabii. Üstteki o Batman giyen kız benim bu arada gereksiz şişman çıkmışım ama neyse. :D


İthaki indirimleri fena değildi, stantlarına birden fazla kez gittim. Koralin’i elime almışken görevli şirin kız bu 10tl olur dedi ben de aa alayim o zaman diye gaza gelip aldım. Zaman Çarkı Seri’si 800küsürattan 500lü bir fiyata inmiş bu arada, çok istiyorum diyorsanız kaçırmayınız derim. Poelar %50 indirimde, yine bazı setler baya indirimdeydi.  Onların diğer kollarından biri olan Yabancı’ya da şöyle bir bakındım ama ilgimi çeken bir şey yoktu. 


Pegasus’a gelecek olursak. Adamların kitapları süper ve süperliğiyle doğru orantılı olarak baya pahalı. %25 indirimle Cadıların Keşfi ve devam kitabı olan Gecenin Gölgesi’ni aldım. Okumayı çok istediğim kitaplardı evet ama 44tl bayılınca birazcık içim acıdı, depolarından ikisini 35e alırdım ama olsun. Fuardan almak ayrı güzel oluyor hem. Stant görevlisi kız çok tanıdık geldi meğer Kitap Oburları’ndanmış.  Sonra Yeni Dünya’nın çevirmeni ve TheReadingLady bloğunun sahibi Onur abla ile tanıştım. Yeni Dünya’nın turunu biz yapmıştık, kitap gördüğü ilginin kat ve kat fazlasını hak ediyor geçekten Pegasus’a uğrayacaksanız Yeni Dünya’yı alın temposu hiç düşmeyen çok iyi bir distopyaydı.


Parodi standını arayıp bulamamıştım, küçük şirin bir stantları varmış meğer. Kitaplarının çoğu 10, bir kısmı ise 5tl’ydi. Kayıp’ı ilk aldığımda 10 sanıyordum stant görevlisi çocuk beş deyince şaşırdım diğer almak istediğim bir kitabı daha aldım. (Merlyn) 3. Salon 102 numarada olması lazımdı kenar stantlardan birindeler mutlaka uğrayın. 

On Küçük Nefes’i ise Hyperion’dan 12ye aldım, %25 gibi bir indirimleri vardı sanırım. Bu arada sahaf kısmına uğramayı unuttum daha doğrusu ilk başta nasıl geçeceğimizi bulamadık yemek yedikten sonra bakarım diye aklıma not ettim ama o kalabalıkta kaynadı gitti. Sahaflara uğramadan dönmeyin derim, Epsilon’un Yabancı’sı için bakınacaktım ama dediğim gibi bulamadım. :D
Fuar’a  bizim okuldan (MSGSÜ) kalkan ücretsiz servislerle gitmiştik dönüş saati çok geç olduğu için metrobüsle döndük.  Zaten servisler sadece haftaiçi var, haftasonu Anadolu yakasından metrobüsle rahat  gidebilirsiniz. Uzun sürüyor ama çok dolambaçlı değil en azından.
Bir fuar senesini daha böylelikle kapatmış olduk. Okumam gereken 90a yakın kitap biriktiğinden kitap almayı kendime yasaklıyorum, artık alışverişten ziyade yorum yazıları koyacağım yani. Fuarla alakalı başka sorularınız ya da gittiyseniz anlatmak istedikleriniz varsa yorum atmayı unutmayın, herkese iyi günler!


4 Kasım 2014 Salı

Yeni Kitaplar, ÖO'ya Veda...

Hiç yorum yok:

Bugün kargo bana iki yeni kitap getirdi. Biri hepsiburada.com'dan sipariş verdiğim Cennet Ateşi Şehri. Ölümcül Oyuncaklar Serisi'nin son kitabı, (bunu yazarken içim kan ağlıyor o.o) hiç bitsin istemiyorum hiçç. :( Zaten çıkalı baya oldu ama ben geç aldım, elim gitmiyor okumaya, veda etmeye hazır değilim.
Son Kurtadam İthaki'den gelmesini beklediğim bir kitaptı, resimde çıkmamış ama kapağında uluslararası bestseller yazıyor. Beklentileri her açıdan yüksek tutan bir kitap.
Önce hangisini okuyacağıma gelecek olursak tabiki de Kurtadam! Cennet Ateşi Şehri'ni böyle uzun bir süre sonra okumayı planlıyorum sömestra bile atabilirim yani o derece.
TÜYAP yaklaşırken internetten alışveriş yapanınız var mı? (düzeltme İstanbul'da oturanlar.) Fuarı heyecanla bekliyorum ama ne yalan söyleyeyim çoğu yayınevinin internet sitelerindeki fiyatları daha uygun. Hele depolarına giderseniz - genellikle sirkeci/cağaloğlu taraflarında - aşırı indirimli oluyor kitaplar. Tüyap'a daha çok kitap kaynayan bir ortamda dolaşmak için gideceğim diyebilirim, tabii ki de kitapsız dönmem ama çok bir şey de almam, sanırım. :3


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...