Adı bile yok, ona sadece C. demiş Yusuf Atılgan. C. bir aylak, babasından kalan geliriyle yaşıyor. Çalışmıyor musun diyenlere, "Aylağım ben, çalıntı parayla yaşıyorum." cevabını veriyor. Melankoli yüklü bir karakter. Sokakları sanki aradığını her an bulacakmış gibi bir istekle dolaşıyor. Arayışı olmasa yaşama isteği de olmayacak muhtemelen.
Aylak Adam Türk Edebiyatı'nın en popüler kitaplarından biri. Çok okunuyor, alıntıları paylaşılıyor. Okuyucuları genel olarak derinden etkilemiş, insanlar kitapta kendinden çok şey buluyor çünkü. Yine de kitabın popüler kültürün içinde şişirildiğini düşünüyorum. Eğer C. çevremizden biri olsaydı eminim onu çok sinir bozucu bulurduk. Parasıyla her şeyi yaptırabileceğini düşünüyor, yer yer kabalaşıyor hatta. Tahammülsüz biri ve daimi melankolik. Kısacık kitabı uzatan bir ruh hali var. Adeta cümleleri genişletiyor. Kitap ilerledikçe baba parasıyla geçinen birinin aylak biriyim ben heheheh diye dolaşmasından rahatsız oldum. Oraya buraya savuracak parası olmayan bir aylak okusaydık o zaman C.'ye hak verirdim.
Kitapta çok sık geçmeyen bir karakter daha var. Onun da adı B. C.'den ziyade B.'yi sevdim, birbirlerine benziyorlardı ama B. daha samimi geldi bana. C.'nin aradığı kişi oydu belki de, okuyup siz karar verin.
Aylak Adam değişik bir tat. Ama kesinlikle abartıldığı kadar iyi değil. Avrupalı gibi yaşayan, anadolu kökenli zengin ailelerin zengin çocuklarının buhranlarını okumak bir süre sonra düşündürücü olmaktan çıkıp boğucu bir hal alıyor. E banane senin burjuva travmalarından diyesi geliyor insanın. Sonuç olarak kısacık bir kitap zaten, her türlü okunur. Az çok bir şeyler kattığını hisseder kapatırsınız kitabı.



