Selamlar, bir önceki yazımda blogu çok özlediğimden bahsetmiştim ki gerçekten özledim! Instagram olsun Goodreads olsun asla buranın yerini tutmuyor. Kendi içimizde küçük, samimi bir ortamımız var ve bu çok güzel bence. Yazımı bitirdikten sonra takip ettiğim blogların gönderilerini okumayı planlıyorum. Hala blog okuyucusu olan varsa selam olsun, bir şekilde ayaktayız sevgili okur.
Erasmustan döndüğümden beri zaman çok hızlı geçiyor. Geçen sene bu zamanlarda gideceğime inanamazken gittim, döndüm ve üstünden üç ay geçti. Çok şey deneyimledim, ilk defa ailemden uzak kaldım ve kendimce bol bol gezdim. Bununa ilgili ayrı bir yazı yazmayı planlıyorum ama şunu söyleyebilirim ki imkanınız varsa mutlaka erasmus yapın. Okul uzasın gerekiyorsa, hiç önemli değil. Biraz para biriktirin, verdikleri hibeyle de beraber istediğiniz yerleri gezersiniz. Şehir değiştirir gibi ülke değiştirmek, kafam attı ben Stockholm’e gidiyorum demek Türkiye’deyken pek mümkün olmuyor maalesef.:) Umarım isteyen herkese erasmus yapmak nasip olur.
Şubat sonu döndüm, baya hasta ve bitkindim. Toparlanmam 1 ayı buldu, bu süreçte yeni aldığım kitaplar, kitaplığım ve Türk yemekleriyle haşır neşir oldum. Bu arada ben İstanbul’a döndüğümde kar yağıyordu, hava soğuktu. Hadi yine iyisin karlı havaya denk geldin diyen arkadaşlarıma Polonya’nın en kuzeyinden dönmüş ve soğuktan bıkmış birisi olarak sadece baktım... Hala soğuk havada kemiklerim ağrıyor, yıprandım sevgili okur. :3
Gdansk’teyken e- kitap okumak için yanıma Kobo aldım. Aleti sırf bunun için satın aldım ama benlik değilmiş. Haliyle istediğim kadar kitap okuyamadım. Ailem kargo gönderdi, içine Gizli Tarih – Donna Tartt kitabını da koydurttum. Gitmeden önce bitiremediğim ve devamını çok merak ettiğim bir kitaptı. Tekrar bile okuyabilirim, hakkında uzun uzun konuşasım var. Kısaca Yunan Felsefesi, gizem ve polisiye türlerinin karışımı diyebilirim. Pisagor ve Platon öğretileri ağırlıklı. Platon öğretilerini az biraz biliyor ve zıttı bir görüşe sahip iseniz kitabı seveceksiniz. Kurgu ve felsefe karışımı kitapları çok seviyorum. Alanda tek geçtiğim isim Jostein Gaarder, her kitabını tavsiye ederim. Bu türden önerileriniz varsa da çok sevinirim. ^^




