9 Ağustos 2013 Cuma

Kitap Yorumu: Uyumsuz - Veronica Roth

7 yorum:

Kitap Tanıtımı: Beatrice Priorın Chicagosunda toplum, her biri belli bir erdemi yaşatmaya adanmış beş topluluğa bölünmüş durumda. Dürüstlük, Fedakarlık, Cesurluk, Dostluk ve Bilgelik. 

Her yıl, belli bir günde bütün on altı yaşındakiler, hayatlarının geri kalanında birlikte yaşayacakları grubu seçmek zorunda. 

Beatrice, hem ailesiyle kalmak, hem de kendi benliğini bulmak istiyor ama ikisini birden seçemez. 

Bu nedenle kendisi dahil, herkesi şaşırtan bir seçim yapıyor.

Genç yazar Veronica Roth heyecanlı seçimler, kalp kıran ihanetler, kan donduran sonuçlar ve beklenmedik aşklarla dolu karanlık bir geleceği anlatan gerilim serisinin ilk kitabıyla edebiyat sahnesine çıkıyor!

Artemis Yayınları'ndan çıkan Uyumsuz distopya türünde bir kitap. Geleceğin dünyasında beş topluluğa bölünmüş insanlar görüyoruz. Kahramanımız Beatrice ise fedakarlıkta yaşayan bir kız ama kendini toplumuna ait görmüyor. Seçim günü geldiğinde neyi seçeceği konusunda en ufak bir fikri yok, neyseki seçimlerine yardımcı olmaları adına yapılan bir sınav var. Bu sınavda verilen serum ile belli etaplardan geçiliyor ve hangi topluluğa ait olduğuna dair sonucun elde ediliyor. Peki bu test Beatrice'in işine yaradı mı? Hayır. Neden mi, çünkü o bir Uyumsuz. 

Topluluk seçerken illa ailenle kalman gerekmiyor ama farklı bir topluluğa geçince topluluk kandan önce gelir kuralından dolayı neredeyse tüm iletişim kesiliyor. Ve topluluğa girmek için bir dizi sınava tabi tutuluyorsun, her topluluğunki kendine özel olan bu sınavlarda başarısız olursan topluluksuz olarak yoksul bir hayat sürüyorsun. Beatrice'in hangi topluluğu seçtiğini tabiki de açıklamayacağım ve bu seçim kitabın başlarında olduğundan konu hep oradan ilerliyor. O yüzden öncelikle toplulukları tanıyalım.




İlk topluluğumuz olan Dürüstlükte herkes kimseden sır saklamayan insanlar. Bu toplulukta dibine kadar dürüst olman ve hiç bir şey saklamaman gerekiyor. Hatta adaylardan topluluğa girmeden önce herşeylerini anlatmaları isteniyor ki dürüstlüğe girmeye hak kazanabilsinler. Bence oldukça gereksiz ve korkunç bir durum. o.o

Fedakarlık Beatrice'in seçimden önce olduğu topluluk. Bu topluluğa göre sade ve özverili olmak çok önemli. Zevklerden uzak, büyüklerine saygılı, yardımsever ve kendinden önce başkalarını düşünen insanlardan oluşuyor. Sade kıyafetler, basit yemekler ve aynada kendine bakmanın bile kibir sayıldığı bir yer. Fedakarlar kendilerini düşünen kimseler olmadıklarından toplulukların yönetiminde ağırlıklı olarak söz sahibiler.

Cesurlar çılgın insanlar diyebilirim. Tren durmadan atlayan, sürekli adrenalin dolu şeyler yapan kişiler. Görevleri ise toplulukları duvarın dışındaki tehlikelerden korumak. 

Dostluk topluluğu tıpkı fedakarlık gibi yardımsever ama o kadar abartılı değiller. Hani dostlar nasıl olur, işte bu toplulukta öyle. :D Sıcakkanlı insanlar.

Bilgelik adından da belli olduğu gibi bilimle ve toplulukların bilimsel anlamda gelişmesiyle ilgilenenlerden oluşuyor. Ancak bu topluluk amacından biraz sapmış ve kibirli olmuş kimseler. Fedakarlıkların topluluksuzlara yardım etme amacıyla yiyecekleri sakladığını ve kendilerine kullandıklarını söylüyor, her fırsatta onları suçluyorlar.

Beatrice'in topluluğunda Dört adında oldukça hoş bir çocuğumuz var. Evet adı Dört ve sebebini kitabın ilerleyen kısımlarında öğreniyoruz. Kendisi aday eğitmeni ve öğrencilere karşı ciddi gözükse de Beatrice ile aralarında bir şeyler olmasına engel olamıyor. Ve kitabın eksik bulduğum noktası da burada başlıyor. Uyumsuz'u okurken ikili ilişkilerde ve karakterlerin ruh hali tasvirlerinde duygu hissetmedim. Anlatım çok tekdüze geldi bana. Bana kalırsa bir kitaptaki en önemli şeylerden biri de karakterleri hissedebilmektir ama Uyumsuz'da bu yoktu. Umarım devam kitaplarda aynı sorunla karşılaşmam.

Serinin ikinci kitabı olan Kuralsız çıktı çıkacak, şansa ikinci kitabın çıkmasına az bir süre kala okumuşum. Bu arada serinin filmi de çekiliyor. Beatrice'i Shailene Woodley, Dört'ü ise Theo James canlandıracak. Oyuncuları gayet uygun buldum, rollere yakışmışlar bence.

Uyumsuz Açlık Oyunları sevenleri tatmin edecek bir kitap. Hatta Açlık Oyunları'yla fazlasıyla benzer yönü olması dikkat çekiyor. Distopya türünün hayranıysanız Uyumsuz'u da beğenirsiniz diye düşünüyorum. Puanım:


6 Ağustos 2013 Salı

Kitap Yorumu: Bülbülü Öldürmek - Harper Lee

Hiç yorum yok:

Tanıtım Yazısı: "İstediğiniz kadar şakrak kuşu vurabilirsiniz ama bülbülü öldürmek günahtır, bunu asla unutmayın."

Amerika'da 1930'ların Güney Eyaletleri'nden birinde bir zenci beyaz bir kızın ırzına geçmekle suçlanır. Önyargılar, şiddet ve riyakârlıkla beslenen Güneyli erişkinlerin ırk ve sınıf ayrımı konusundaki mantıksız yaklaşımlarını Scout ve Jem Finch adlarındaki iki çocuğun ağzından keyifli bir dille bize aktaran roman, aynı zamanda kent halkının vicdanına karşı tek başına karşı koyan bir erkeğin mücadelesini de anlatıyor.
Tüm zamanların en çok sevilen klasiklerinden olan Bülbülü Öldürmek, 1960 yılında yayınlandığından bu yana birçok saygın ödül kazanmıştır.
Pulitzer Ödülü de kazanan roman, kırktan fazla dile çevrilmiş, tüm dünyada otuz milyondan fazla satmış ve ünlü yıldızların başrolünü oynadığı film, Oscar kazanmıştır.
- Library Journal

Tanıtımında bahsettiği gibi kitap 1930'lu yıllarda Amerika'nın siyah-beyaz ayrımı üzerinde duruyor. Kitabın anlatıcı olan Scout ilkokula yeni başlamış küçük bir kız çocuğu ve anlatıcının o olması Bülbülü Öldürmek'i daha eğlenceli ve okunabilir kılıyor. Scout ve abisi Jem avukat Bay Finch'in çocuklarıdır ve babaları bir siyahinin tecavüz suçuyla yargılandığı davada siyahi kişinin avukatlığını yapmaktadır. Ancak o zamanlarda bir siyahi ile beyazın karşı karşıya olduğu bir davada siyahilerin lehine karar verildiği görülmemiştir. konu sadece dava üzerinde şekillenmiyor tabii, ilk yarı tamamen Scout, Jem ve arkadaşları Dill'in yaşadığı çocuksu dünyayı anlatıyor. Evlerinin yakınında yaşayan münzevi Boo Radley hakkında uydurdukları hikayeler, okulda yaşadıkları ve Dill'in çocukları etkilemek adına anlattığı maceraları kitabın eğlenceli kısımları. Sonra babaları - Atticus ön plana çıkıyor çünkü tüm kasabayı çalkalayan bir dava söz konusu. Avukat bu davayı isteyerek almıyor elbette çünkü kaybeden tarafta olacakları aşikar. Ama birinin yapması gerektiğinden kendi üstüne kalıyor. Bay Finch zenci aileleri savunan ve onların hakkını gözeten biri dolayısıyla davayı sonuna kadar savunmak istiyor. Bu tutumu ise kasabanın beyaz kesmin tepkisine yol açıyor ve Scout ile abisi Jem'in komşularından aldığı bu tepkileri çocukların bakış açısıyla okuyoruz biz de.

Kitabın o dönemi bu denli güzel aktarmış olması yıllar geçse de okuyucuda bıraktığı etkiyi korumasını sağlıyor. Bülbülü Öldürmek her kitapseverin kitaplığında bulunması gereken bir kitap. Başlamadan önce okurken sıkılmaktan korkuyordum ama küçük bir kızın gözünden okuduğumuz kitap gayet akıcı. En  kısa zamanda filmini de izlemek istiyorum. Puanım:


3 Ağustos 2013 Cumartesi

Cumartesi İlk 10: Başlamak İstediğim Seriler

Hiç yorum yok:

Sihirli Kitap'ın düzenlediği Cumartesi İlk 10 Etkinliği'nde bu hafta başlamak istediğimiz serileri sıralıyoruz. Benim başlamak istediğim serilere bakacak olursak:

1. Percy Jackson ve Olimposlular Serisi -Rick Riordan
Mitolojiye kendimi bildim bileli meraklıyımdır, Percy Jackson da okuyan herkesin çok beğendiği bir seri.


2. Melez Sözleşmeleri - Jennifer L. Armentrout

3. Beni Seç Serisi - Kiera Cass (Serinin bir adı var mı bilmiyorum o yüzden ilk kitabının adını yazdım.) 

4. Karanlık Cevher Dizisi - Philip Pullman
Altın Pusula'yı ortaokuldayken izlemiş ve çok beğenmiştim, kitaplarını da okumak istiyorum ama yıllardır erteliyorum. =P

5. Yerdeniz - Ursula K. Le Guin 

6. Vampir Akademisi - Richelle Mead

7. Usta Serisi - Maria V. Synder

8. Lanet İşleyiciler - Holly Black

9. Oksa Pollock Serisi - Anne Plichota, Cendrine Wolf
Tanıtımı Harry Potter'ın Fransız kardeşi olarak yapılan bir kitap, Okuoku'dan sipariş verdim. Umarım Artemis çok bekletmeden devam kitaplarını da çıkartır.

10. Emily ve Garip Maceraları - Rob Reger, Jessica Gruner
Yine sipariş ettiğim kitaplardan biri, konusu da kapağı da çok ilgimi çekti. En kısa zamanda kavuşacağım umarım. 

2 Ağustos 2013 Cuma

Temmuz Ayında Okuduklarım - 2013

4 yorum:
Bundan sonra her ay hangi kitapları okuduğuma dair kısa bir özet geçmeye karar verdim. Hem ben neleri okumuşum diye bakmış olurum hem de sizlere okuduğum kitapları nasıl bulduğum hakkında kısa bir bilgi veririm diye düşündüm. Geçtiğimiz aya bakacak olursak, temmuz ayının başlarında okuma tutukluğu vardı bende, bir türlü odaklanamıyordum. Sonra tatile gidince ve tek aktivitem kitap okumak olunca o açığı kapattım sanırım. Okuduklarım :

Mekanik Kalp - Mathias Malzieu
Opal - Jennifer L. Armentrout
Kaset - Anita Shreve
Aynı Yıldızın Altında - John Green
Tatlı Bela - Jamie McGuire
Fahrenheit 451 - Ray Bradbury
Uyumsuz - Veronica Roth
Bülbülü Öldürmek - Harper Lee
Sağdan Birinci Mezar - Darynda Jones (Yarım bıraktım.)

Bu ay okuduklarım arasında beni en çok etkileyen kitap Bülbülü Öldürmek oldu. Aslında Aynı Yıldızın Altında ile kapışırlar ama ufak bir farkla geçti diyeyim. =) Kitabın yorumunu en geç yarın bloga ekleyeceğim o yüzden şu an çok üstünde durmuyorum. Opal, Uyumsuz ve Fahrenheit 451 ise benden 4 puan alarak çok beğendiklerim arasına giren kitaplar. Opal'in yorumu blogumda var ama o yorumu pek istekle yazmamıştım. Yazıyı yenilerim belki. Kaset, Tatlı Bela ve Mekanik Kalp ise 3 puanla orta halli yer yer sıkan ama okunabilir kitaplar arasına girdiler. Tatlı Bela'yı herkes çok övüyor ama ben pek beğenmedim. Sürekli aşk sahneleri bir süre sonra aralarındaki ilişkiyi basitleştirdi benim için. Onunda yorumu en geç yarın blogda olur. Sağdan Birinci Mezar'a gelecek olursam, kitabı ilk elime aldığımda iyi gidiyordu ama 50li sayfalara gelmeden o kadar çok sıkıldım ki anlatamam. Sahildeyim ve tek yapabileceğim şey kitap okumak ama elime bile alamadım kitabı. Enerjilerimiz mi uyuşmadı nedir okurken boğulur gibi oldum. Sanırım hayaletlerin o tarz yansıtılmasını beğenmedim. Ben daha gotik şeyler seviyorum konu hayaletler olunca. o.o

Temmuz ayında okuduklarım bunlardan oluşuyor. İçlerinde okuduklarınız varsa lütfen görüşlerinizi benimle paylaşın. Herkese hayırlı cumalar. :)

1 Ağustos 2013 Perşembe

300 Kişi Çekilişimle Üç Kişiye İki Kitap Hediye

131 yorum:
Büyülü Ayraç'ın 300 takipçiye erişmesi üzerine yaptığım çekilişe hoş geldiniz. :) Bu sefer elimden geldiğince fazla kitap vermek istediğimden 3 kişiye ikişer kitap hediye etmeye karar verdim. Kitapların üç tanesi destek aldığım yayınevlerinden, iki tanesi kitaplığımdan ve biri de benim satın alacağım mangadan oluşuyor olacak. Buradan destekleri için Martı ve Altın Bilek Yayınları'na çok teşekkür ediyorum, bu arada Altın Bilek Yayınları'nın kitaplarını buradan kargo ücreti ödemeden alabilirsiniz üstelik kendinize özel set yaptırabiliyorsunuz. :)  Hediye edeceğim kitaplara gelecek olursak Martı Yayınları'nın gönderdiği iki adet Doğum Lekesi, Altın Bilek Yayınları'ndan gelen Gizemli Ev, kitaplığımdan Pucca Günlük ve Güven Bana ile kitap alışverişimde alacağım Romeo ile Juliet Manga'dan oluşuyorlar. Açıkçası içlerinde en heyecanlandığım Romeo ile Juliet Manga'sı çünkü kendime de alacağım ve nasıl olduğunu çok merak ediyorum. :)

Çekiliş için bazı şartlarım var, daha doğrusu tek şartım blogumu takip etmeniz ve mail adresinizle beraber yorum bırakmanız. Diğer seçenekler ise size çekilişte artı hak sağlayan ve kazanma şansınızı artıran şeyler. Örneğin paylaşımlarınızı her gün yaparak her gün +1 hak alabilirsiniz. Facebook sayfamı beğenmeniz ise büyük bir ricam çünkü çok az beğenisi var biraz hareketlensin istiyorum. :) Aşağıda bulacağınız formda seçeneklerin hepsi girili, çekilişe katılırken orayı kullanmayı sakın unutmayın çünkü program kazananları otomatik olarak seçiyor.

Bunun dışında çekilişin sadece Türkiye içine açık olduğunu, kargo ücretinin bana ait olduğunu (Gizemli Ev'i yayınevi gönderecek ve kargo onlara ait.) belirteyim. Kazananlara mail yoluyla ulaşacağım, iki gün içerisinde geri dönmezlerse yeni kazanlar seçeceğim. Bu yüzden lütfen takipte kalın, unuturum diyorsanız mail adresinizle blogumu takibe alabilir ve her postumdan mail yoluyla hemen haberdar olabilirsiniz. 


Kitapları şu şekilde ayırdım:

Doğum Lekesi-Gizemli Ev
Doğum Lekesi - Pucca Günlük
Güven Bana - Romeo ve Juliet Manga


Çekilişim bugün başlamış olup 30 Ağustos'un başladığı gece yarısında bitmiş olacak. Şimdiden herkese bol şans dilerim. :)


a Rafflecopter giveaway

300 Kişiyi Geçmişiz!

10 yorum:

Blogumu ilk açtığımda nasıl büyüyecek, ya sıkılıp bırakırsam diye korkardım. Şimdi daha bir senesi bile dolmamışken 300 kişiyi geçmiş olmamız beni çok mutlu etti. Açıkçası bana 50 kişi yeter de artar bile derdim bu sayıya ulaşacağımız yoktu aklımda. Blogumu takibe alan herkese çok teşekkür ederim. Çekilişler için değil de takip etmek istediği için takibe alanlara ayriyetten teşekkürler. :) Bunun dışında blogu ilk açtığımda tasarım, neler yapabilirim vb. konularında bana çok yardımcı olan Hanife Albayrak ve Merve Özcan'a kocaman sevgiler, bilgisayardan hiç anlamadığımdan onların yardımı olmasa uğraşıp duracaktım. :) Blogumun son tasarımını sadece kitap karşılığında yapan ve yazarken daha mutlu olmamı sağlayan Selim Örs'e de çok ama çok teşekkür ediyorum. Daha önceki yazılarımdan görmüş olanlarınız vardır, kendisi kitap karşılında çok güzel tasarımlar yapıyor. Ve verdiğim çekiliş sözünü unutmadım tabii. Aslında 250 kişi olduğumuzda çekiliş yapmak istiyordum ama önceki çekilişimle çok yakın tarihlerde olacağından 300'ü beklemek istedim. Bu sefer elimden geldiğince fazla kitap vermek istiyordum o yüzden birkaç yayınevine mesaj attım sponsor olmak isterler mi diye. Sağolsunlar Martı ve Altın Bilek Yayınları kabul etti, hem onların sponsporluğunda hem de kendi kitaplığımdan koyarak güzel bir çekiliş yapacağım. Tarih ne zaman derseniz bu akşam başlatıyorum o yüzden takipte kalın lütfen. :)

23 Temmuz 2013 Salı

Kitap Yorumu: Aynı Yıldızın Altında - John Green

2 yorum:

Tanıtım Yazısı: 
Hayatın Anlamını Bulmanın, Âşık Olmanın ve Alınan Her Nefesin Farkına Varmanın Öyküsü
On altı yaşındaki kanser hastası Hazel Grace'in birkaç yıl daha yaşamasını garanti eden tıp mucizesine rağmen hastalığı ölümcüldür ve konulan teşhisle birlikte yıldızlar, öyküsünün son bölümünü çoktan kaleme almıştır. Fakat Augustus Waters isimli yakışıklı bir sürpriz karakter, Kanserli Çocuklar İçin Destek Grubunda boy gösterince Hazel'in hayatı bambaşka bir yöne sapar ve bu zeki çocuğun çekimine karşı koyamayan kızın öyküsü yeniden yazılır...  
 John Green'in bu kitabını Alaska'nın Peşinde'yi bitirdiğim zamandan beri bekliyordum. Daha önceki yazılarımda "Türkçesi çıkmazsa orjinal dilinde okumaya çalışırım." diye bahsetmiştim hatta. Peki benim gibi tarzancadan hallice yabancı dili olan biri okunacak onca Türkçe kitabı varken neden bu kitabı istesin, kanserli iki gencin hikayesini okumak için mi? Hastalıkla savaşan bireylerle alakalı bir sürü kitap okuyabilirsiniz. Küçük Mucizeler Dükkanı, Cam Çocuk okuduklarımdan aklımda kalanlar. (İkisi de çok güzel kitaplardı özellikle Cam Çocuk.) Ya da benzeri filmler fazlasıyla mevcut. Ama Aynı Yıldızın Altında bunların çok daha ötesinde, hem oldukça sıradan hem de o sıradanı o kadar özel anlatmış bir kitap ki okurken hayatın anlamına dair çok şey düşünmeye şevk ediyor insanı. Bu düşünme "Bak bunlar hasta ben değilim çok şükür Allahım." tarzı bir düşünce değil tabiki de. Alaska'nın Peşinde'nin Büyük Belki'si, Aynı Yıldızın Altında'nın evren için ben neyim ya da evren benim için ne kavramları kafamızda beliriyor. Romanda geçen Hazel, Augutus, Isaac gibi karakterler sayesinde çok şey zihnimize kazınıyor. Aralarında geçen diyalogların trajıkomik halleri, ölmek üzere olmalarının onlara verdiği his ve çevreleri tarafından dışlanmanın getirdiği buruk bir alışkanlık. Kemoterapi tedavisiyle uğraşırken bir yandan aşkın nasıl olacağını tadıyorlar ve o kadar normaller ki. Güzel olan da bu zaten. kitabı okurken o kasma hasta karakterlerden eser yoktu, duygular çok doğal ve gerçekçiydi. Ayrıca sonunda ağlayacağınız bir kitaba göre fazlasıyla eğlenceli diyalog vardı.

"On üç yaşında 4. evre tiroit kanseri tanısı konmuştu. (Ona tanının, ilk reglimden üç ay sonra konduğunu söylemedim. Şey gibiydi: Tebrikler! Kadın oldun. şimdi öl.)"

Aynı Yıldızın Altında hakkında uzun yazılar yazabilir insan ama söylenecek çok fazla şeyden ziyade hissedilmesi gereken çok fazla şey var. En kısa zamanda almanızı ve sessiz bir köşede okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

Puanım: 



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...