27 Şubat 2014 Perşembe
Kitap Yorumu: Bir Sır Saklı İçimde - Julie Berry
Kimse ismimle çağırmaz beni.
Küçük çocuklar bilmezler.
Her gün güneş doğarken hatırlatırım kendime,
bir gün ben de unutursam diye.
Judith, benim adım Judith.
Ah Judith... İçinde neler biriktiren ve dışarıya karşı susmak zorunda olan kız. Bir Sır Saklı İçimde kitap okuyamama derdimi bitiren kitap oldu. Dün geceyarısı başladım, sabaha karşı üçe kadar okudum ve bu sabah da bitiriverdim. Konusu şöyle, mutlu bir aileye ve iyi bir babaya sahip olan Judith bir gün yakın arkadaşı Lottie ile birlikte ortadan kaybolur. Lottie'nin cansız bedenine ulaşılır ve Judith'se seneler sonra birden ortaya çıkar, dili kesilmiş bir halde. Peki bunu kızımıza kim neden yaptı, niye susması gerekiyordu? Dahası Lottie'yi kim öldürmüştü?
Judith'in dönüşüyle başlıyor roman, arada geçmişten sahnelerde oluyor. Şiirsel bir anlatımı, kısa kısa bölünmüş paragrafları olması çok hoşuma gitti. Kitabın merak uyandıran kısmı Lottie'nin ölümü gibi dursa da cinayet değil aşk - dram ağırlıklı bir roman bu. Yazar Judith'in çocukluktan hatta bebekliğinden beri tanıdığı Lucas'a olan aşkını ve kesik diliyle çıkaramadığı sesleri içinde büyütmesini çok iyi yansıtmış. Kızımızın dili kesik evet ama istese konuşabilir. Annesinin baskılarından dolayı susuyor, konuşmaya çekiniyor. Bu da kasaba halkının ona yarım akıllı gibi davranmasına sebep oluyor. :( Kitabın geçtiği mekan neresi emin değilim ama Amerika olabilir çünkü okyanus kıyısında ve büyük ihtimalle yeni keşfedildiği zamanlar. Kapağa bakınca günümüzde geçen ve teenager kesime yönelik bir şey bekliyordum, tahminimden çok daha farklı ve çok daha güzel çıktı.
Bu kitabı neden sevdiğim kısmına gelirsek Judith'in Lucas'a duyduğu aşkı sevdim, herşeye rağmen güçlü kalmasını sevdim. Anlatımı dediğim gibi kendine hastı. Konusu mükemmel değil belki ama duygular çok güzel aktarılmış. Aşk ya da dram türünde okumak için kitap arıyorsanız Bir Sır Saklı İçimde'yi tavsiye ederim.
Puanım:

26 Şubat 2014 Çarşamba
Alışveriş Hazırlığı
Madem kitap okuyamıyorum yeni kitaplar alıp kendimi gaza getireyim dedim. Pazartesiye kadar bu listeye eklenenlerle çıkanlar olur elbet ama Boğulan Kız ve Kedi Beşiği'ni kesin alacağım mesela. Sizin önerdiğiniz kitaplar (gotik-fantastik ve çizgi-roman özellikle) var mı almam için?

9 Şubat 2014 Pazar
Pazar Okumaları
Sömestr tatilinin son pazarında kendimi çizgi roman ve türevi şeylere verdim. Kitap olarak Joker'i okuyorum, çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim ama kötü de değil. Zaten çizgi roman olunca bir şekilde akıp gidiyor. Onu bitirince Benim de Söyleyeceklerim Var'a başlayabilirim henüz karar vermedim.
Postun adı Pazar Okumaları ama muhtemelen siz bu yazıyı okurken ben kocaman ve gereksiz bir AVM'nin market kısmında kasiyerlik yapıyor olacağım. Daha önce çalıştığımı söyledim mi bilmiyorum ama iki aydan beri part - time çalışıyorum. İnsanlara pazar pazar n'apıyorsunuz burada diyesim var cidden pazar kalabalığında AVM'ye gelmek için geçerli bir sebebi olmalı bence insanın. Tüketim çılgınlığıyla önlerine geleni sepete atıp geliyorlar ve dikkat ediyorum da kitap reyonuna uğrayıp gelenlerin sayısı çok az. Bir de buradan okuyucuya sesleniyorum kasiyerlere iyi davranın, ürün geçirmekten yoruluyorum bazen suratım düşüyor ama kasama gelen şirin bi' amca ya da gülümseyen kızlar günümü toparlıyor hemencecik.
OT kasadayken sürekli geçiyordu baya merak ettim aldım. Henüz okumaya başlamış değilim, güzel bir edebiyat dergisine benziyor. Poe'nun şiirlerini arada açıp inceliyorum. Belli bir kitaba odaklanmaktan sıkıldığım şu günlerde okuması daha kolay şeyleri üst üste kucağıma yığıp sırayla hepsini incelemek güzel oluyor. Bazen okumasam da kitaplığımdan hoşuma gidenleri alıp yanımda tutuyorum arada arka kapak yazılarını, ilk sayfalarını okuyorum. Öyle bir amaçsızlık var şu günler üstümde. :D
Yarın okullar açıldığından bu son pazarı iyi değerlendirin öğrenci dostlarım. Benim gibi gitmeniz gereken bir yer yoksa uzun zamandır okumayı planladığınız bir kitabı alıp yatağın içinden çıkmayın bence. Ben çoktan öyle yapıyorum ki diyenler varsa ne okuyorlar acaba? Bir de Ot'u okuyanlardan yorum alabilir miyim? Herkese musmutlu pazarlar, özellikle kasiyerlere eheheheh.

6 Şubat 2014 Perşembe
Kitap Takası Yaptık!
Geçenlerde sevdiğim bloglara bakınırken Kitap Aşığı'nın takas listesi oluşturduğunu gördüm. O da Kitap İklimi'nden görüp yapmış. Bendeniz takas edilecek sürüsüne kitap barındırdığım için gireyim listeyi inceleyeyim dedim. Böyle upuzun her türde kitabın olduğu bir liste çıktı karşıma. Hepsini tek tek inceledim hoşuma gidenleri seçtim ve Pınar'a mail attım. Bende de onun istediği Sherlock Holmeslar vardı, anlaştık ve takasımızı yaptık. Benim kitaplarım dün kargoya verilmişti, ikimizde İstanbul'da oturduğumuzdan bugün elime ulaşıverdiler. Kitap İklimi'ne gidecekleri yarın göndereceğim. Bana hangi kitaplar gelmiş diye bakacak olursak:
İmago'yu ve Okyanus'u almayı uzuuuun zamandır istiyordum takasa nasip oldu. Anormaller'in konusu ilgimi çekti çok güzel çıkacak diye hissediyorum. ^^ Öyle yani, ilk defa kitap takası yaptım ve tavsiye ederim. Elinizde bekleyen kitapları okumak isteyen birisine vermiş oluyorsunuz hem de okumak istediğiniz yeni cicileriniz oluyor. Ayraçlar için de ayriyetten teşekkürler D&Rli olana annem bayıldı. :) Kitap İklimi'nin takas listesini görmek isterseniz buraya tık tık

31 Ocak 2014 Cuma
American Horror Story: Coven'a Genel Bakış
AHS'nin bir sezonunu daha geride bıraktık. Açıkçası ben bu sezondan istediğim verimi alamadım. Yine de bir şekilde kendini izlettirdi sanırım bunun en büyük sebebi yeni Yüce'nin kim olacağını merak ediyor olmamdı. Coven temalı sezonda dizi cadıları konu almış.Cadı ağırlıklı her şeyi çok severim. İlk başlarda aklımda adamakıllı bir cadı okulu canlanmıştı ama dizideki karakter sayısının azlığı buna elvermedi. Zaten bu sezonun en büyük eksiği karakter azlığıydı bence, üç beş cadıyla kendi aralarında oynuyorlarmış gibi olmuş, cadılar meclisi havası yoktu yani.
Bu sezonu götüren olay "Sıradaki Yüce kim?" sorusuydu. Yüce ne demek diyecek olursanız, yedi harika denilen güçlerin hepsine birden sahip olan en güçlü cadıya Yüce deniyor. Bunlar telekinezi, ateş kontrolü, ışınlanma, psişik okuma, ruhlar dünyasına gidebilmek, zihin kontrolü ve en sonuncusu olan ölüleri diriltmek. Sezon boyunca Yüce olan Jessica Lange rolünün hakkını vererek oynadı, dizinin en sağlam karakteri oydu bence.
Bizim cadılarımızın yanında vodoo ile uğraşan Afrika kökenli büyücülerin olduğu taraf da var. İki tarafın düşmanlığı da sezonu oyalamak amaçlı koyulmuş bir şey gibiydi. Diyorum, hani güya çok büyük olaylar dönüyor ama hiç mi insan yok koyacağınız. Figüran bir iki cadı daha olsaydı bari. Ve yine sezonun en ilgi çekici karakteri siyahi kölelerin kanıyla kendine güzellik maskesi yapan Madame Lalaurie'ydi. Bir de Misty Day var, ölüleri diriltebilen bataklık cadısı. Coven'a sonradan dahil oldu çok şirin bir insandır kendileri.
Bana kalırsa American Horror Story git gide kötüleşiyor, hem ürkünçlüğünü yitirmiş hem de gizem falan kalmamış. Kendini izlettirdi mi evet ama ilk sezonun havası ne Coven'da ne de Aslyum'da vardı. Bakalım bir sonraki sezonun konusu ne olacak..
Bu da sezonun bana hediyesi güzel şarkı:

29 Ocak 2014 Çarşamba
Çizgi Roman Okuyorum!
Uzun zamandır düzenli olarak çizgi roman okumaya başlamak istiyordum, geçenlerde telefonuma indirdiğim bir uygulama ile bunu gerçekleştirmiş oldum. ^_^Ne indirsem diye dolanırken Mad Magazine ilgimi çekti, henüz çok başındayım ama güzel gidiyor. Kitaplığım da Joker var, sonra onu okumayı planlıyorum. Bu arada manga da okuyacağım bekle beni Vampire Knight. *.* Öyle işte, kitap okuma hızım yavaşlamışken çizgi romana geçmek doğru mu oldu bilmiyorum ama değişik bir şeyler okumaya ihtiyacım vardı. Bi' de, bana önereceğiniz e-book formatında çizgi romanlar var mı, uygulama da olur. ^^

21 Ocak 2014 Salı
Kargo Ne Getirmiş?
Aspendos'dan çıkan Mabet KCBT kapsamında inceleyeceğimiz bir kitap. Konusu şöyle:
“Planım : Şehre gir. Nadia’yı al. Bir çıkış yolu bul. Bu kadar basit.”
Bir hafta önce on yedi yaşındaki Lela Santos’un en iyi arkadaşı Nadia intihar eder. Oysa bugün, uğurlama merasiminin ters gitmesi sayesinde Lela cennette, uzaktaki büyük kapılarla çevrili şehre, cehenneme bakıyordur. Karanlık ve yolunu şaşırmış yaratıklarla dolu olan İntihar Kapıları’ndan kimse kendi isteğiyle geçmez. Ama Lela herhangi biri değildir, en yakın arkadaşının ruhunu kurtarmaya kararlıdır - kendi ahiret hayatını feda etmek zorunda kalsa bile.
Lela, Nadia’yı bulmaya çalışırken bu karanlık şehrin uçsuz bucaksız sokaklarında devriye gezen muhafızlara yakalanır. İçlerinde insana en yakın olan liderleri Malachi, diğerlerinden tek bir nokta dışında farklıdır: ölümcül etkileyiciliği. Lela ile tanıştığında Malachi de kendi planını yapar: Nadia’yı geride bırakmak pahasına bile olsa Lela’yı şehirden çıkarmak. Çünkü Malachi, Lela’nın bilmediği bir şeyi bilmektedir: Bu karanlık şehir Lela’nın hayatını geçirmek zorunda kalacağı en kötü yer değildir. Malachi, onu bu kaderden uzak tutmak için her şeyi yapmaya hazırdır.
Konusu çok ilgimi çekti umarım kendisi de güzeldir. ^^

Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








