7 Şubat 2013 Perşembe

Yeni Dizi: The Following


Sadece üç bölümü yayınlanan ve o üç bölümü de büyük bir beğeniyle izlediğim bir dizidir The Following. Konusuna gelecek olursam, üniversite de edebiyat profesörü olan Joe Carroll  kitabının çok satmaması ve eleştirmenlerden dandik yorumunu almasıyla içindeki sadist ruhu salıp cinayetler işlemeye başlar. Joe'nun Poe'ya olan tutkusu cinayetlerine de yansımıştır, yani adam öldürüyor ama bunu yaparken de kendince bir sanat ortaya koyuyor, Poe'nun hikayelerine göndermelerde bulunuyor.  Etrafından seçtiği kız öğrencilerini katleden Joe'yu bulmak adına işe koyulan FBI ajanı Ryan Hardy cinayet üstündeyken onu yakalar ve Joe hapse girer. Asıl hikaye bundan sonra başlıyor. Carroll'un çevresinde onun gibi düşünen, hapisteyken ziyaretine gelen insanlar vardır ve onun hapisten kaçmasına yardım ederler. Aradan yıllar geçmiş tabii, Ryan yıpranmış, bu tarz işlerden elini ayağını çekmiştir ancak geri dönmek zorundadır çünkü Joe'yla aralarında onu yakalamasından daha öte bir ilişki vardır. 


Normalde içinde ajan olan dizilerden kaçarım yani Arka Sokaklar'dan mı etkilendim bilmiyorum ama dizi araştırmamda ajanlı bir şey çıkarsa kesinlikle izlemem. The Following bana bu tabuyu yıktıran dizi oldu çünkü  gerek kurgusu gerek Joe'nun sessiz karizmasıyla izle beni diye bağırıyor. Üstteki yazımda Joe'ya yardım edenler var demiştim ya, onlar sadece yardım etmekle kalmıyor aynı zamanda cinayetlerde işliyor, öldürmeyi öğreniyorlar. Zaten hemen hemen hepsi (en azından ortaya çıkanları) hayatta tutunamamış, dışlanmış insanlar ve öldürmek onlara daha canlı, daha önemli hissettiriyor. Diziyi sevmemde ki en büyük etkende bu. Polis-katil ilişkisinden daha fazlasını barındırıyor, işin psikolojik boyutlarına iniyor ve bunu geri planda tutmuyor.    Ve James Purefoy yani seri katil Joe Carroll  o kadar  gizemli ki ilerleyen bölümlerde ondan neler öğreneceğiz merak içinde bekliyorum. Diziye başlamak isteyenlere de ufak bir önerim var, ilk başta  1x0'ı izlemeyin, ileriki bölümler için spoiler içeriyor o bölüm. 

10 yorum:

  1. Hiç izlememiş ve duymamıştım. Bende izliycem bakalım beğenicek miyim :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence beğenirsin ya ben bile beğendim. =) imdb puanı da 8.2 bu arada eklemeyi unutmuşum. :D

      Sil
  2. fragmanlarını görmüş ve merak etmiştim.izlenmeye değermiş gerçekten.

    YanıtlayınSil
  3. anaam katili önceden bilinen hikayeden bi cacık olur mu derdim bi zamanlar, ta ki dexterla tanışana kadar.. on yıldır telefonumun melodisi dexter'ın jenerik müziğidir. evlenmek için bile dexter tipli bi adam seçtim, aman allah karakterini benzetmesin. işte o vakittir ki benim önyargılarım yok ola. ço ilgimi çekti şimdi bu dizi, edgar poe'cuğuma da aşığım, izlemesem olmaz. ama annamadığım yerlerde berfiin ne oldu şimdi burda diye gevezelik yaparsam benim suçum değildir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İstedigin seyi sorabilirsin sekerim hatta ilerde tartisiriz bu ne manaya geliyor diye. :D Dexter cok ovuluyor ama simdi baslasam ohoo uzun baya. :0

      Sil
  4. bu diziyle alakalı kitap yada bu diziye benzer kitap var mı? Dizi baya ilgimi çekti. Mantıklı ve güzel. Eğer bilginiz varsa ve geri dönüş yaparsanız sevinirim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim bildiğim bir kitap yok fakat arkadaşım Aklından Bir Sayı Tut'u önerdi.

      Sil
  5. prison break,fringe, the mentalist ten sonra en beğendiğim dizi oldu...daha nereye kadar hapiste duracak merak ediyorum...jean christophe grange nin katilleri daha sofistike...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. The Mentalist'in ilk bölümünü zar zor izledim hiç hoşuma gitmedi nedense. Korku/Cinayet tarzı romanlar okumuşluğum yok ama okumak istiyorum, bu yazarı not ettim teşekkürler.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...